DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, yeni çözüm süreci ve Suriye'de yaşanan gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulundu.
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "PKK’nın kurucu önderinin yanında mısınız, yoksa karşısında mısınız?" sorusuna, "Barıştan, demokrasiden yana duruyoruz, savrulmuyoruz. DEM Parti olarak 27 Şubat çağrısının hayata geçmesi için tüm çabayı olağanüstü koşullarda ortaya koymaya çalışıyoruz." yanıtını verdi.
T24 YouTube kanalında gazeteci Şirin Payzın'a açıklamalarda bulunan Doğan, MHP lideri Bahçeli'nin "DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır?" sorusuna yanıt verdi.
Doğan, şunları söyledi:
"Bizim neyin yanında durduğumuz yıllardır verdiğimiz mücadeleyle açık. Bayrak konusunda konuşalım... Türkiye'nin yakın siyaset tarihinde çeşitli kez denenmiş ve sonuç alınamamış provokatif girişimler olduğunu biliyorsunuz. Partimiz tavrını ortaya koydu.
Sayın Bahçeli'nin, Sayın Öcalan ile ilgili değerlendirmelerini şöyle yanıtlıyoruz: Bu sürecin açıklıkla ilerlemesi için, spekülasyonları, manipülasyonları engellemek içindi... Biz diyoruz ki Öcalan'ı özgür iletişim koşullarına eriştirmek gerekiyor.
Bizim partimiz çatışmasızlıktan yana. Tarihsel çatışma ve çatışmasızlık döngüsünden çıkması gerekiyor artık Türkiye'nin... Kalıcı bir çıkış nasıl olur? Güven, güvence ilişkisi... Adalet ve hukukun tesiriyle birlikte olabilir. Biz 27 Şubat çağrısından önce de Öcalan'ın barış çabalarını destekleyen, bunun yolunun açılması gerektiğini söyleyen, koşulların değişmesi gerektiğini söyleyen, müzakerenin doğası gereği olması gereken koşullara sahip olunması gerektiğini söylüyoruz.
Barıştan yana duruyoruz, demokratik toplumdan yana duruyoruz. Öcalan, DEM heyetiyle yaptığı son görüşmede, 27 Şubat çağrısının öneminin altını çiziyor. Nerede durduğunu ifade ediyor. Herhangi bir yalpalanma, savrulma DEM Parti açısından söz konusu değil. Bizim siyaset yapma, olumsuzluklara dikkat çekme, bunun için de hem proaktif hem de reaktif siyaset ortaya koyma hakkımız hep gölgelenmeye çalışıldı.
Barıştan, demokrasiden yana duruyoruz, savrulmuyoruz. DEM Parti olarak 27 Şubat çağrısının hayata geçmesi için tüm çabayı olağanüstü koşullarda ortaya koymaya çalışıyoruz."
"SDG BİR ANDA ORTAYA ÇIKMADI"
Suriye'deki gelişmelere ilişkin konuşan Doğan, "Şimdi Suriye'de silahlı güçler var deniyor. "SDG terör örgütüdür, Öcalan'ı da dinlemiyor" söylemlerini çok duyduk, daha önce Türkiye için de duyduk. SDG bir anda ortaya çıkmadı, insanlar bir anda silahlanmadılar. İnsanlar canlarını korumak için silahlanmak durumunda kaldılar." dedi.
Protestolara ilişkin Doğan, "Sokaktaki tepkiyi doğru değerlendirmek gerekiyor. Şöyle zannediliyor, sokaktaki tepkinin DEM Parti tarafından organize edildiği düşünülüyor ama öyle değil. İnsanlar bu duruma karşı itirazlarını en demokratik şekilde ifade etmek istiyorlar. Biz de DEM Parti olarak elbette yanlarında yer alacağız. Bunu güçlü bir şekilde Türkiye kamuoyuna duyurmak için elimizden geleni yapacağız." açıklamasını yaptı.
Bahçeli'nin, PKK lideri Öcalan için söylediği "Örgütünü feshetsin gelsin DEM Parti grubunda konuşsun" sözlerii hatırlatan Doğan, "1 yılı fazlasıyla geçti. Bu konuşmaların gereğini kim yapmıyor? Öcalan gelsin konuşsun. Tüm bu soruların yanıtlarını doğrudan kendisinden duyalım. Bunlar bugün konuşulmuyor bile." dedi.
"SDG TÜM KÜRTLERİ TEMSİL EDEMEZ DENİLİYOR, BIRAKIN BUNA KÜRTLER KARAR VERSİN"
Doğan, "Devletin bekası denilerek Türkiye'de pek çok konunun üstü kapatıldı, şu anda aynı söylemi Suriye'de görüyoruz. "SDG ayrı Kürtler ayrı, SDG tüm Kürtleri temsil edemez" deniliyor. Bırakın buna Kürtler karar versin. SDG Kürt'ü temsil etmiyor demek Kürt'ü uzaklaştırmaktan başka bir anlam ifade etmiyor. Çünkü Kürt'ün muhatap gösterdiği muhatapları yok sayıyorsunuz. Bu kucaklayan bir dil olmuyor." ifadelerini kullandı.
Doğan, şunları kaydetti:
"Kürt'ü eşit kardeş olarak görebilecek bir dilin, bir zihniyet değişikliğinin somut emarelerini görmek gerekiyor. Bu bir tehdit değil, bir tespit. Bugün Suriye'deki istikrarsızlık Türkiye'yi nasıl etkileyecek. Bunu yalnızca DEM Parti mi düşünmeli? Suriye'de iç savaş denemesi yapılıyor. Türkiye'nin iç ve dış güvenliği yalnızca DEM Parti'nin meselesi olmamalı. IŞİD tehdidinden bahsediyoruz. Yeniden canlanması ihtimalinden bahsediyoruz ve bu bir ihtimal değil."



