Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin gündemindeki fon soruşturması ve belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. 7 sayfalık açıklamasında Türkiye’nin yakın tarihinde yaşadığı gelişmelere de değinen Bahçeli, “Her siyasi partinin Türkiye partisi olması, her şeyden önce Türkiye demesidir” ifadelerini kullandı.
“FON KRİZİ” DEĞERLENDİRMESİ
Bahçeli, sermaye piyasalarında yürütülen soruşturmaya ilişkin değerlendirmesinde, olayın yalnızca yatırımcıların uğradığı maddi kayıplar üzerinden ele alınamayacağını belirtti.
Bahçeli, “Para kaybeden yatırımcılarla sınırlı değil. Bazı yatırımcıların risk alması kendi takdiri” ifadelerini kullandı.
Bahçeli daha önce yaptığı açıklamada da hukuksuzluğa başvuran, kamu malına ve yetim hakkına el uzatan kişi ya da kişilerin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini belirtmişti. MHP lideri, hükümet tarafından alınan tedbirleri desteklediğini açıklamıştı.
“HER SİYASİ PARTİ TÜRKİYE PARTİSİ OLMALI”
Bahçeli açıklamasında siyasi partilerin Türkiye’nin bütününü gözetmesi gerektiğini savunarak, “Her siyasi partinin Türkiye partisi olması, her şeyden önce Türkiye demesidir” dedi.
Fon soruşturması üzerinden toplumsal kutuplaşma ve ekonomik bölünme yaratılmaması gerektiğini belirten Bahçeli, siyasette “aklanma ve arınma” sağlanması gerektiğini ifade etti. Bahçeli, sorumluların ise hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi.
BELEDİYELERDEKİ YOLSUZLUKLARA DA DEĞİNDİ
Bahçeli, açıklamasında belediyelerde yürütülen yolsuzluk soruşturmalarına da yer verdi.
MHP Genel Başkanı, belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmaların gündeme getirilmesini değerlendirirken, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
Bahçeli ayrıca fon soruşturmasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı'na yönelik bir saldırıya dönüştürülmemesi gerektiğini savundu. Açıklamasında, “Milletimiz emin olsun, ekonomimiz güvende, kurumlarımız görevinin başındadır” ifadelerine yer verdi.
"TÜRKİYE EKONOMİSİNİN İSTİKRARI FİNANSAL İSTİKRARDAN GEÇMEKTE"
Fon soruşturmasında, suç işleyenlerin tespit edildiğini, mağdur olanların mağduriyetlerin giderilmesi için yol haritasının belirlendiğini öne süren Bahçeli, şunları belirtti:
"Diğer yandan son günlerde yaşanan Fon soruşturması kapsamındaki gelişmeler dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı maniple ettiği yönündedir. Devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından duruma vaziyet edildiği, suç işleyenlerin tespit, mağdur olanların da mağduriyetlerinin giderilmesi için yol haritasının belirlendiği, uygulamaya başlandığı anlaşılmaktadır. Türkiye ekonomisinin istikrarı finansal istikrardan geçmektedir. Finans sistemi güven üzerine kuruludur. Vatandaşlarımız, özellikle küçük yatırımcılar, parasını bankaya veya sermaye piyasası araçlarına yatırırken bir finansal ürüne yatırım yapmakla birlikte finansal sisteme, bu sistemi sevk ve idare eden ve denetleyen kurumsal yapıya da duyduğu güveni ifade etmektedir.
"BAZI YATIRIMCILARIN RİSK ALMASI DA KENDİ TAKDİRLERİDİR"
Finansal piyasalarda yaşanan bir manipülasyon iddiasının bütün ekonomiye zarar verebileceğinin altını çizen MHP lideri, "Finansal piyasalarda meşru yollarla vatandaşlarımızın tasarruflarını değerlendirmek istemesi doğaldır. Bazı yatırımcıların risk alması da kendi takdirleridir" değerlendirmesinde bulundu.
"FON PİYASASINDAKİ OLAYLAR İSTEĞE BAĞLI BİR TASARRUFTUR"
Türkiye’de yaşanan sorunun kurallardan çok uygulamadan kaynaklandığını öne süren Bahçeli, açıklamasına şu sözlerle devam etti:
"Burada esas olan söz konusu fonların idaresi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırma aynı zamanda da bilgi sızdırmak suretiyle piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların olup olmadığıdır. Dikkatinizi çekmek isterim: kamuoyuna yansıyan itiraflar belediyelerde isteme ve çökme yoluyla, cebren açık bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının söz konusu olduğunu göstermektedir. Fon piyasasındaki olaylar ise yapılan maniplasyonlar saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruftur. Burada yolsuzlukları yarıştırmaya, yahut birini masumlaştırmaya çalışmıyorum. Bir gerçeğe dikkat çekerek, adı yeni zihniyeti eski olan siyasilere, toplumu istismar etmeye, farklı bir yere yönlendirmeye bu yolla da belediyelerinizde yapılan hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın, bu hikayeye kimseyi inandıramazsınız demek istiyorum."
"KİŞİNİN KİMLİĞİNE BAKILMAKSIZIN ÜZERİNE GİDİLMELİ"
"Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir" diyen Bahçeli, "O sebeple her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun; yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir" açıklamasında bulundu.
CHP'li belediyelerin yolsuzluğa bulaştığını da iddia eden ve İBB yönetimini suçlayan Bahçeli, şunları kaydetti:
"İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıklar skandalı halka halka ülkemizin birçok yerindeki belediyelere uzanmıştır. Son iki yıl içerisinde çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütülmektedir. Dava süreçleri devam etmekte olsa da soruşturmalara konu olan iddialar, ifadeler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar, olayların boyutunun büyük olduğunu ve ciddi biçimde ele alınmasını gerektirecek bir tabloyu ortaya koymaktadır.



