Hakkari mitinginde en son konuşmayı Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan yaptı.

Bakırhan, "Yüzlerce kilometre kat edip bugün burada Sümbül Dağı’nın eteğinde Hakkari halkıyla olan herkesi selamlıyorum. Van’da olduğu gibi bugün burada dayanışma içerisinde olan ve Kürt halkını, Hakkarilileri yalnız bırakmayan değerli dostlarımıza söz veriyoruz.

Önümüzdeki günlerde daha büyük, daha güçlü bir mücadeleyle birlikte başta Kürdistan olmak üzere Türkiye’deki iktidarının zulmüne karşı, faşizan politikalarına karşı daha güçlü bir duruş ortaya koyacağımızın sözünü tekrar veriyoruz” dedi.

'HAKKARİ BİZİMDİR, HAKKARİ BİZİZ'

Artı Gerçek’ten Rojhat Abi’nin haberine göre, Hakkari'ye kayyım atanmasının Türkiye'de ve dünyada tartışıldığını vurgulayan Bakırhan, "Ama iktidar gözünü, kulağını kapatmış bir şekilde hala kayyımcı anlayışın doğru olduğunu savunuyor. Bugün Hakkari'ye girdiğimizde kayyım vali ‘Hoşgörünün barışın kentine ‘hoş geldiniz’ diyor. Kayyım efendi, bir huzur varsa onu da bozdunuz, bir barış varsa onu da bozdunuz. Bir halkın iradesine zorla gaspla atanan bir insanın ‘kentimize hoşgeldiniz’ demesini kabul etmiyoruz.

Colemêrg kadınların, gençlerin, emekçilerin, Kürtlerin kentidir. Colemêrg iradesini DEM Parti'nin adayları lehine kullanan onurlu Hakkarililerin kentidir. Colemêrg bizimdir, biziz. Hakkari bizimdir, Hakkari biziz. Sizler olsa olsa gaspçı olursunuz. Halkımızın halklarımızın dayanışmasıyla birlikte bir gün size de bay bay diyeceğiz. Sizi atayan o iktidar zihniyetine de güle güle diyeceğiz. Bu günler uzak değil” diye konuştu.

'KÜRTLERE DÜŞMAN HUKUKU UYGULUYORSUNUZ'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hakkari'ye kayyım atanmasıyla ilgili sözlerine yanıt veren Bakırhan, "Demiş ki ‘biz hukuku uyguluyoruz.’ Kürdistan’da Kürtlere karşı bir hukuk uyguluyorlar. Ama o hukuk düşmanlık hukukudur. Dağını yasaklayacaksın, yaylasını yasaklayacaksın, dilini yasaklayacaksın, sandık kuracaksın iradesini seçecek iradesini yasaklayacaksın. İradesini gasp edip eşbaşkanı içeri atacaksın bir de diyeceksin biz hukuku uyguluyoruz. Sen düşmanlık hukukunu uyguluyorsun. Bütün Kürtler, emekçiler, muhalifler, sosyalistler bunu çok iyi biliyor. Bu düşmanlık hukukunun bu coğrafyada sona ermesi için mücadele edeceğiz" dedi.

'HRANT DİNK'İ KATLEDENLER SERBEST, TAHİR ELÇİ'Yİ KATLEDENLER BERAAT ETTİ'

Halk ihlallerine ve hukuksuzluklara dikkat çeken Bakırhan, "83 yaşındaki Makbule anne cezaevinde. 75 yaşındaki Hatice Yıldız kızına cezaevine para gönderdiği için sedye ile cezaevine konulacak, Hrant Dink’i katleden katilleri serbest bırakacaksın, Tahir Elçi’yi katledenlere beraat vereceksin, Kürdün toprağını taşını yakanı, evini başına yıkanı serbest bırakacaksın, JİTEM davalarını beraat ve cezasızlıkla sonuçlandıracaksın bir de kayyım efendi diyecek ki 'kentimize hoş geldiniz” dedi.

'DENİZLER, MAHİRLER, MAZLUMLAR, SAKİNELER GİBİ PES ETMEYECEĞİZ'

"Bunlar bize düşman. Dağımıza, Zap’a düşman, Sümbül'e düşman" diyen Bakırhan, şöyle devam etti:

"31 Mart’ta Kürdistan halkı, Türkiye halkları tam da bize düşmanlık yapan, bizi yok sayan bu anlayışı sandığa gömdü ama utanma yok arlanma yok. İki dönemdir kayyım atanmış, kayyımlar belediyeleri soymuş, talan etmiş, Kürdün diline kültürüne düşmanlık yapmış kentler toz içerisinde, çamur içerisinde, işsizlik ve yoksulluk içerisinde kıvranıyor beyefendi diyor ki ben hukuk uyguluyorum. Hangi hukukmuş bu?

Bu düşmanlık hukukudur. Bizler var olduğumuz müddetçe, Seyid Rızalar gibi, Şeyh Saidler gibi, Mazlumlar gibi, Mahirler, Denizler, İbrahimler, Sakineler gibi asla bu düşman hukuku karşısında pes etmeyeceğiz. Bir gün mutlaka ama bir gün mutlaka Hakkari halkı, Amed hakkı, Dersim halkı iradesini yansıtacak ve iradesi demokratik bir ortamda kendi kentlerini yönetecek. Bizler iki dönemdir kayyıma pes etmedik. İki dönemdir bu kayyımcı anlayışı sandığa gömdük. Üçüncü dönem hangi yüzle kayyım atıyorsunuz, buyurun açıklayın."

'AK Gençlik Ocakları Başkanı' Ferhat Aydoğan tutuklandı 'AK Gençlik Ocakları Başkanı' Ferhat Aydoğan tutuklandı

'SORUŞTURMASI OLMAYAN KÜRT MÜ VAR?'

Bakırhan, “Neymiş belediye eş başkanımızın soruşturması varmış. Allah sizin belanızı versin. Soruşturması olmayan Kürt mü var? 7 yaşından 80 yaşına kadar fişlemediğiniz soruşturma açmadığınız dava açmadığınız tek bir Kürt muhalif bu ülkede bıraktınız mı? Hayır. Burada da takkiye yapıyorlar. Bakın soruşturması olmayan Hakkari Belediye Eşbaşkanımız geçen dönem belediye eşbaşkanlığı yapan başkanımızın hiçbir soruşturması yoktu.

Oğlunun cenazesine katıldığı için... Bir başka belediye eşbaşkanımız davası yok aday tanıtım toplantısına katıldığı için görevinden alındı. Ya bir insan partisi tarafından aday gösterilince aday tanıtımı yapmaz mı? Buna AKP yapıyor, CHP, MHP yapıyor ama Kürt kendi aday tanıtım toplantısına katılınca bu suç oluyor. Soruşturma oluyor ve yerine kayyım atanma gerekçesi yapılıyor. Bakın bir başka belediye eşbaşkanımız hiçbir soruşturması yoktu geçen dönem niye kayyım atadılar.

Diyor ki 8 Mart etkinliğine katıldı. Bir kadın eşbaşkanımıza. Değerli arkadaşlar bu yalancılar, başları secdede elleri semada ama akılları Kürt düşmanlığında olan bu yalancılar sizi kandırmaya çalışıyorlar. Ama bu onurlu Kürt halkı bu Sümbül Dağı gibi dik onurlu kayyıma faşizme baskıya taviz vermeyen onurluca partisine halkına sahip çıkan bu halk kimin yalan söylediğini biliyor” dedi.

'ORTAK MÜCADELEYİ BÜYÜTMEZSEK İÇTİĞİMİZ SUYA DA KAYYIM ATACAKLAR'

Hakkari'deki dayanışma ve direnişin bundan sonra kayyım atamak isteyenleri düşündüreceğini söyleyen Bakırhan, "Ortak mücadeleyi büyütmezsek bunlar bizim evlerimize, işyerlerimize, cebimizdeki paraya, içtiğimiz suya, zeytine bile kayyım atayacaklar. Emin olun öylesine büyük bir düşmanlık yapıyorlar ki bir gün bakarsınız bir KHK ile birlikte ‘altı zeytinden fazla yemek yasaktır.

Kürtler çalışamaz, kadınlar evlerinden çıkamaz’ diyebilirler. Bu zulüm düzeni karşısında bugün burada olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanında bir araya geleceğiz. Bizi yok sayan, irademizi gasp eden, dilimizi kültürümüzü yok sayan yasaklayan, bizi aşsızlığa, işsizliğe mahkum eden bu kayyım düzeni karşısında ancak birleşirsek dayanışırsak burada olduğu gibi her zulüm karşısında aynı dayanışmayı ortaya koyarsak emin olun başarmamak için hiçbir sebep yok" diye konuştu.

'31 MART'TA YENİLMEZ DENEN PARTİYİ SANDIĞA GÖMDÜNÜZ'

31 Mart seçimlerini hatırlatan Bakırhan, "31 Mart'ta yenilmez denilen partiyi sandığa gömdünüz. Şimdi bu kayyımcı anlayışı hep birlikte dayanışarak mücadele ederek göndermeye var mısınız? Dün Van’da olduğu gibi, bugün Hakkari'de olduğu gibi, yarın emekçilerin, yoksulların, ezilenlerin başına gelecek bir kötülük karşısında nerede olursa olsun Muğla’da Konya’da İstanbul’da İzmir’de Kars’ta, Iğdır’da dayanışmaya var mısınız? Ben de sizlere inanıyorum İstanbuldan Muğla’dan, İstanbuldan, İzmirden yüzlerce kilometre öteden emekçi yoksul Colemêrg halkıyla dayanışmak için buraya gelen siz fedakar yiğit halkımızın bu zulüm düzeni karşısında direneceğine inanıyorum” dedi.

'İÇİŞLERİ BAKANINI HUKUKA DAVET EDİYORUM'

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya seslenen Bakırhan, "Bütün akılları fikirleri düşünceleri Kürdü yok saymak, Kürdü yok etmek, iradesini gasp etmektir. Bu düzen karşısında hep birlikte duracak mıyız? İçişleri Bakanına da buradan söylüyorum. Durduk yere kayyım atamamışlar ya şimdi sizlere söylüyorum. Katilleri arka kapılardan salıveriyorlardı, şimdi ön kapılardan ellerinde tesbih ile salıveriyorlar.

İçişleri Bakanını hukuka davet ediyorum. Hrant Dink’in katilinin serbest bırakılması konusunda bir irade ortaya koymaya davet ediyorum. Tahir Elçi cinayetinde güpegündüz apaçık kameralar önünde kimin katledildiği açık bir şekilde ortadayken kayyımla uğraşan Kürt halkının iradesi ile uğraşan İçişleri Bakanına kendi göreviyle hukukla, kendi bakanlığının sorumluluk alanına giren işlerle uğraşmasına davet ediyorum” diye konuştu.

Mitingin ardından katılımcılar Hakkari kent merkezine yürüyüş düzenledi.

Editör: Selda Manduz