DEM Parti Ağrı Milletvekili Dr. Heval Bozdağ, Ağrı'da görev yapan bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının sosyal medya hesabında "kadın sünneti" uygulamasını tanıttığı yönündeki iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.

Bozdağ, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu yazılı soru önergesinde, kamuoyuna yansıyan paylaşımın ardından ilgili tabip odası tarafından disiplin sürecinin başlatıldığının açıklandığını hatırlattı.

"Bilimsel Gerekliliği Bulunmuyor"

Önergede, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) kadın sünnetini (Female Genital Mutilation-FGM), kadın dış genital organlarının tıbbi gereklilik olmaksızın değiştirilmesi veya çıkarılması gibi işlemler olarak tanımladığına dikkat çekildi.

Bozdağ, bilimsel verilere göre bu uygulamanın herhangi bir tedavi edici ya da koruyucu sağlık yararı bulunmadığını; buna karşılık kanama, enfeksiyon, kronik ağrı, idrar ve üreme sistemi sorunları, infertilite, gebelik ve doğum komplikasyonları ile psikolojik travmalara yol açabileceğinin ortaya konulduğunu belirtti.

Hasan Atilla Uğur'dan gözaltındaki oğlu Oğuzhan Uğur'a ilişkin açıklama: Ekşi yemedik ki midemiz ağrısın
Hasan Atilla Uğur'dan gözaltındaki oğlu Oğuzhan Uğur'a ilişkin açıklama: Ekşi yemedik ki midemiz ağrısın
İçeriği Görüntüle

"İnsan Hakları İhlali"

Önergede, kadın sünnetinin yalnızca tıbbi sonuçları olan bir uygulama olmadığı, aynı zamanda kadınların ve kız çocuklarının yaşam hakkı, sağlık hakkı, bedensel bütünlüğü ile cinsel ve üreme haklarını etkileyen bir insan hakları sorunu olduğu ifade edildi.

Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere uluslararası kuruluşların bu uygulamayı kesin biçimde reddettiği belirtilen önergede, kadın sünnetinin küresel ölçekte ortadan kaldırılması gereken bir şiddet biçimi olarak değerlendirildiği vurgulandı.

"Sağlık Hizmeti Adı Altında Sunulamaz"

Bozdağ, bilimsel temeli ve tıbbi gerekliliği bulunmayan, kadınların beden bütünlüğünü kalıcı biçimde etkileyen müdahalelerin sağlık hizmeti kisvesi altında sunulmasının ve normalleştirilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Önergede, söz konusu uygulamanın sağlık hizmeti olarak tanıtılmasının sağlık hizmetlerinin denetimi, sağlıkta reklam ilkeleri ve kamu sağlığı politikaları açısından da incelenmesi gerektiği kaydedildi.

Bakanlığa Yanıtlanması İstemiyle

DEM Partili Bozdağ, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında kadınların ve çocukların zararlı uygulamalardan korunmasına yönelik gerekli önleyici ve denetleyici mekanizmaları oluşturmakla yükümlü olduğunu belirterek, olayın tüm yönleriyle incelenmesi, idari ve disiplin süreçlerinin etkin şekilde yürütülmesi, benzer uygulamaların önlenmesine yönelik politikaların açıklığa kavuşturulması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Bozdağ, bu kapsamda Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na yazılı soru önergesi sundu.

Kaynak: Haber Merkezi