Siyasette erken seçim tartışması yeniden gündemin merkezine oturdu. Özgür Özel’in erken seçim çağrıları sonrası iktidar ve muhalefet arasında sert bir polemik başladı.
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu yıl yapılacak olası bir erken seçime kapıyı kapatırken, Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında CHP liderini hedef aldı. Bahçeli, erken seçim istemeyi “siyasi ahmaklık” olarak nitelendirerek, seçim takviminin belli olduğunu ve erken seçimin gündemde olmadığını savundu.
Ancak kamuoyu araştırmaları iktidarın bu söylemiyle örtüşmüyor. ASAL Araştırma tarafından paylaşılan son ankete göre, katılımcıların yüzde 54,4’ü erken genel seçim yapılmasından yana görüş bildirdi.
Aynı araştırmada yüzde 38’lik kesim erken seçime karşı olduğunu belirtirken, yüzde 7,6’sı ise fikrini açıklamadı. Sonuçlar, erken seçim talebinin toplumda geniş bir karşılık bulduğunu ortaya koydu.
Siyasi kulislerde ise artan ekonomik sıkıntılar ve hayat pahalılığı nedeniyle seçmenin sandık talebinin güçlendiği yorumları yapılıyor. Muhalefet erken seçim çağrılarını sürdürürken, iktidar cephesinin mevcut takvime bağlı kalma ısrarı tartışmanın önümüzdeki dönemde daha da sertleşeceğine işaret ediyor.

“ALARM VERİCİ NİTELİKTE”
SONAR Başkanı Hakan Bayrakçı da erken seçim talebinin yüzde 60’ı aştığını belirtmişti. “Bu oran, son 20-30 yılın en yüksek erken seçim talebidir. Ben 35 yıldır bu işi yapıyorum, yüzde 50’yi geçtiği çok nadir görülmüştür” diyen Bayrakçı, bu eğilimin iktidar açısından alarm verici nitelikte olduğunu vurgulamıştı.
Bayrakçı, seçmenin sandık talebini en çok belirleyen unsurun ekonomi olduğunu belirtmiş, enflasyon verileriyle yurttaşın birebir yaşadığı fiyat artışları arasındaki farkın seçmen davranışını etkilediğini söylemişti:
“Enflasyon rakamı kaç olursa olsun, vatandaş geçen yıl aldığı ürünle bu yıl aldığı ürün arasındaki farkı biliyor. Bu durum seçmeni ciddi biçimde hırpalıyor.”
Asgari ücret ve emekli maaşlarıyla geçinmeye çalışan geniş kesimlerde büyük bir memnuniyetsizlik gözlendiğini belirten Bayrakçı, asgari ücreti yetersiz bulanların oranının yüzde 87’ye ulaştığını, en düşük emekli aylığı alanların da benzer sıkıntılar yaşadığını açıklamıştı.




