CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı davanın duruşması, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No’lu salonda sürüyor.
Duruşmaya, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Cevat Kaya ve avukat Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.
Savcılık makamı daha önce sunduğu mütalaada 7 tutuklu sanık için tahliye talebinde bulunmuştu. Bu isimler arasında Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Evren Şirolu, Kadriye Kasapoğlu, Davut Bildik, Ali Üner ve Ebubekir Akın yer alıyor.
Evrensel’in aktardığına göre, Mahkemenin 15’inci günün ardından vereceği ara kararın hem tutukluluk durumları hem de davanın seyri açısından belirleyici olması bekleniyor.
“SAVCININ BEKLENTİLERİNE GÖRE İFADE VERMEYENLER TUTUKLANDI”
İş insanı Serkan Öztürk’ün avukatı İsmail Fidancı, davada “haksız tutuklamalara tanık olduklarını” belirterek, tahliye taleplerinin baştan itibaren sistematik şekilde reddedildiğine dair kamuoyunda yaygın bir görüş bulunduğunu ifade etti.
Soruşturma sürecine ilişkin de değerlendirmede bulunan Fidancı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bazı sanıklar üzerinde baskı kurduğunu ileri sürerek, “Savcının beklentilerine göre ifade verenlerin tahliye edildiğini, bu beklentilere göre cevap vermeyenlerin ise tutuklu yargılanmaya devam ettiğini görüyoruz” dedi.
“BU ÖRGÜTÜ OLUŞTURAN HALK MI?”
İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık’ın avukatı Hasan Şahin, dosyada “örgüt” iddiasının somut temellere dayanmadığını belirterek, “Seçilmiş kişiler üzerinden nasıl bir örgüt şeması kurulacak? Bu örgütü oluşturan halk mı?” dedi.
Suçlamaların büyük ölçüde raporlar ve gizli tanık beyanlarına dayandığını ifade eden Şahin, “HTS kayıtları tek başına delil değildir, somut delille desteklenmesi gerekir” diye konuştu. Şahin ayrıca, sanıkların kamu görevlisi olduğunu ve kaçma ihtimallerinin bulunmadığını belirterek, “Bu insanlar bürokrat, kaçma şansları yok” dedi.
ORTADA ‘HİKÂYE İDDİANAME’ VAR”
Anadolu Yakası Zabıta Müdiresi Nazan Başelli’nin avukatı Ali Durak, müvekkilinin sağlık durumu ve tutukluluğuna ilişkin savunma yaptı.
Durak, 63 yaşındaki Başelli’nin kalp hastası olduğunu belirterek, sağlık raporlarının tüm aşamalarda mahkemeye sunulduğunu belirtti. Durak, “Bu raporları 16 kez sunduk, şimdi 17’nci kez sunuyoruz” dedi.
İddianameye ilişkin değerlendirmede bulunan Durak, “Neyle itham edildiğimizi anlamak için ciddi çaba sarf ettik. Ortada ‘hikâye iddianame’ var” ifadelerini kullandı. Durak, müvekkilinin uzun süredir tutuklu olduğunu hatırlatarak, “63 yaşında, kalp hastası bir kadını evine göndermek sizin elinizde Sayın Hakim” dedi ve tahliye talebinde bulundu.
“BİLİRKİŞİ RAPORUNDA KAMU ZARARINA İLİŞKİN BİR TESPİT YOK”
Kültür AŞ çalışanı Onur Aldı’nın avukatı Yeliz Karademir, müvekkilinin ihale sürecindeki yetki ve sorumluluklarına ilişkin savunma yaptı. Karademir, “İhale onay belgesi aşamasında yönetici, kendisinden önceki imzaları kontrol eder. Müvekkilin yetkisi belge kontrolüyle sınırlıdır” dedi.
İddianamede kamu zararı oluştuğu yönündeki değerlendirmeye itiraz eden Karademir, “Bilirkişi raporunda kamu zararına ilişkin bir tespit yok. Satın alım bedelleri iddianamede kamu zararı olarak gösterilmiş” ifadelerini kullandı. Karademir, Aldı’nın kaçma ve delil karartma şüphesi bulunmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu.
“3 SATIRLIK İDDİANAMEYLE TUTUKLULUK SÜRÜYOR”
Tutuklu Sinan Sepetçi’nin avukatı İbrahim Burak Eskici, müvekkiline yöneltilen suçlamalara ve tutukluluk sürecine itiraz etti. Eskici, müvekkilinin “örgüt üyeliği, rüşvet ve ihaleye fesat” suçlamalarıyla tutuklandığını, ancak iddianamede suçlamanın “örgüte yardım” ve “suç gelirlerini aklama” olarak değiştirildiğini belirterek, tutukluluğun hâlâ eski suçlamalar üzerinden değerlendirildiğini söyledi.
İddianamede müvekkiline yalnızca 3 satır yer verildiğini ifade eden Eskici, “HTS kaydı, para trafiği, mesaj, mail yok; somut delil bulunmuyor” dedi. Eskici ayrıca suçlamaların itirafçı beyanlarına dayandığını belirterek, “3 itirafçının söylemiyle kişilerin hürriyetinin kısıtlanması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
AYM’ye dört kez başvurduklarını söyleyen Eskici, “AYM kararlarına itibar edilmediğini görüyoruz” dedi.
TUTUKLAMA VE “ÖRGÜT” SUÇLAMASINA İTİRAZ
Tutuklu Harun Cengiz Beğenmez’in avukatı Selim Yaman, müvekkilinin yalnızca Ahmet Taşçı’nın ifadesine dayanılarak tutuklandığını belirterek, “Ahmet Taşçı ifadesini geri çekmiştir” dedi.
Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak’ın avukatı Ayhan Çelik ise Kültür AŞ’nin Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş bir şirket olduğunu vurgulayarak, şirket ile İBB arasındaki ilişkinin pay sahipliğine dayandığını ve bunun “örgüt üyeliği” olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ifade etti.
Çelik ayrıca soruşturma sürecine ilişkin, “Savcılık makamı adeta bir koyundan 4-5 tane post çıkartmanın peşine düşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.
“İDDİANAME TORBA, SOMUT DELİL YOK”
İş insanı Mehmet Kaya’nın avukatı Muhammed Şahin savunma yaptı. Şahin, iddianame için “torba iddianame” nitelemesinde bulunarak, müvekkilinin tutuklandığı “örgüt üyeliği” suçlamasının iddianamede “örgüte yardım” olarak değiştirildiğini söyledi.
Dosyada somut delil bulunmadığını vurgulayan Şahin, “HTS kaydı yok, şüpheli para trafiği yok, mesaj yok, mail yok; hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı. Müvekkilinin yalnızca İBB’den ihale alan bir firmaya alt taşeron olarak hizmet verdiğini ve e-fatura kestiğini belirtti.
Şahin, müvekkilinin 8 aydır tutuklu olduğunu hatırlatarak, somut delil bulunmamasına rağmen tutukluluğun sürdüğünü ifade etti.
“BU DAVADA ÖRGÜT DE YOK, SUÇ DA YOK”
İBB davasında eski Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın’ın avukatı Ali Rıza Dizdar, duruşmada yaptığı savunmada soruşturma ve tutukluluk süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dizdar, davanın temelini oluşturan kara para aklama iddiasına işaret ederek, “Kara paranın aklanması için dava açabilmeniz için önce öncül suçtan dava açmanız lazım; öyle bir dava yok” dedi.
Savcılığın lehe delilleri toplamadığını belirten Dizdar, “Cumhuriyet Savcısı, bu davayı açarken adil yargılanma ilkesine göre açmadı. Müfettiş raporunda belirtilen HTS kayıtları, banka hareketleri ve mal varlığı araştırmaları yapılmadan dava açılmış” ifadelerini kullandı. Dizdar, suç örgütü iddialarına ilişkin ise “Örgüt var mı? Yok. Örgüte giden bir şey var mı? Yok” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tutuklu sanıklar, mahkeme heyeti ve gazeteciler duruşma salonundaki yerini aldı. Duruşma, Serdal Taşkın'ın avukatı Ali Rıza Dizdar'ın tahliye talebiyle başladı.



