Emek Partisi, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, yaşananların uyuşturucuyla mücadele değil, Venezuela’nın petrolü ve doğal kaynaklarını ele geçirme amacı taşıyan emperyalist bir hamle olduğunu vurguladı. Açıklamada, Venezuela’nın “uzak bir ülke olmadığı”, aksine emperyalist paylaşım savaşının zayıf halkalarından biri olduğu ifade edildi.

Emek Partisi, ABD’nin uzun süredir Venezuela’yı uyuşturucu trafiğiyle ilişkilendirerek Karayipler’e askeri yığınak yaptığına, Venezuela’ya ait ticaret gemilerinin batırıldığına dikkat çekti. Bu politikaların ardında yatan temel hedefin, ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginlikleri olduğu savunuldu.

Açıklamada, Donald Trump’ın Panama Kanalı üzerinde nüfuz kurma isteği, Grönland’ın nadir metallerine yönelik talepleri ve Kanada’ya yönelik tehditlerinin de ABD’nin Amerika kıtasını öncelikli hedef olarak gördüğünün göstergesi olduğu belirtildi. Trump’ın güvenlik stratejisinde kıtadaki hegemonyayı güçlendirme hedefini açıkça ilan ettiği vurgulandı.

Kandil’den “bayrak” açıklaması: “Bayrağa yönelik eylem provokasyondur”
Kandil’den “bayrak” açıklaması: “Bayrağa yönelik eylem provokasyondur”
İçeriği Görüntüle

“SALDIRI AYNI ZAMANDA ÇİN’E YÖNELİKTİR”

Emek Partisi, Venezuela’ya yönelik saldırının yalnızca bu ülkeyle sınırlı olmadığını, ABD’nin Çin’i baş düşman ilan eden kuşatma stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti. Nicolás Maduro’nun Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüşmesinin ardından hedef alınmasının tesadüf olmadığı savunularak, Latin Amerika’nın büyük ölçüde Çin sermayesinin dolaşım alanı haline geldiği ifade edildi.

“DÜNYA BİR ATEŞ ÇEMBERİNE ALINDI”

Açıklamada, ABD emperyalizminin Ortadoğu, Asya ve Afrika’da tetiklediği çatışmalarla dünyayı yeniden sömürgeleştirmeye çalıştığı, bunun bedelinin ise işçi sınıfı ve ezilen halklara ödetildiği belirtildi. Venezuela’daki saldırının artçı sarsıntılarının küresel ölçekte hissedileceği vurgulandı.

TÜRKİYE’YE ÇAĞRI

Emek Partisi, Venezuela’ya yönelik saldırının Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerine de yapılmış sayılması gerektiğini belirterek, ABD’ye verilecek her türlü lojistik, siyasi ve söylemsel desteğin bu saldırıya ortak olmak anlamına geleceğini ifade etti. Açıklamada, Türkiye’deki ABD üslerinin kapatılması, NATO’dan çıkılması ve Türkiye’nin emperyalist saldırılar için bir askeri üs olarak kullanılmasına izin verilmemesi çağrısı yapıldı.

Açıklama, “Başta Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halkları olmak üzere, tüm dünyada sömürülenleri ABD barbarlığına karşı birleşmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz” ifadeleriyle sona erdi.