Gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun ailesi, suikast dosyasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Aile, yargılaması devam eden dosyanın Adalet Bakanlığı tarafından hangi gerekçeyle yeniden incelendiğinin açıklanmasını isterken, firari sanık Oğuz Demir'in yakalanması için Adalet ve İçişleri bakanlıklarına çağrıda bulundu.

Gazete Kritik'ten Ezgi Atik'in haberine göre, Gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun ailesi, 24 Ocak 1993'te Ankara'da bombalı suikast sonucu yaşamını yitiren Mumcu'nun dosyasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Gazete Kritik'ten Ezgi Atik'in haberine göre, aile, halen yargılaması süren dosyanın Adalet Bakanlığı tarafından yeniden incelenmesine ilişkin belirsizliklerin giderilmesini ve firari sanık Oğuz Demir'in yakalanarak adalet önüne çıkarılmasını talep etti.

Açıklamada, Uğur Mumcu cinayetinin yalnızca tetikçileriyle değil, karar veren, azmettiren, yönlendiren, koruyan ve varsa uluslararası bağlantılarıyla birlikte tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiği vurgulandı.

"OĞUZ DEMİR'İN YAKALANMASI İÇİN SOMUT İLERLEME SAĞLANAMADI"

Aile, bombayı Uğur Mumcu'nun aracına yerleştirmekle suçlanan Oğuz Demir'in bugüne kadar yakalanamadığını hatırlatarak, dosyanın Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde halen derdest olduğunu belirtti.

Açıklamada, Oğuz Demir'in yakalanması ve Türkiye'ye iadesi amacıyla Adalet Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulduğu, ancak bugüne kadar sanığın yargı önüne çıkarılmasını sağlayacak somut bir gelişme yaşanmadığı ifade edildi.

"YENİDEN İNCELEME CİDDİ BELİRSİZLİK YARATTI"

Mumcu ailesi, Adalet Bakanı'nın yaklaşık 680 faili meçhul dosyanın yeniden incelendiğini ve Uğur Mumcu dosyasının da bu kapsamda ele alındığını açıklamasının kendilerinde kaygı yarattığını belirtti.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Yargılaması mahkeme önünde sürmekte olan bir dosyanın hangi amaçla, hangi kapsamda ve hangi usulle Bakanlık masasında ayrıca incelemeye alındığı müvekkillerimiz bakımından ciddi bir belirsizlik ve kaygı yaratmıştır."

MOSSAD İDDİALARINA TEPKİ

Aile, yeniden gündeme getirilen Mossad iddialarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla belirlenmiş sorumlulukları tartışmalı hale getirebileceğini savundu.

Açıklamada, aynı iddiaların daha önce bombayı hazırladığı kesinleşmiş yargı kararıyla kabul edilen Ferhan Özmen tarafından yargılamanın yenilenmesi talebine gerekçe yapıldığı, ancak Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi ile Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu talepleri reddettiği hatırlatıldı.

Öcalan'dan 'çerçeve yasa' mesajı: 'En az Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir sürecin başlangıcındayız'
Öcalan'dan 'çerçeve yasa' mesajı: 'En az Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir sürecin başlangıcındayız'
İçeriği Görüntüle

Mahkemelerin, emekli Hava Pilot Korgeneral Erdoğan Karakuş'un açıklamalarının dosyaya dayalı doğrudan bilgi niteliği taşımadığına ve yeni delil olarak kabul edilemeyeceğine hükmettiği belirtildi.

"ARAŞTIRMAYA KARŞI DEĞİLİZ"

Mumcu ailesi, cinayetin daha geniş kapsamda araştırılmasına karşı olmadıklarını ancak bunun kesinleşmiş yargı kararlarını etkisiz hale getirecek şekilde yürütülmemesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:

"Beklentimiz, dosyanın tetikçilerle sınırlı kalmaması; azmettirici, karar verici, yönlendirici ve varsa dış bağlantıların somut delillerle ortaya çıkarılmasıdır. Ancak bu araştırma, kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla belirlenmiş sorumlulukları ortadan kaldıracak, mahkum failleri aklayacak ya da kaçak sanığın yakalanması görevini perdeleyecek biçimde yürütülemez."

ADALET BAKANI'NDAN RANDEVU TALEBİ

Açıklamada, Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu ile avukatları Turgut Kazan ve Yalçın Akbal adına 27 Temmuz 2026 tarihinde Adalet Bakanı'ndan randevu talep edildiği ancak bugüne kadar bu talebe yanıt verilmediği bildirildi.

Aile, yanıt verilmemesinin sürecin sınırları ve yönüne ilişkin belirsizliği artırdığını belirtti.

BAKANLIKLARA ÇAĞRI

Açıklamanın sonunda Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'na çağrıda bulunan Mumcu ailesi, taleplerini şu sözlerle dile getirdi:

"Yargılaması süren bir dosyanın mahkeme dışında hangi gerekçeyle incelendiğinin açıklanmasını, Adalet Bakanı'ndan talep edilen randevunun gecikmeden verilmesini ve müvekkillerimizin endişelerinin doğrudan dinlenerek giderilmesini bekliyoruz. Adalet Bakanlığı'nı ve İçişleri Bakanlığı'nı, Oğuz Demir'in yakalanması için gerekli tüm adımları atmaya çağırıyoruz."

Kaynak: Gazete Kritik