Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van baroları, Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreç kapsamında hazırlanan ve TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” hakkında ortak açıklama yaptı.

Yaklaşık yarım asırdır devam eden çatışmaların ağır toplumsal sonuçlara yol açtığına dikkat çeken barolar, silahların tamamen susması ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde çözülmesine yönelik adımların önemine vurgu yaptı.

“TARİHÎ BİR ADIM”

İddia: Abdullah Öcalan yeni bir çağrı yapacak
İddia: Abdullah Öcalan yeni bir çağrı yapacak
İçeriği Görüntüle

Barolar, ortak açıklamalarında yaklaşık yarım asırdır süren çatışmaların on binlerce kişinin yaşamını yitirmesine, derin toplumsal acılara, zorunlu göçlere ve ağır ekonomik bedellere neden olduğunu belirtti.

Açıklamada, “Yaklaşık yarım asırdır on binlerce insanın yaşamını yitirmesine, derin toplumsal acılara, zorunlu göçlere ve ağır ekonomik bedellere neden olan çatışma ortamının kalıcı biçimde sona erdirilmesine yönelik her samimi hukuki ve demokratik adımı tarihî bir fırsat olarak değerlendiriyoruz” denildi.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yasanın hukuk tekniği ve kapsamı açısından geliştirilmesi gereken yönleri bulunduğunu belirten barolar, düzenlemenin silahların tamamen susmasını ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde çözülmesini hedeflemesini “tarihî bir adım” olarak nitelendirdi.

“KALICI BARIŞ YALNIZCA CEZA HUKUKU DÜZENLEMELERİYLE SAĞLANAMAZ”

Kalıcı barışın yalnızca ceza hukuku düzenlemeleriyle sağlanamayacağına dikkat çeken barolar, sürecin hukukun üstünlüğü, şeffaflık, toplumsal adalet ve demokratikleşme temelinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Ortak açıklamada, “Sürecin; hukukun üstünlüğü, şeffaflık, toplumsal adalet ve demokratikleşme temelinde ilerlemesi, temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ve toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla desteklenmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.

Barolar ayrıca, yasanın uygulamada farklı yorumlara yol açabilecek hükümlerinin açık ve öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirterek, kapsamın netleştirilmesi ve eşit uygulamayı sağlayacak objektif ölçütlerin belirlenmesi çağrısında bulundu.

“İLKESEL OLARAK DESTEKLİYORUZ”

Açıklamada yasanın eksikliklerine ilişkin değerlendirmelerin saklı tutulduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Eksikliklerinin evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda giderilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerimizi saklı tutmakla birlikte; ülkemizin uzun yıllardır özlemini duyduğu kalıcı barışa katkı sunabilecek bu düzenlemeyi tarihî bir fırsat olarak görüyor ve ilkesel olarak destekliyoruz.”

ÇERÇEVE YASA MECLİS’TEN GEÇTİ

Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak anılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos’ta TBMM Genel Kurulu’nda 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edildi.

12 maddeden oluşan düzenleme, Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreç kapsamında silahlı çatışmanın sona erdirilmesi, silahların bırakılması ve toplumsal bütünleşmeye ilişkin hukuki mekanizmalar içeriyor.

Kanunun kabul edilmesinin ardından düzenleme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunuldu.