Urfa’nın Siverek ilçesinden Niğde’nin Bor ilçesine mevsimlik tarım işçisi olarak giden işçiler tarlasında çalıştıkları Cemal Özer’in silahlı saldırısına maruz kalmış, işçilerden Orhan İdikurt iki bacağından da yaralanmıştı.
Orhan İdikurt’un hastanedeki tedavisi devam ederken Orhan İdikurt’un ağabeyi Ali İdikurt yaşananları Evrensel’den Elif Ekin Saltık’a anlattı.
‘BENİ NEDEN RAHATSIZ EDİYORSUNUZ DİYEREK HAKARET ETMEYE BAŞLADI’
Perşembe günü tarlada domates topladıklarını, çalışmaya başlayalı yarım saat olmuşken domatesleri taşıyan TIR’ın çamura saplandığını ifade eden İdikurt, “TIR’ı çıkarmak için tarla sahibi Cemal Özer’den traktörünü getirmesini istedik. Ancak Özer, traktörle tarlaya gelir gelmez bize hakaret etmeye başladı. ‘Beni neden çağırıyorsunuz, niye rahatsız ediyorsunuz?’ gibi sözler söyledi. Bu sırada, 18 yaşın altındaki iki genç işçiye tokat attı. Çocuklar bu duruma tepki gösterip ‘Senin işini yapmıyoruz’ deyince, bu onun zoruna gitti ve kendi çocuklarını arayarak ‘Silahları alın gelin’ dedi. Biz de daha büyük bir olay yaşanmaması için işçilerden arabalara binmelerini istedik ve tarlayı terk edeceğimizi söyledik. Adam bunu duyunca küfür etmeye başladı. Biz uzaklaşırken arkamızdan silahla ateş etti. Bu sırada kardeşim Orhan İdikurt, can havliyle bir kamyonetin kasasına atlamasaydı, kurşun ya kalbine ya da karın bölgesine gelecekti. Saldırgan, ateş ettikten sonra bile kamyonetin yanına gelip küfür etmeye devam etti” dedi.
‘KENDİMİZİ KORUMASAYDIK DAHA FAZLA KİŞİ YARALANIRDI’
Tarladan çıktıktan sonra Çukurköy’ün girişinde, tarla sahibinin akrabaları ve köylülerinden oluşan yaklaşık bir grup tarafından yollarının kesildiğini belirten İdikurt, “Bize saldırdılar ve kendimizi savunmak zorunda kaldık. Kendimizi korumaya çalıştık çünkü savunmasız kalsaydık aramızdan 4-5 kişi ağır yaralanabilirdi” şeklinde sözlerine devam etti.
‘AİLELERİMİZİ URFA’YA GÖNDERDİK’
Saldırıda 19 yaşında ve yeni evli olan kardeşi Orhan’ın tek kurşunla iki bacağından yaralandığını belirten İdikurt, “Sağ bacağından giren kurşun, sol bacağındaki kemikleri kırmış ve damarları koparmış. Hayati tehlikeyi atlattı ama sakat kalıp kalmayacağı, yeniden yürüyüp yürüyemeyeceği henüz belli değil. Olayın ardından, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu tüm ailelerimizi güvenlikleri için Urfa’ya gönderdik” dedi.
‘MAĞDURİYETİMİZ GİDERİLSİN’
Sadece adalet istediklerini ifade eden İdikurt sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Kardeşimin hakkının yerde kalmamasını, bu yapılanın failin yanına kâr kalmamasını talep ediyorum. Hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Kardeşim bu durumda tekrar çalışabilir mi bilmiyoruz. Bu olay yüzünden işimizi kaybettik. Kalabalık aileleriz ve yıl boyunca bu mevsimde çalışarak geçiniyorduk. Şu an hem maddi hem de manevi olarak çok zor bir durumdayız ve mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz.”





