CHP Lideri Özgür Özel’in TBMM’de bulunan makam odasında gerçekleştirilen bayramlaşma programında, CHP heyeti Emek Partisi’ni (EMEP) ağırladı.

Bayramlaşmaya CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan katılırken, EMEP heyetinde Antep Milletvekili Sevda Karaca, EMEP Ankara İl Başkanı Rüstem Kahraman ve Yenimahalle İlçe Başkanı Nursel Oktay yer aldı.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye’nin ağır bir ekonomik krizden geçtiğini belirterek, yurttaşların açlık, yoksulluk ve işsizlikle karşı karşıya olduğunu söyledi. Emir, temel hak ve özgürlüklerin kullanımının giderek daraltıldığını, toplumsal muhalefet üzerindeki baskının arttığını ifade etti.

Yaşanan süreci “siyasi darbe” olarak nitelendiren Emir, “Tek adam rejiminin son aşaması artık koltuğunu kaybedeceği kişiyi cezaevine koymak, bununla sonuç alamayınca da kaybedeceği siyasi partinin başına kayyum atamaktır. Bunun adı siyasi darbedir ve yapılan şey sandığı milletin önünden kaçırmaktır” dedi.

Emir, “Eğer bu darbe girişimi başarılı olursa artık Türkiye’de çok partili siyasal rejimden, serbest seçimlerden, demokratik siyasi rekabetten söz edemeyiz” ifadelerini kullanarak tüm muhalefet partilerine “demokrasi yanında durma” çağrısı yaptı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden “kapatma” tartışmalarına ilişkin açıklama
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden “kapatma” tartışmalarına ilişkin açıklama
İçeriği Görüntüle

EMEP ile birçok konuda ortak mücadele yürüttüklerini belirten Emir, “Emeğin hakları, özgürlüklerin genişletilmesi konusunda büyük oranda örtüşüyoruz. Bundan sonra da bu darbeye karşı birlikteliğin büyütülmesi son derece değerli” diye konuştu.

SEVDA KARACA: BU KARAR HALKIN MUHALEFET ETME GÜCÜNE YÖNELİK SALDIRIDIR

EMEP Antep Milletvekili Sevda Karaca ise konuşmasında ekonomik kriz ve yoksulluğun toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, “Bu bayram çocuğuna ayakkabı alamayan babanın, kurban eti kokusu dışarıdan yükselirken evde tencereyi nasıl kaynatacağını düşünen annenin, bayramda zorunlu mesaiye bırakılan ama ücretini alamayan işçilerin, memleketin her yerinde kaynayan yoksulluk öfkesinin konuşulması gereken bir bayram. Tam da bu yoksulluk, gelecek kaygısı, çocukların geleceğe, emeğin haklarını konuşmak sarayın korkularından bir tanesi” dedi.

Karaca, iktidarın muhalefete yönelik baskılarının temelinde toplumsal öfkenin büyümesi olduğunu belirterek, “Muhalefetin bir bütün olarak bu öfkeyi büyütmesini engellemek için siyasi operasyonlar ardı ardına devreye sokuluyor” ifadelerini kullandı.

“İlk günden beri CHP’ye yönelik mutlak butlan kararının mutlak sultanlık kararı olduğu değerlendirmemizi sizinle ve halkla paylaştık, bu açık bir saray operasyonudur. Bunu yalnızca CHP içi bir tartışma olarak göstermeye çalışanların da bu operasyonun parçası olduğunu görüyoruz” diyen Karaca, “Bu, sarayın tüm memleketi muhalefetsizleştirme operasyonudur. Görüyoruz ki sadece gönlü, oyu, iradesi muhalefette olanlar değil, bu zamana kadar çeşitli nedenlerle cumhur ittifakına oy veren halk kesimleri de bu yaşananlara tepki duyuyor, işçi emekçiler bunun halk iradesine yönelik bir saldırı olduğunu düşünüyor” dedi.

Geçmişte Kürt siyasetçilere yönelik operasyonları, belediyelere kayyum atamalarını ve grev yasaklarını hatırlatan Karaca, bugün yaşananların da aynı zincirin halkası olduğunu ifade etti. “Ortak dertler, mücadele zinciri yaratıyor. Onlar ellerindeki saray makasıyla zinciri kesmeye çalışıyorlar. Bizim daha sağlam halkalar oluşturmaya ihtiyacımız var” diyen Karaca konunun hukuk tartışmasına indirgenmesine karşı üniversitelerin bir gecede tek adam imzasıyla kapatılması, işçilerin grevlerinin yasaklanması, NATO zirvesi öncesi resmi kurumlara gönderilen yazıyla adeta sıkıyönetim ilan edilmesini hatırlatarak “Biz sarayın hukuk ve meşruiyet çerçevesinin sınırlarına mahkum değiliz” diye konuştu.

Karaca, “Kararın ilk gününden bu yana işçi emekçilerle yaptığımız tartışmalarda bugün CHP’ye mutlak butlan atanması ile işçilerin ekmek mücadelesinde kendi temsilcilerini seçmek için sendikal bürokrasiye karşı karşıya geldiklerinde yaşayacakları baskılardan, kadınların örgütlerinin kapatılıp mallarına el konulmasından, gençlik mücadelesine yönelik provokasyonlardan ayrı düşünemeyeceğimizi açıklıkla ortaya koyuyoruz. Saray için asıl olan halkın, işçilerin, emekçilerin muhalefet etme güç ve araçlarına el konulması. Bu saldırıyı püskürtmenin en önemli dayanağı halkın mücadele dayanaklarının güçlendirilmesidir. Ama esas olan halktır. Çünkü bu saldırı halkın iradesine yöneliktir” dedi.