Suriye’de Şam merkezli iktidarı kontrol eden HTŞ ve bağlı grupların, Halep’in Kürt yoğunluklu mahallelerine yönelik başlattığı saldırılar üzerine Türkiye’den ortak bir açıklama geldi. Aralarında DEM Parti, EMEP, TİP ve Sol Parti’nin de bulunduğu çok sayıda siyasi oluşum, bölgede yaşanan insani krizin derinleştiğine dikkat çekerek saldırıların derhal sonlandırılmasını talep etti.

Halep’te yaşanan çatışmalar ve saldırılarla ilgili ortak bir açıklama yayımlayan sol partiler, bölgede sivilleri hedef alan eylemlerin durdurulması çağrısında bulundu. Açıklamada, Aralık 2024’ten bu yana Suriye’de Şam merkezli olarak iktidarda bulunan HTŞ ve ona bağlı grupların, farklı halk kesimlerinin bir arada yaşayabileceği siyasi bir sistem oluşturma hedefinden uzak olduğu belirtilerek, saldırıların ağır insani sonuçlara yol açtığı ifade edildi.

Ortak metinde, HTŞ-Colani iktidarının “küresel ve bölgesel emperyalist devletlerin desteğiyle ayakta durduğu” iddia edilirken, bu yapının Suriye topraklarındaki varlığını sürdürme biçiminin güvenlik ve istikrarla bağdaşmadığı savunuldu. Açıklamada, grupların Suriye’nin çeşitli bölgelerinde Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar ve Kürtlere karşı “şiddet uyguladığı” ifade edildi.

“SALDIRILAR ETNİK VE İNANÇ GRUPLARINI HEDEF ALIYOR”

Açıklamada, HTŞ’nin kontrol edemediği bölgelerde örgüte bağlı grupların farklı etnik ve inanç topluluklarına yönelik saldırılara giriştiği iddia edildi. Bu çerçevede, Aleviler, Dürziler, Süryaniler, Hristiyanlar ve diğer grupların hedef alınmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek, saldırıların “insan haklarına ve savaş hukukuna aykırı” olduğu vurgulandı.

ETHA’nın X hesabına 8. kez erişim engeli getirildi
ETHA’nın X hesabına 8. kez erişim engeli getirildi
İçeriği Görüntüle

Metinde, özellikle Halep’in Kürt nüfusun yoğun olduğu mahallelerine yönelik günlerdir devam eden saldırılarda hastaneler ve sivil yerleşim alanlarının bombalandığı, ölü ve yaralıların bulunduğu ve binlerce kişinin yerinden edildiği öne sürüldü. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin verilerine dayanılarak, 6 Ocak’tan bu yana en az 6 kişinin yaşamını yitirdiği, 64 kişinin yaralandığı ifade edildi.

“HASTANELERE YÖNELİK SALDIRILAR SAVAŞ SUÇU SAYILMALIDIR”

Açıklamada, hastanelerin ve diğer sivil yerleşim alanlarının bombalanmasının uluslararası hukuka göre ağır ihlaller kapsamında değerlendirildiği belirtilerek, tüm devletlere söz konusu saldırıların durdurulması çağrısında bulunuldu.

“TÜRKİYE’NİN POLİTİK TUTUMU ELEŞTİRİLDİ”

Ortak metinde Türkiye hükümetinin Suriye politikasına da eleştiriler yöneltildi. Suriye’de barışçıl çözüm yerine “cihatçı gruplara destek veren tutumun tercih edildiği” iddia edildi ve bunun kabul edilemez olduğu ifade edildi.

“SURİYE HALKLARININ GÜVENLİ BİR ORTAMDA YAŞAMASI SAĞLANMALI”

Açıklamada, Suriye’de tüm halkların güven ve barış içinde yaşayabileceği bir ortamın acilen sağlanması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, Suriye’deki halkların özgür ve eşit koşullarda bir arada yaşama iradesine destek verildiği belirtildi.

BARIŞÇIL ÇÖZÜM VE DAYANIŞMA MESAJI

Açıklamanın sonuç bölümünde, Suriye’deki sorunların çözümünün cihatçı gruplara destek vermek yerine, tüm inanç ve halkların barışçıl ve demokratik bir dayanışma içerisinde olmasından geçtiği belirtildi. Türkiye'deki emek ve demokrasi güçleri olarak, Suriye halklarının özgür ve eşit bir şekilde bir arada yaşama iradesiyle dayanışma içinde olunduğu ilan edilerek, dış müdahalelerin sona ermesi gerektiği çağrısı yapıldı.