Halep'te Kürtlere yönelik saldırıların ardından sürecin sekteye uğradığına ilişkin tartışmalar sürerken, DEM Parti Meclis Komisyon Üyesi Saruhan Oluç, sürecin devam ettiğini belirterek, "Ama kimi pürüzler yaşanıyor" dedi.

Halep'te Kürtlere yönelik saldırılar, Abdullah Öcalan'la 2 Aralık'tan bu yana görüşme yapılmaması, DEM Parti İmralı Heyeti'nin görüşme talebine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hala yanıt verilmemesi sürecin sekteye uğradığı yorumlarına neden oldu.

Mezopotamya Ajansından Mehmet Aslan'a konuşan DEM Parti'nin Meclis Komisyonu Üyesi Saruhan Oluç, "Süreç devam ediyor, bitmedi. Sürecin baş aktörü Sayın Öcalan'dır. Sayın Öcalan 'Bitti' demeden süreç bitmez. Ama kimi pürüzler yaşanıyor. Komisyon çalışmaları açısından baktığımızda kimi zaman sorunlar yaşanıyor ki bu doğal, yaşanır böyle sorunlar" ifadelerini kullandı.

'GÖRÜŞME ÇOK FAZLA GECİKMEDEN YAPILMALI'

Abdullah Öcalan'la görüşmenin gecikmesinde "özel bir durumun" olmadığını dile getiren Oluç "Ancak hatırlarsanız, heyetimiz siyasi parti grupları ve liderlerle çeşitli görüşmeler yapmıştı. Son olarak da Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşülmesi planlanıyordu. Bu görüşme henüz gerçekleşmedi. Heyetin bu konuda henüz bir başvurusu da olmadı. O görüşmenin ardından Sayın Öcalan'la görüşülmesi planlanmıştı. Ama illa o şekilde olması gerekmeyebilir. Dolayısıyla biz Sayın Öcalan ile bir an evvel görüşülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Umarız çok gecikmeden bu gerçekleşir" diye konuştu. Oluç, Erdoğan'la görüşmenin İmralı Heyeti'nin ada ziyaretinden sonraya da kalabileceğini söyledi. Oluç "(Görüşme) Suriye'de yaşanan gelişmelerin değerlendirilmesi ve bu konuda Sayın Öcalan'ın görüşlerinin öğrenilmesi açısından da önemli. Bu yüzden beklentimiz, görüşmenin çok fazla gecikmeden yapılmasıdır" dedi.

'SÜREÇ İLE İLGİLİ PÜRÜZLER VAR'

Halep'te Kürtlere yönelik saldırıların ardından sürecin tıkandığına dair yorumlar yapıldığına işaret eden Oluç, "Süreç devam ediyor, bitmedi. Sürecin baş aktörü Sayın Öcalan'dır. Sayın Öcalan 'Bitti' demeden süreç bitmez. Ama kimi pürüzler yaşanıyor. Komisyon çalışmaları açısından baktığımızda kimi zaman sorunlar yaşanıyor ki bu doğal, yaşanır böyle sorunlar" ifadelerini kullandı.

'ÇOK CİDDİ SORU İŞARETLERİ YARATTI'

Halep saldırılarının insanlarda büyük kırılma yarattığının altını çizen Oluç, Türkiye'nin saldırılara dair açıklamalarla "ateşe benzin döktüğünü" söyledi, "Suriye'de demokratik bir rejimin ve demokratik bir ortamın oluşması, farklı halkların, kimliklerin ve inançların eşit koşullarda bir arada yaşayabileceği bir zeminin teşvik edilmesi gerekirken, bunun yerine ateşe benzin dökülmesi insanlarda çok ciddi soru işaretleri yarattı" diye belirtti. Türkiye'nin Suriye'de Kürtlerle değil, HTŞ ile hareket etmesinin sürece zarar verdiğini, bunun yanlış bir tercih olduğunu dile getiren Oluç, 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanmasını teşvik etmek, bu doğrultuda işleri kolaylaştıracak adımlar atmak ve bir çatışma zeminini değil, uzlaşma zemininin büyümesini sağlamanın önemli olduğunu söyledi.

'TEKÇİ ANLAYIŞI GÖRÜYORUZ'

HTŞ'nin yeni saldırı planlarına dair hazırlıklara işaret eden Oluç, "Bu geleneksel devlet politikalarına ve kodlarına geri dönme adımıdır. Peki, geleneksel kodlara baktığımızda neyi görüyoruz? Tekçi anlayışı görüyoruz. Yani Suriye'de farklı halkların, kimliklerin ve kültürlerin özgürce kendilerini ifade edebildikleri anayasal bir zeminin oluşmasını; kendilerini yönetebildikleri ve aynı zamanda Suriye'yi ortaklaşa yönetebildikleri bir yapının ortaya çıkmasını istememektir. Geleneksel kodlar bunlardır. Bundan vazgeçilmesi gerekiyor." diye konuştu.

'Suriye'deki çatışmaların Türkiye'ye de zarar vereceği uyarısında bulunan Oluç, "Türkiye'nin yapması gereken şey; barışın gerçekleşmesi, demokratikleşmenin gerçekleşmesi, bir ortak yönetim modelinin, bir ortak paylaşım modelinin ortaya çıkmasını sağlamaktır. Bunun Türkiye'ye de faydası olacaktır. Türkiye'de yaşayan herkese de faydası olacaktır." dedi.

'FARKLI GÖRÜŞLER VAR AMA ORTAKLAŞTIRMAK MÜMKÜN'

Meclis'te hazırlıkları süren ortak rapora dair konuşan Oluç, rapor yazım ekibinin 7 başlık belirlediğini ifade etti. DEM Parti olarak Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'a yazılı görüşlerini de ilettiklerini söyleyen Oluç, diğer partilerin de görüşlerini iletmesi gerektiğini, ancak bu aşamada bütün partilerin henüz iletip iletmediklerini bilmediklerini ifade etti. Oluç devamında, "Şimdi bu 7 başlık aslında üzerinde konuşulabilecek, uzlaşılabilecek başlıklar olarak birlikte tespit edildi. O nedenle ortak raporun çıkmasının önünde şu anda görünen herhangi bir engel yok. Tabii ki farklı görüşler var belli konularda, ama bunları ortaklaştırmak mümkün" dedi.

Bahçeli: DEM Parti PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır?
Bahçeli: DEM Parti PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır?
İçeriği Görüntüle

"'HER ŞEY BİTSİN, SONRA YASA ÇIKSIN' YAKLAŞIMI YANLIŞ"

AKP ve MHP raporlarının, silahların tamamen bırakılmasının teyit edilmesinden sonra yasal düzenlemelerin çıkarılacağı yönündeki yaklaşımlarına değinen Oluç, bunun süreci geliştiren ve teşvik eden doğru bir adım olmadığını söyledi. Teyit mekanizmalarını reddetmediklerini söyleyen Oluç, "'Her şey bitsin, teyit edilsin, ondan sonra yasa çıksın' yaklaşımını yanlış buluyoruz. Yasaların çıkarılması ile silahların bırakılması süreci eşzamanlı olarak gelişmelidir" ifadelerini kullandı.

'ORTAK RAPOR YAZIMINDA UZLAŞMA SAĞLANACAĞI DOĞRULTUSUNDA BİR EĞİLİM VAR'

Oluç, rapor yazım ekibinin çalışmaları ile ilgili ise şunları kaydetti:

"Kürt sorununun kök nedenleri üzerine anlaşmamız gerekmiyor. Kürt sorununun kök nedenlerinin nasıl ortadan kaldırılacağı konusunda da bu raporda tam olarak anlaşmamız gerekmiyor. Ortak raporda Meclis'e bazı tavsiyelerde bulunacağız. Diyeceğiz ki: 'Şu konularda şu gerekçelerle yeni yasalar çıkarılması lazım ya da var olan yasalarda şöyle düzenlemeler yapılması lazım.' Böyle tavsiyelerde bulunacağız. Bunlarda anlaşmak gerekiyor esas olarak ve ortak rapor bu tavsiyeler üzerine şekillenecek esas itibariyle. Eğer çok büyük bir aksilik olmazsa ortak rapor konularında bir uzlaşma sağlanacağı doğrultusunda bir eğilim var. Ama dediğim gibi bunu önümüzdeki hafta göreceğiz. Orada bir kez daha toplantı olacak. Ortak rapor üzerinde son bir tartışma daha yapılacak. Umarız büyük bir aksilik olmadan ortak rapor şekillenmiş olur. Rapordaki ortaklık, daha sonra çıkarılacak yasalarla ilgili de işimizi kolaylaştıracak bir ortaklık olur."

Kaynak: Evrensel