Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut yönetimine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabından açıklamaları paylaşılan Soyer, belediye başkanlığı makamının asıl sahibinin seçmen olduğunu vurgulayarak, siyasi parti değişikliğinin seçmen iradesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Cemil Tugay’ın “Türkiye zaten AKP tarafından yönetiliyor” sözlerini eleştiren Soyer, bu açıklamanın muhalefet anlayışına ilişkin bir yaklaşımı ortaya koyduğunu savundu. Soyer, Tugay’ın İzmir’in 24 yıllık siyasi hikâyesini anlamadığını ve “muhalif” olmanın ne demek olduğunu bilmediğini ileri sürdü.

TUNÇ SOYER: “SEÇMENİN İRADESİNE SADAKATSİZLİKTİR”

Siyasi parti değiştirmenin hukuken mümkün olduğunu belirten Tunç Soyer, bir siyasi parti çatısı altında alınan oyların başka bir partiye taşınmasının kişisel hak olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

Soyer, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Fakat belediye başkanlığı için bir siyasi parti çatısı altında alınan yüz binlerce oyun yarışılan rakip partiye taşınması kişisel bir hak olarak kabul edilemez. Çünkü seçimle oturtulan makamın asıl sahibi seçmendir. Başkan sadece temsil yetkisini devralmıştır. Vekalet hak sahibi gibi tasarruf etme imkânı vermez. Partinizden ayrılıyorsanız, partinizle aldığınız oylarla oturduğunuz makamdan da ayrılırsınız, emanete ihanet etmemiş olursunuz. Aksi hak ihlali değilse, en hafif tabiriyle seçmenin iradesine sadakatsizliktir.

Cemil Tugay aslında bu sadakatsizliğin arkasındaki niyeti de açıkça itiraf etmiş, ‘Türkiye zaten AKP tarafından yönetiliyor’ demiş. 24 yıllık İzmir hikayesini hiç anlamadığını, ‘muhalif’ olmanın ne demek olduğunu bilmediğini göstermiş. Ancak bir yandan da geçtiği partinin kendi kusurlarını kapatacağı umuduna kapılmış.

Rakamlar ise bunun hiç de kolay olmadığını söylüyor. Bayetav’ın 2026 Yaz Barometresi, İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olmayanların oranının yüzde 59’a yükseldiğini, Cemil Tugay’a güvenenlerin oranının ise yüzde 16,3’e düştüğünü gösteriyor. Yani İzmirli bu transferden önce, onun İzmir ruhunu taşımadığını görmüş.”

“HER ŞEY BU KADAR GÜLLÜK GÜLİSTANLIK İSE AKP’YE GEÇMEYE NE GEREK VARDI?”

Cemil Tugay’ın bir gazeteye verdiği röportajda kendi dönemine ilişkin değerlendirmelerine tepki gösteren Soyer, belediyeyi plansız, programsız ve kadro yetersizliği bulunan bir durumda devraldığı yönündeki ifadeleri eleştirdi.

Tugay’ın belediyenin mali durumunu düzelttiğini, kadroyu toparladığını ve hizmetleri daha iyi bir noktaya taşıdığını söylediğini aktaran Soyer, bu açıklamalara şu sözlerle karşılık verdi:

“Cemil Tugay, 15 aydır bize çektirdikleri, İzmirlilere yaşattıkları yetmezmiş gibi bir gazeteye konuşmuş, benim dönemimle ilgili yine yalan yanlış ifadeler kullanmış. Röportajda diyor ki, ‘Maddi sıkıntıları bir tarafa gerçekten plansız, programsız, adeta kadrosuz, sorunların biriktiği bir şehir ve belediye teslim aldım. Herkes belediye hizmetlerinden memnuniyetsizliğini dile getiriyor. En basitinden yol meselesi var mesela. Ancak geçen 2 buçuk yıl içerisinde bütçeyi denkleştirdim, kadroyu toparladım ve belediyeyi gerçekten iyi bir hale getirdim.’

Madem öyle soruyorum, her şey bu kadar güllük gülistanlık ise AKP’ye geçmeye ne gerek vardı? Bu sorunun cevabını veremeyeceğini biliyorum. Ama itham ve iddialarıyla ilgili bazı cevapları İzmirlilere, çalışma arkadaşlarıma borç biliyorum.”

“BELEDİYENİN BORCU 1 MİLYAR 200 MİLYON DOLAR OLMUŞ”

Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin borç durumuna ilişkin rakamları da paylaşarak mevcut yönetimi eleştirdi. Soyer, Mayıs 2026’da yapılan belediye meclisi konuşmasında AKP Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız’ın açıkladığı rakamlara atıfta bulundu.

Soyer’in açıklamasına göre belediyeyi Mart 2019’da 590 milyon dolar borçla devraldı. Deprem ve pandemi gibi krizlere rağmen çok sayıda yatırım gerçekleştirdiklerini belirten Soyer, Nisan 2024’te belediyeyi 640 milyon dolar borçla devrettiğini ifade etti.

Mevcut yönetimin iki yıllık döneminin ardından belediyenin borcunun 1 milyar 200 milyon dolara ulaştığını öne süren Soyer, personel giderleri ve personel hizmet alımlarının toplam bütçedeki payına ilişkin verileri de paylaştı.

Soyer, bu oranın 2024 yılının başında yüzde 26,18 olduğunu, 2025 yılında ise yüzde 25,57’ye gerilediğini belirterek, işten çıkarmalar ve belediye çalışanlarıyla yaşanan gerilimlerin sonucunun yalnızca yaklaşık 0,6 puanlık bir fark olduğunu savundu.

TUNÇ SOYER: “PLANSIZ PROGRAMSIZ OLAN BENİM DÖNEMİM DEĞİLDİR”

Görev süresi boyunca hayata geçirdiği projelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Soyer, 144 projeyle vaatlerinin yüzde 87’sini gerçekleştirdiğini ve bunlara ek olarak 15 proje daha hayata geçirdiğini söyledi.

Soyer, belediyenin bütçe gerçekleşme oranlarını da karşılaştırdı. Açıklamasına göre İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 2023 yılında bütçe gelir gerçekleşmesi yüzde 116, gider gerçekleşmesi ise yüzde 98 oldu. Soyer, 2025 yılında bu oranların sırasıyla yüzde 87 ve yüzde 85’e gerilediğini belirterek mevcut yönetimin bütçe öngörüleri ve harcama planlarında sapmalar yaşandığını ileri sürdü.

Soyer, söz konusu rakamların ardından şu ifadeleri kullandı:

“Dolayısıyla plansız programsız olan varsa bu benim dönemim değildir.”

“DENEYİMLİ KİŞİLERİN İŞTEN ÇIKARILMASI SORUNLARI YARATTI”

Epilepsi hastalarına nöbet uyarısı: Nöbet sırasında bu hataları yapmayın
Epilepsi hastalarına nöbet uyarısı: Nöbet sırasında bu hataları yapmayın
İçeriği Görüntüle

Tunç Soyer, göreve geldiğinde belediyenin kurumsal hafızasını korumak amacıyla büyük çaplı kadro değişikliklerine gitmediğini belirtti. “Kamuda devamlılık esastır” ilkesini koruduğunu ifade eden Soyer, Cemil Tugay döneminde deneyimli ve belediye hafızasını taşıyan kişilerin işten çıkarılmasının sorunlara yol açtığını savundu.

Asfalt çalışmalarına ilişkin verileri de gündeme getiren Soyer, kendi görev süresinin İzmir tarihinde asfaltlama açısından rekor yıllar olduğunu ve her yıl ortalama yaklaşık 1 milyon ton sıcak asfalt döküldüğünü söyledi.

Soyer, 2025 yılında dökülen asfalt miktarının 387 bin ton olduğunu öne sürerek, mevcut dönemdeki asfalt çalışmalarının kendi dönemindeki yıllık ortalamanın yaklaşık üçte birine karşılık geldiğini ifade etti.

TUNÇ SOYER: “İZMİR ÇARESİZLİĞE VE YANLIŞA MAHKÛM DEĞİLDİR”

Açıklamasının sonunda kendi görev süresindeki çalışmalarını savunan Tunç Soyer, İzmir’de son iki buçuk yılda yapılanları da eleştirdi. Kordon’a yapılan duvarı, kullanılmadığını öne sürdüğü deniz taksileri ve tuktukları örnek gösteren Soyer, mevcut yönetimin çalışmalarını sorguladı.

Soyer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Yaptığımız onlarca icraatı, devrim niteliğinde projeyi bu yazıda anlatacak değilim. Maksimum çalışma potansiyelimi kullandım, kendi biyolojik sınırlarımı zorlayarak çalıştım, dolayısıyla vicdanım rahat. Sürekli benim dönemimi kötülemenin, hala nedenini anlayamasam da onun bitmek bilmez düşmanlığından kaynaklandığını biliyorum.

Peki son 2,5 yılda İzmir’de ne yapıldı? Kordon'a duvar, alıp kullanmadığınız deniz taksiler ve tuktuk’lar dışında 2,5 yıl İzmir için ne yaptınız? Tabii ismini değiştirerek mevcuttakileri devam ettirdiğiniz, kapattığınız, durdurduğunuz, eksik evraklarla şikâyet ettiğiniz işler dışında. Yanlış hayat doğru yaşanmıyor. Fakat İzmir çaresizliğe ve yanlışa mahkum değildir.

İzmir Büyükşehir Meclisi’nin sorumluluğu bir kat daha artmıştır. Bu makus talihi değiştirmek artık yine İzmir’in oylarıyla seçilen haysiyetli meclis üyelerinin omuzlarındadır. İzmir, umutla her birinin ‘İzmir duruşu’na göstereceği saygıyı ve şehirlerine duydukları sorumluluğu görmeyi bekleyecektir.”

Kaynak: BİRGÜN