Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı uzun konuşmada yeni çözüm süreci, Suriye’deki gelişmeler ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ancak toplantıya damga vuran bölüm, Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş hakkında kurduğu cümleler oldu. Bahçeli, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” dedi.

“ÖCALAN’A SAYGI GÖSTERİLMELİ” ÇAĞRISI

Bahçeli, DEM Parti’ye açık bir çağrıda bulunarak, 27 Şubat 2025’te yapılan çağrı sonrası PKK’nin silah bırakma ve fesih sürecine girdiğini söyledi.

Bahçeli, “PKK’nin kurucu önderliği verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. O halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm uzantılara kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir” dedi.

Bu sözler, Bahçeli’nin bugüne kadarki en dikkat çekici “çözüm ve diyalog” tonlu açıklamalarından biri olarak değerlendirildi.

SURİYE MESAJI: “DEVLET İÇİNDE DEVLET OLMAZ”

Bahçeli, Suriye’de SDG/YPG ile Şam yönetimi arasında sağlanan anlaşmayı “devlet otoritesinin tesisi” olarak niteledi. SDG/YPG’nin askeri yapılarının merkezi orduya entegre edilmesini “doğru ve gerekli bir adım” olarak yorumlayan Bahçeli, Türkiye’de de benzer şekilde “terörsüz bir gelecek” hedeflediklerini söyledi.

CHP’YE SERT SÖZLER, ERKEN SEÇİME KAPI KAPALI

Bahçeli konuşmasında Özgür Özel’i de hedef aldı. CHP’nin erken seçim çağrılarını “siyasi ahmaklık” olarak nitelendiren Bahçeli, “Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli'nin konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

"MHP ve Cumhur İttifakı bütün Türkiye'nin hatta Türk İslam dünyasının siyaset kutbudur. Üç hilal sadece bugünün değil, yarınların da partisidir. Türkiye tarihi bir eşikten geçiyor. Bizim çamur zihniyetlerine yüzümüz dönük, kapımız süngülüdür. Gerçek yüreklilik aklın ve ahlakın adalet çizgisinden sapmadan neticelenecektir.

“Uyuşturucu ve fuhuş“ soruşturması: Sosyal medya fenomeni Arya Bektaş gözaltına alındı
“Uyuşturucu ve fuhuş“ soruşturması: Sosyal medya fenomeni Arya Bektaş gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

Gerçek yüreklilik bilek gücü veya kas birikimiyle değil, aklın ve ahlakın adalet çizgisinde sapmadan ve savrulmadan ilerleyişiyle tecelli edecektir. İşte böylesi bir erdeme ve bundan mütevellit erinç hâline müstakim bir tutumla müstahak olanlar, yaptıkları her işle, attıkları her adımla, ağızlarından çıkan her sözle hayranlık ve hürmet uyandıracak, yanlışın ve yanılgının boşluğuna da hiçbir zaman düşmeyeceklerdir.

Terörsüz Türkiye hedeflerini sekteye uğratmak için bekliyorsa işbirlikçilerdir. Demokrasimizin, insan hakları politikalarını işbirliği ile geliştirmenin makul yollarını bulup hayata geçirmek önemlidir. Siyaset kurumunun itibar kaybının temel sebeplerinden biri olan seviyesiz, günü birlik söylemlerden uzak durulmalıdır. Cumhuriyet ile demokrasi birbirinin sigortasıdır. Türk milletinin hangi kökenden olursa olsun bütün mensuplarının kardeşçe yaşamasını teşvik etmek demokratik rejimin asli gerekçesidir.

Demokrasimizin özgürlükleri ve insan hakları politikalarını el birliği ile geliştirmenin yollarını bulup hayata geçirmek önemli ve zorunludur. Siyaset kurumunun itibar kaybının sebeplerinden biri olan tutarsız söylemlerden uzak durulmalıdır. Siyasetçinin siyaseti zenginleştirme ve itibar kazandırma işlevi bulunmaktadır. Türk milletinin tüm mensuplarının kardeşçe yaşamasını temin etmek asli görevdir. Birliktelik ve dayanışma öneminin kabul etmeyenlerin, çatışmaya sürekli vurgu yapması anarşiye çanak tutmaktadır.

"KÜRT KARDEŞLERİMİZLE YPG'Yİ YAN YANA GETİRMEK GAFİLLİKTİR"

Hamasetin ilkesiz çekiciliği hakikat ve haysiyetin itibarlı çehresini gölgelerse, emin olunuz ki atılan hiçbir adımın, söylenen hiçbir sözün bağlayıcılığı ve kalıcılığı olmayacaktır. Türkiye’mizin geçtiği tarihî eşik, hepimize, özellikle siyaset müessesesine ve siyaset yapan zevata ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Mâkeste buluşmak varken makusun tezgâhında bocalamak, akıl ve mantık ihlalinden başka bir şey değildir. Eğer taşımasını bildikten sonra insanda iki tür şuur hâli vardır. Birisi adalet şuuru, diğeri de tarih şuurudur. Kemale ermiş adalet şuuru bizi imanımızla bütünleştirip Allah’ın yolundan ayırmayacak, tarih şuuru ise vatan ve millet sevgisinin ana yatağı olacaktır. Deniz fenerini andıran, aydınlık bir meşaleyi çağrıştıran bu yatakta oluşacak ve ortaya çıkacak fikrî atılımın tanım ve tarifi de elbette ve kesinlikle milliyetçiliğin ta kendisidir.

Kürt kardeşlerimizle YPG'yi yan yana getirmek gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen ve olması gereken bir gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle doğrudan ilişkilidir ve bunu destekleyen, tescilleyen bir gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde Şam yönetimi ile SDG ve YPG arasında, 10 Mart mutabakatı ile 18 Ocak mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ve askerî ile idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varılmıştır. Bu gelişme, Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır. SDG-YPG’li teröristler bulundukları mevcut hatlardan çekilecek, hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlanacaktır. SDG-YPG’ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümen kurulacak, Ayn el-Arab’daki silahlı unsurlar ise Halep’e bağlı birer tugay olarak yapılandırılacaktır. Askerî ve güvenlik entegrasyonunun tugaylar içinde bireysel bazda gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır. Yapılan anlaşmanın uygulama süreci dün başlamıştır.

ABDULLAH ÖCALAN ÇIKIŞI

Suriye’de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir. Artık komşu ülkemiz Suriye’nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır.

27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan Barış ve Demokratik Toplum çağrısı, 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığını bulmuş ve böylelikle çok önemli bir etap geçilmiştir. Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış mühtemelere aldırış etmeden, elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım: PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat tahassül oldu, o hâlde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine, DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir.

ÖZGÜR ÖZEL'İ HEDEF ALDI

Nefreti aşılayanlar kaybedecek, fitneyi körükleyenler kaybedecek, ebedî Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek, Kürt kardeşlerimizi malum terör örgütüyle bir ve eşit görenler kaybedecek, bölücü terör örgütünün Kürt kardeşlerimizi vesayet altında tutmasına hizmet edenler, bunu dileyenler ve bunu görmek için çılgına dönenler iki cihanda da yatacak yer bulamayacaklardır. Türk bizimdir, Kürt bizimdir. Türk milleti de biziz ve alayımızız.

CHP Genel Başkanı’nın Suriye Devleti’nin terörle mücadelesini endişe verici bulması, Sayın Ahmed Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil edemediğini dile getirmesi hüsran verici bir hezeyandır. Hesabı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların komik durumlara düşürdüğünü anlamalı ve kabullenmelidir. Dilinin altındaki baklayı çıkarmalı, Suriye’nin siyasî ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf etmelidir. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sözlerinden esinlenerek söylüyorum ki, dünyaya baktığın zaman ayrı görür, kendi kendine kaldığın zaman ayrı düşünürsün, yıllarca tezat içinde bir tevile çırpınırsın. Ahlaken sorunlu siyaset zar atmaktan farksızdır. Gelecek olan da her zaman hep tektir.

"ERKEN SEÇİM DİYE BİR ŞEY ASLA GÜNDEME ALINMAYACAKTIR"

CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasî ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir, erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır. CHP Genel Başkanı seçim kapısını aralamaya vursa da biz Cumhur İttifakı olarak arayacağımız kapının Türkiye’nin ve Türk Yüzyılı’nın cümle kapısı olduğunu biliyoruz.

"ÖCALAN UMUDA, AHMETLER MAKAMA, DEMİRTAŞ YUVASINA DÖNÜNCEYE KADAR KARARIMIZ NETTİR"

Değerli dava arkadaşlarım, bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."