Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve süreç komisyonu üyesi Feti Yıldız, cuma mesajı kapsamında yaptığı değerlendirmede yargı bağımsızlığına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.

Motorine bir zam daha kapıda: Cuma günü 1,43 TL artış bekleniyor
Motorine bir zam daha kapıda: Cuma günü 1,43 TL artış bekleniyor
İçeriği Görüntüle

Yıldız, adaletin ancak güçlü hukuk sistemi ve nitelikli hukukçularla tesis edilebileceğini belirterek, keyfi uygulamaların en aza indirilmesinin önemine işaret etti.

Paylaşımında, “Yargı bağımsızlığı sadece anayasalarda yazan bir ilke değildir. Hakimin karar verirken vicdani kanaatini oluşturabilmesi için psikolojik ve mesleki güvenceye sahip olması gerekir” ifadelerine yer verdi.

Adaletin; hukukun üstünlüğüne bağlılık, kanunların gücü ve uygulamada tutarlılıkla mümkün olacağını kaydeden Yıldız, bu anlayışın yalnızca sözde kalmaması, davranışlara da yansıması gerektiğini vurguladı.

“TUTUKLAMA YERİNE ADLİ KONTROL UYGULANABİLİR”

Yıldız, daha önce yaptığı açıklamalarda da tutuklama tedbirinin istisnai olması gerektiğine dikkat çekmişti. Sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, somut deliller bulunsa dahi her suçta tutuklama kararı verilmesinin zorunlu olmadığını belirtti.

Tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine başvurulabileceğini ifade eden Yıldız, bu yöntemlerin hem yargı sürecini güvence altına aldığını hem de kişinin özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırmadığını dile getirdi.

Adli kontrolün amacının tutuklamayla aynı olduğuna işaret eden Yıldız, mümkün olduğunca bu tedbirin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

“TUTUKLAMA BİR CEZA DEĞİLDİR”

Tutuklamanın bir cezalandırma yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yıldız, şunları kaydetti:

“Tutuklama bir ceza değil, maddi gerçeğe ulaşmak ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesini temin etmek için başvurulan geçici bir araçtır. Kişi özgürlüğünü kısıtladığı için son derece dikkatli uygulanmalı, bin kez düşünülerek karar verilmelidir.”

Yıldız ayrıca gizli tanık beyanlarının tek başına hükme esas alınmaması gerektiğini vurgulayarak, bu yaklaşımın hukuk sistemi açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.