DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mezopotamya Ajansı’ndan Adnan Bilen’in sorularını yanıtlayan Buldan, süreç kapsamında oluşturulan komisyonlar, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolü ve önümüzdeki dönemde atılması gereken adımlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Buldan, Abdullah Öcalan’ın süreçte yalnızca silahsızlanma konusunda değil, siyasal ve demokratik inşa sürecinde de rol üstleneceğini ifade etti. Öcalan’ın bu kapsamda koordinatörlük görevini üstleneceğini belirten Buldan, oluşturulacak kurulun toplumun farklı kesimleriyle görüşebilmesi ve özgür çalışma ile iletişim koşullarına sahip olması gerektiğini söyledi.

"ORTADOĞU TAM BİR BARUT FIÇISI"

Buldan, Ortadoğu’daki gelişmelerin Türkiye ve bölgede yaşayan Kürtler açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirterek Öcalan’ın bu risklere karşı barış ve demokrasiyi temel çözüm yolu olarak gördüğünü söyledi.

MA’dan Adnan Bilen’in sorularını yanıtlayan Buldan, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Ortadoğu tam bir barut fıçısı. Bu manzarada, Sayın Öcalan en temelinde egemen güçler arasındaki çıkar ve iktidar kavgalarının Ortadoğu halklarına zarar vermemesi yönünde bir tutum sergiliyor. Siyasi faaliyetlerinin ve düşüncesinin özünde toplumu savunmak, halkları ve inançları korumak, demokratik ve adil bir düzen inşasını gerçekleştirmek yatıyor. Dünya Savaşı’nın içinden geçiyoruz ve bu savaşın merkezi coğrafyası Ortadoğu’dur. Ortadoğu’nun bu durumu her ülke için ayrı ayrı riskler ortaya çıkarıyor. Türkiye ve bölgede yaşayan tüm Kürtler için de ciddi riskler ve tehlikeler var. Nitekim Türkiye siyasetindeki öznelerin birçoğu Sayın Öcalan’ın bu uyarılarını görmeye başladı. Bu risk ve tehlikelere karşı Türkiye halklarını, Kürt halkını ve Ortadoğu halklarını korumak en öncelikli gündemdir. Sayın Öcalan, bu risk ve tehditlere karşı halkları korumanın en temel yolunun barış ve demokrasi olduğunu ifade ediyor."

"POZİTİF KATKILARIN HAKKINI VERMEMİZ GEREKİYOR"

Süreç kapsamında Meclis’ten 467 oyla geçen Çerçeve Yasa'ya da değinen Buldan, söz konusu kararın yalnızca bir oy sayısından ibaret olmadığını, aynı zamanda güçlü bir siyasi mesaj içerdiğini söyledi.

Buldan, Meclis’in ortaya koyduğu iradenin iyi anlaşılması ve iktidar tarafından somut adımların atılması gerektiğini belirterek Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı’nın sürece yönelik katkılarına da dikkat çekti.

Buldan şöyle konuştu:

"Çerçeve Yasa’nın Meclis’ten 467 oyla çıkması sadece bir sayım meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir siyasi mesaj içeriyordu. Kutuplaşmış Türkiye siyasetinde bu düzeyde yüksek oyla bir yasanın; hele ki barış gibi bir meselede geçmesi büyük kıymettedir. Meclis’in ortaya koyduğu bu iradenin iyi anlaşılması ve iktidar tarafından somut adımların atılması gerekliliği gün gibi ortada duruyor. Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Meclis Başkanı’nın bugüne kadar sürece yaptıkları pozitif katkıların hakkını vermemiz gerekiyor. Kendilerinden toplumun beklentisi süreci yavaşlatacak bariyerler değil, hızlandıracak ivmeler katmalarıdır. Silah bırakma meselesinin sürecin temel başlıklarından biri olduğunu biliyoruz ve bu konudaki hassasiyeti anlıyoruz. Ama bu durumun karşılıklı adımlarla çözülebileceğine inanıyoruz."

"ÖCALAN SİLAHSIZLANMA VE DEMOKRATİK İNŞA SÜRECİNDE KOORDİNATÖRLÜK ÜSTLENECEK"

Pervin Buldan, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolüne ilişkin değerlendirmesinde, Öcalan’ın hem silahsızlanma hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde görev üstleneceğini söyledi.

Buldan, bu kapsamda kurulacak yapının farklı toplumsal kesimlerle görüşebilmesi ve çalışmasını özgür biçimde sürdürebilmesi için gerekli fiziki ve hukuki koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti.

Buldan’ın konuya ilişkin açıklaması şöyle:

"Sayın Öcalan sadece silahsızlanma değil, aynı zamanda geleceğin siyasal ve demokratik inşasında da rolünü oynayacağını çok iyi biliyoruz. Bu kapsamda, Sayın Öcalan hem silahsızlanma sürecinde hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde koordinatörlük görevini üstlenecek. Bunun için kurulan kurulun koordinesini sağlaması, toplumun farklı kesimleriyle görüşmesi, özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Kurulun bileşimi ve çalışma usulü, tarafların ortak aklıyla ve karşılıklı mutabakatla belirlenecek konulardır. Bizim önerimiz, kurulun hem sürecin taraflarını hem de sürece katkı sunacak kişilerden, kesimlerden oluşacak bir yapıda olmasıdır. Kurulun görevini yerine getirebilmesine imkân tanıyacak fiziki ve hukuki koşullarla tanımlanması gerekiyor."

"ÖCALAN GAZETECİLER VE YAZARLARLA GÖRÜŞECEK Mİ?"

Buldan, Abdullah Öcalan’ın gazeteciler, yazarlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle görüşme ihtimaline ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Bu görüşmelerin sürecin yanı sıra toplumsal diyaloğun güçlendirilmesine de katkı sunacağını belirten Buldan, farklı kesimlerin doğrudan görüş alışverişinde bulunmasının önyargıları azaltacağını ve sürecin toplumsal meşruiyetini güçlendireceğini söyledi.

Buldan, Öcalan’ın görüşmelerine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

Fon Vurgunu Soruşturmasında Katılımevim Süreci: Emlak Katılım Devri ve Ödeme Planı Detayları
Fon Vurgunu Soruşturmasında Katılımevim Süreci: Emlak Katılım Devri ve Ödeme Planı Detayları
İçeriği Görüntüle

"Sayın Öcalan’ın hem görüşmeler yapması hem de sürece dair özgür çalışma ile iletişim koşullarının sağlanması sürecin başarısını belirleyecek en temel parametredir. Süreçte geldiğimiz aşama itibariyle Sayın Öcalan’ın toplumun tüm kesimleriyle görüşmeler gerçekleştirmesi artık kaçınılmazdır. Bu görüşmelerin yalnızca süreç açısından değil, toplumsal diyaloğun güçlenmesi açısından da büyük katkısı olacak. Farklı kesimlerin doğrudan görüş alışverişinde bulunması önyargıları azaltacak, sürecin toplumsal meşruiyetini güçlendirecektir. Ekim ayıyla birlikte bu görüşmelerin başlaması ve hukuki güvencelerle sürekliliğinin sağlanması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda somut bir gelişmeye tanıklık edebiliriz."

Kaynak: MA