Meclis bünyesinde faaliyet gösteren süreç komisyonunun raporunun yayımlanması ve Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki mesajının ardından, yasal düzenlemeler konusunda atılacak adımlar siyasi gündemin merkezinde yer almaya devam ediyor.
İktidara yakınlığıyla bilinen Türkiye Gazetesi’nin aktardığına göre, yasal düzenleme hazırlıkları için bayram sonrasında düğmeye basılması planlanıyor. Hazırlanacak teklifin yasalaşma sürecinin ise MİT’in sahadan gelecek “kritik eşik” raporuna bağlandığı belirtiliyor.
Habere göre Türkiye’ye dönüş yapan örgüt üyeleri arasında suça karışmış ve karışmamış olanlar için ayrı değerlendirme yapılacak.
“SUÇA KARIŞMAYANLARA AYRI YASA YOK”
Kulis bilgilerine göre “suça karışmamış” örgüt üyeleri için ayrıca bir yasa çıkarılmasına gerek görülmediği ifade ediliyor. Bu kişilerin Türkiye’ye dönüşlerinde cezaevine girmeden adli kontrol hükümlerine tabi tutulabileceği, belirli aralıklarla imza verme yükümlülüğü getirilebileceği belirtiliyor.
Ayrıca rehabilitasyon ve topluma kazandırma programı için ilgili kurumların yer alacağı bir mekanizma kurulmasının planlandığı kaydediliyor.
SUÇA KARIŞANLAR İÇİN KAMU DAVASI
Adam öldürme, bombalama, tehdit ve gasp gibi suçlara karışmış kişiler için ise ayrı bir yasal düzenleme yapılacağı ifade ediliyor. Bu kişiler hakkında kamu davası açılacağı belirtilirken, örgütün ortadan kalkması halinde “örgüt üyeliği” suçlamasının düşebileceği; ancak bireysel suçların Türk Ceza Kanunu kapsamında yargılanmaya devam edeceği aktarılıyor.
Haberde, infaz sürelerinde şu aşamada bir indirim öngörülmediği de vurgulanıyor.
YÖNETİCİLER DE AYNI KAPSAMA TABİ
Aktarılan bilgilere göre örgüt yöneticileri için ayrı bir düzenleme yapılması planlanmıyor. Türkiye’ye dönmek isteyen yöneticilerin de oluşturulacak hukuki çerçeveye tabi olacağı ifade ediliyor.
Avrupa’daki örgüt mensupları için de aynı prosedürün uygulanmasının öngörüldüğü belirtiliyor.
ÖCALAN İÇİN 2035 İDDİASI
Değerlendirmelerde, Abdullah Öcalan’ın şartlı tahliyeden yararlanabilmesi için Ceza İnfaz Kanunu’ndaki geçici hükümlerin değiştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. İnfaz sürelerinde değişiklik yapılmaması halinde Öcalan’ın ancak 2035 yılında şartlı salıverme kapsamında cezaevinden çıkabileceği iddia ediliyor.
Haberde yer alan bilgiler, olası düzenlemelere ilişkin iktidar kulislerinden aktarılan değerlendirmelere dayanıyor.


