Rawest Araştırma Direktörü Roj Girasun, yaklaşan yerel seçimler öncesi Karar TV'de Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’a konuk olarak gündeme yönelik değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti’nin tek başına yerel seçimlere girmesinin kısa vadede çok başarı getirecek bir formül olmadığını söyleyen Girasun,  şöyle konuştu:

"İYİ Parti ile Zafer Partisi birbirine yakın oylar almaya başlamış. CHP ile beraber var olmaktansa milliyetçi seçmeni kendi tarafında tutarak Zafer Partisine yönelimin önüne geçmek isteniyor olabilir. Geçmişe bakıldığında İmamoğlu üzerinden Akşener’in CHP’ye bir müdahalesi vardı. Meral Akşener masadan kalktığı zaman iki belediye başkanına ‘Kendi liderinize karşı aday olun’ çağrısında bulundu. Bu bir siyasi partinin içişlerine karışmanın en üst noktasıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 15 Temmuz'a 'tiyatro' diyenleri kıyamete kadar affetmeyeceğiz Cumhurbaşkanı Erdoğan: 15 Temmuz'a 'tiyatro' diyenleri kıyamete kadar affetmeyeceğiz

Ama bu süreçte İYİ Partililer İmamoğlu’nu çok sahiplendiler. Şimdi bu süreci sadece İYİ Parti ile bir seçim ittifakı üzerinden okumak da pek sağlıklı değil. İYİ Parti’nin muhalefet kanadına getirdiği milliyetçi bir meşruiyet vardı. Şimdi bu meşruiyetten yoksun bir CHP var. Öte taraftan DEM Parti ile sancılı geçişler var"

CHP'deki kurultay sürecini değerlendiren Girasun şunları söyledi:

"Öncelikle bu değişim sürecinin İmamoğlu ve Özel lehine sonuçlanmasının CHP için en büyük artısı CHP’den uzaklaşabilecek ve İYİ Parti’ye gidecek seçmenleri minimize etti. Aynı zamanda İYİ Parti’den CHP’ye gelebilecek oyları da maksimize etti. Öte taraftan CHP seçmeninde yeni bir motivasyon yarattı. Tabi ki 2019’un siyasi ortamında değiliz o güne göre muhalefetin çok daha güçlü olduğu bir zamandayız. Bir de CHP’nin yerel iktidar tecrübesi var. Bu belediyelerin imkanları var. Seçmenler nezdinde İmamoğlu’nun tekrar seçilmesinin kötü olmayacağı düşüncesi de var. Bununla beraber en büyük mücadele İstanbul’da olacak. Tüm siyasi partiler de özellikle CHP de hesabını bunun üzerine yapmış gibi görünüyor.

2019 seçimlerine gidilirken İmamoğlu’na makro gündem sorulduğunda ‘Bu benim işim değil’ diyordu ama şimdi böyle değil. Artık İBB adaylığından daha çok muhalefetin liderliğine soyunan bir İmamoğlu var. Ama şu an bu onun için bir dezavantaj. Bunu yaparken İmamoğlu’nun Türkiye’ye ne sunduğuna dair pek bir şey bilmiyoruz. Bu durum sadece yerel seçimlere odaklanan bir siyasetçi için faydalı olabilir. Ama genel gündem ile ilgilenen bir İBB Başkanından bahsediyoruz."

İstanbul'da DEM Parti'nin aday çıkartmadığı, İYİ Parti'nin aday çıkardığı bir senaryoda İmamoğlu'nun kazanıp kazanamayacağı sorulan Girasun, şunları söyledi:

"İddialı bir şey söyleyeyim. İmamoğlu’nun DEM Parti desteği olmadan bile bu seçimleri kazanma ihtimali var. Hem İYİ Parti’nin hem de DEM Parti’nin aday çıkarttığı bir durumda İmamoğlu’nun İYİ Parti ve DEM Parti desteği olmadan kazanma şansı var. Tabi ki burada partilerin adaylarının kim olacağı önemli.

İmamoğlu’nun oy oranı hala 40’lar bandında görünüyor. Ama bu bizim yerel seçimlerde CHP’nin sıklıkla gördüğümüz bir performansı. Tabi ki yerel iktidarın İmamoğlu’nda olması da avantaj sağlıyor.

Öte taraftan da İmamoğlu’na oy verebileceğini söyleyen yüzde 54-55’lik bir havuz var, İYİ Parti ve DEM Parti seçmenlerinin de dahil olduğu. Diğer bir yandan da AK Parti’ye oy verebileceğini söyleyen yüzde 47’lik bir havuz var. Bir taraf daha büyük bir havuzdan oy alabilme imkanına sahip."

"Erdoğan İstanbul'da İmamoğlu'nun karşısında kazanacak aday mı bulamıyor?" sorusuna da yanıt veren Girasun, adaylık için ismi geçen Selçuk Bayraktar'la ilgili şunları söyledi:

"Bence bulamıyor. Bunun dışında da stratejisi belli değil. Stratejisinin belli olması için diğer partilerin aday kararlarının belli olması gerekiyor. Diğer taraftan da AK Parti’de sıyrılan bir aday yok. Bu durumda AK Parti’nin işi 2019’dan daha zor, o dönemkinden daha güçlü bir aday bulması da güç.

AK Parti için belki de en güçlü isim Selçuk Bayraktar olabilir ama bu yerel seçimleri bir anda AK Parti için genel seçimlere çevirir. Bence Selçuk Bayraktar iyi bir seçenek ama öbür taraftan da en riskli seçenek. Yani Selçuk Bayraktar karşısında seçim kazanan hatta onu zorlayan bir İmamoğlu Türkiye siyasetinde başka dengelerin oluşmasına sebebiyet verir.

Siyaset üstü bir yerde konumlandırılmış büyük bir fenomenden bahsediyoruz, İBB Başkanlığı için CHP’li bir belediye başkanının karşısına çıkartılıyor. Kaybetme ihtimali var. AK Parti açısından seçimleri, İstanbul’u kaybetmekten daha korkutucu tek şey İBB Başkanlığı seçimlerini Selçuk Bayraktar ile kaybetmek olur. Böyle bir durumda biz bir gün sonra erken genel seçimleri konuşuyor oluruz."

Editör: Selda Manduz