CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü nedeniyle haftalık grup toplantısını depremlerin merkezi Kahramanmaraş’ta gerçekleştirdi.

Armağan Çağlayan’dan enflasyon tepkisi: “Yazın kuraklık, kışın soğuk… Ülkeyi seraya mı soksak?”
Armağan Çağlayan’dan enflasyon tepkisi: “Yazın kuraklık, kışın soğuk… Ülkeyi seraya mı soksak?”
İçeriği Görüntüle

Özel, deprem bölgesinde hâlâ süren acılara dikkat çekerek, kayıplar ve yıkılan evler nedeniyle vatandaşların yaşadığı mağduriyeti anlattı. Özel, "Deprem bölgesinde hâlâ gözyaşları kurumadı, ağıtlar dinmedi." dedi. Depremzedelerin konteynerlerde ve bitmemiş evlerde yaşadığını aktaran Özel, fiyatların halkın erişemeyeceği seviyelerde olduğunu vurguladı: "Kiracılar kira bulamıyor, elektrikleri kesiliyor. 112 bin konut sözü verilmiş, ancak teslim edilen 74 bini geçmiyor. İnsanlar evin içine geçemiyor, ek masraf olmadan yaşamaları mümkün değil."

Özel, TOKİ ve bakanlıkları da eleştirerek, “Faizle vatandaşın sırtına yük bindirilemez. Kapalı salonlarda nutuk atmayın, sokağa çıkın, halka anlatın” çağrısında bulundu

Ana muhalefet olarak iktidarın sorumluluklarını denetlemeye devam edeceklerini belirten Özel, "Memlekette hal böyleyken en kısa sürede iktidar olma sorumluluğumuz vardır” dedi.

Özel'in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

"Deprem bölgesinde hâlâ gözyaşları kurumadı, ağıtlar dinmedi. Bize dediler ki; Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu haftayı deprem bölgesinde geçirmek ve her bir ilde kayıpların, acıların yaşandığı bu illerde yıl dönümünde tüm grubumuzla, Parti Meclisi üyelerimizle, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizle, gölge kabinemizde görevli politika bakanlarımızla birlikte burada olmak istedik."

"Dün sabah Osmaniye’den başladık. Nurdağı ve İslahiye’den sonra bugün Kahramanmaraş’ta, günün erken saatlerinde, gittiğimiz her şehirde olduğu gibi deprem şehitliğimizi ziyaret ettik. Tarifsiz acıları bir kez daha yaşadık. Öyle şeyler gördük, öyle şeyler yaşandı, öyle şeyler yaşadınız ki; bu gerçekten insanın ömründe görüp görebileceği en büyük acılara, en büyük yaslara tanıklık ettik.

'HALK İKTİDARA 132 MİLYAR DOLAR VERDİ, DEPREMDE HARCASIN DİYE'

"Biz bu depreme 21 yıldır Atatürk’e bile nasip olmayan üst üste tek başına iktidarda olan bir durumda yakalandık. Depreme hazırlanmak için ne lazımsa vardı. Toplumsal rıza vardı. 1999 depreminde 3. günde çadır yok diye Erdoğan Ecevit’e ağır sözler söylemişti. O dönem biz olsak şöyle yaparız diyorlardı. Ölünce mi bırakacaksın diye saygısızca yüklenen, Erbakan’a yaş 70 iş bitmiş diyen kişiye toplum al yönet dedi. Toplumsal hazırlık tamdı. Kanuni hazırlık tamdı. Para ve kaynak da hazırdı. O günden bugüne kadar 3 trilyon dolar vergi topladı iktidar. Bu 100 yılık tarihimizde toplanan verginin iki katıdır. 41 Milyar dolar deprem vergisi toplanmış. 26 milyar dolar da imar affıyla topladı. Toplam 132 milyar dolar iktidara geldiğinden bugüne sırf depremde harcasın diye halkın verdiği para. Kılıçdaroğlu bedava yapalım deyince kızdılar ya 40 milyar dolar harcandı depremden sonra."

'SÖZ TUTULSA KANUNU UYGULASA O GECE 1 KİŞİ BİLE ÖLMEZDİ'

"3 gün boyunca şanlı şerefli Türk ordusu tüm eğitimi, gencecik ve bu ülkeye adanmış yürekleriyle, bütün ekipmanlarıyla bir talimat bekledi. Bir talimat. O talimat 3 gün gelmedi. O gece biz depreme hazırlıksız yakalandıysak bunu savunacak bir tane de mazeret vermemiş. Herkes bunu böyle bilecek doğrusunu bileceğiz doğrusunu konuşacağız."

"Kulağımızda ilk günün sesi şuydu: ‘Sesimi duyan var mı?’. Ama 3., 4., 5. günün sonunda kolumuzdan tutanların sorduğu bir soru vardı: ‘3 gün boyunca ordu neredeydi?’. 3 gün boyunca şanlı şerefli Türk ordusu tüm eğitimi, gencecik ve bu ülkeye adanmış yürekleriyle, bütün ekipmanlarıyla bir talimat bekledi. Bir talimat. O talimat 3 gün gelmedi."

'EN KISA SÜREDE İKTİDAR OLMA SORUMLULUĞUMUZ VARDIR'

"Ancak şu kadarını söyleyelim; ana muhalefet olarak bir denetim sorumluluğumuz vardır. Eksikleri söyleme, uyarma sorumluluğumuz vardır. Ancak genel vaziyete bakınca son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim; Kahramanmaraş’a bakınca, deprem bölgesine bakınca, ülkedeki emeklilerin durumuna bakınca, çalışanların durumuna, çiftçinin durumuna bakınca, gençlerin durumuna bakınca elbette milletin verdiği görevle bir muhalefet sorumluluğumuz vardır ama memlekette hal böyleyken artık en kısa sürede iktidar olma sorumluluğumuz vardır."

'ESNAFTAN, VATANDAŞTAN PARA ALMAYA BAŞLADILAR'

"Sivil hayatta yapsalar içeri atılacak birileri var şimdi sırada. Boş sende imza attıranlara ceza kesin sivilde. Şimdi depremzedeye boş sözleşmeye imza attırıyorlar. Faiz almak istiyorlar. Afet yasasına göre faiz alınmaması lazım. Erdoğan’a sesleniyorum; TOKİ konutları, işyerlerinden ne kadar ücret alınacağı bunların hiçbirinden faiz gibi farklar alınmayacağını açıkla.

Resmi rakamlara göre 71 buçuk milyar dolar yardım toplandı. Yaptıkları konutun maliyeti 40 milyar dolar. Hala daha depremzededen para almanın derdinde. Bu millete zor gününde yapılan bu zulmün hesabı sorulacak.

Van’da deprem oldu tek bir şehir ayağa kaldıralım dedi devlet 6 yıl mücbir sebep uygulandı. Burada 11 il var var sadece 2 yıl mücbir sebep uygulandı ve kaldırıldı. Bu ne demek pamuk eller cebe demek. Esnaftan, vatandaştan para almaya başladılar."

"Bir yıl bitti. Biz buradaydık. Tüm Türkiye'de yüzde 2.7, yüzde 2.7'si bitmişti evlerin. İkinci yıl bitti tüm Türkiye'de, 11 ilde yüzde 30'u bitmişti evlerin. Üçüncü yıl bitti şimdi bitiyor, evlerin yüzde 70'i bitmiş. Şu anda da 270 bin kişi konteynerlarda yaşıyor. Osmaniye'de gittim, Gaziantep'te gittim, her şehirde konteynerda yaşayan toplam 270 bin kişi var.

YURTTAŞ 'ELEKTRİĞİMİ SUYUMU KESTİ' DİYE AĞLADI

Kiracılara ev yok, kiracıda para yok, eve girmeye imkan yok. Geliyor konteynerdaki elektriğini kesiyor 'çık artık'... 'Nasıl çıkacağım kiraya?' diyor. 'Depremden önce nasıl oturuyorsan otur' diyor. Dün ağladı adam. 'Lastikçiyim ben' dedi. 'Bir gelirim vardı' dedi. 'Şimdi yeniden iş buldum ama eve eşya alacak yok, ev tutacağım 15 bin lira ev, en ucuz ev 15 bin lira. Bir depozito istiyor, 3 aylık da peşin kira. Ben 60 bin lira ömrümde görmedim, nasıl çıkacağım buradan? Elektriğimi suyumu kesti' diye ağladı adam dün."

'SOKAĞA ÇIKIN SOKAĞA!'

"Bakan Kurum, milletvekillerinizin gözüne bakarak Meclis'te komisyonda 'o kadar çok ev yaptık ki' diyor. 'Şu anda deprem bölgesinde 5 bin liraya kiralık konut var kiracılar için' diyor. Dün Osmaniye'de sordum en ucuzu 15, ortalama 20. Gaziantep'te sordum en ucuzu 16-17, ortalama 20-22. Kahramanmaraş'ta soruyorum 5 bin liraya kiralık ev var mı? 10 bin liraya var mı? 15 bin liraya var mı? Burada 20 bin lira kiralık evlerin tutarı, en oturulmayacak ev de 15 bin lira ve Murat Kurum diyor ki 'Gidin deprem bölgesine 5 bin liraya kiralık konut var' diyor."

"Bugün itibarıyla Maraş'ta 112.414 konut sözü verilmiş, teslim edilen 73.956. Malatya'da yüzde 22'si bekliyor, Adıyaman'da 43'ü, Antep'te 26'sı Gaziantep'te. ve Hatay'da 254 bin konutun 153 bini verilmiş yüzde 40'ı bekliyor. İnsanlar anahtarı alıyorlar hazır değil. 'Hazır' diyorlar, hepiniz biliyorsunuz en az 100 bin lira ama çoğunlukla 300 bin lira ilave masraf edilmeden evin içine geçilemiyor. Evin çatısı akmasa borusu akıyor, borusu akmasa camı akıyor, parkesi kabarmış, boyası kabarmış. Doğru mu?"

"Buradan, bugün gerçi salondayız, dün iki gün meydandaydık, yarın yine meydandayız. Buradan Murat Kurum'a söylüyorum grup toplantımızda, buradan Erdoğan'a söylüyorum; öyle kapalı salonlarda, kışın ısıtıp yazın serinletip kendi seçtiklerinize bile değil, atadıklarınıza nutuk atarak bu milletin aklıyla alay etmeyin. Sokağa çıkın sokağa! Sokağa çıkın millete anlatın bakalım."

Kaynak: Evrensel