Bahçeli'den Sinan Ateş davası açıklaması: Sadece avukatlarımız katılacak Bahçeli'den Sinan Ateş davası açıklaması: Sadece avukatlarımız katılacak

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, DEM Partili Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınarak yerine kayyım atanmasıyla ilgili açıklamada bulundu.

Tanal, “Bu, şu anda normalleşmeyi de görebildiğimiz kadarıyla engeller. Güya Cumhurbaşkanı diyor ki ‘efendim biz normalleşmenin derdindeyiz’. Yani şu anda da böyle bir olayda maalesef bakanlar eliyle yaptıkları baltalanmış oluyor” dedi.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, gözaltına alınan DEM Partili Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış'ın görevden uzaklaştırılarak yerine kayyım atanmasına tepki gösterdi. ANKA Haber Ajansı’na konuşan Tanal, Akış'ın görevden alınmasının hukuki değil, siyasi bir karar olduğunu belirtti.

Tanal, şöyle konuştu:

“Hakkari'de belediye başkanının görevden alınması, İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına baktığımız zaman aslında Hakkari Belediye Başkanı, belediye başkanı olmak için müracaat ettiği zaman seçime katılmasına yönelik herhangi bir hukuksal engelin olmaması nedeniyle seçime katıldı, belediye başkanı olarak seçildi. Ancak şu anda bugün gördüğümüz kadarıyla İçişleri Bakanlığı, bazı suçları sıralayarak görevden alınma gerekçesini saydı ve bu görevden alınma gerekçesini sayarken, bu şu anda mevcut olan Hakkari'deki ağır ceza mahkemesindeki dava konusu olan olayları sıraladı. Önümüzdeki hafta da yargılaması var. Karar verilecek son duruşma öncesinde İçişleri Bakanlığı'nda yapılan böyle bir hamlenin gelmesi, olayın tamamen hukuki olmadığını, siyasi olduğunu gösteriyor. Aslında toplumda mevcut olan siyasi iktidar bir nevi ekonomik krizi örtmek için, ekonomik krizin konuşulmaması için sürekli böyle bir gündem değiştiriyor. Ekonomik krizi örtmenin veya gündemi değiştirmenin yolunu maalesef bugün Hakkari'deki kayyum atamayla buldular. Madem ki bu kadar çok suç işlediği iddia ediliyor, işlemiş ise dahi bunun mahkumiyet kararı olması gerekir mahkumiyet kararı yok. Maalesef aslında bu şekildeki hamleler mahkemeye verilen bir gözdağı.

Bu şu anda normalleşmeyi de görebildiğimiz kadarıyla engeller. Güya Cumhurbaşkanı diyor ki 'efendim biz normalleşmenin derdindeyiz.' Yani şu anda da böyle bir olayda maalesef bakanlar eliyle, bakanların yaptıkları işlemlerle baltalanmış oluyor. Yani sözün kısası, buradaki soruşturmanın yeni delile dayanmadığını İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasından anlıyoruz. Dava konusu yapılan olaylarla ilgili olduğunu anlıyoruz. Bir eylemden dolayı, bir olaydan dolayı bir insan bir sefer yargılanır. Bir sefer soruşturma yapılır. Aynı eylem, aynı olayla ilgili siz birden fazla soruşturma yapmanız bu bir keyfilik olur. Bu bir siyasi soruşturma olur. Bu hukuki soruşturma olmaz.

Bir ülkede hukuk devleti olmadı mı normalleşme olmaz. Bir ülkede özgürlükler olmadı mı normalleşme olmaz. Siz normalleşmeyi arıyorsanız da adalet olacak, hukuk devleti olacak, mevcut olan anayasa hükümleri uygulanacak. Siz kalkıp yani mevcut olan gücünüzü kötüye kullanarak, keyfi davranarak o ülkede normalleşmeyi sağlayamazsınız."

Editör: Selda Manduz