Adalet Bakanı Akın Gürlek, barış süreci kapsamında kabul edilen çerçeve yasanın PKK’nin silah bıraktığının resmen teyit edilmesinin ardından yürürlüğe gireceğini belirterek, sürecin yalnızca silahsızlanma ve hukuki düzenlemelerle sınırlı olmadığını söyledi. Gürlek, kalıcı huzurun sağlanması halinde bölgenin ekonomik ve turizm potansiyelinin de daha güçlü biçimde değerlendirilebileceğini savunarak Munzur’u örnek gösterdi.
TV100’de gazeteciler Başak Şengül ve Buket Aydın’ın sorularını yanıtlayan Gürlek, çerçeve yasanın uygulanabilmesi için PKK’nin silah bıraktığının teyit edilmesi gerektiğini söyledi.
Gürlek, bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla yapılacağını, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yasanın yürürlüğe gireceğini ifade etti.
SİLAH BIRAKMANIN ARDINDAN HUKUKİ SÜREÇ BAŞLAYACAK
Çerçeve yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte cezaevinde bulunan ya da silah bırakarak teslim olan kişiler açısından hukuki sürecin başlayacağını belirten Gürlek, uygulama sürecinde ortaya çıkabilecek ihtiyaçlara göre yeni düzenlemelerin de gündeme gelebileceğini söyledi.
Gürlek, “Çerçeve yasa kabul edildi. İnfaz ile ilgili düzenleme de olacaktır. Yasal ihtiyaç varsa kurulun gözlemlemesi ve ihtiyaçların giderilmesi için yeni düzenlemeler olacaktır” dedi.
ÇERÇEVE YASADAN MUNZUR’A UZANAN MESAJ
Sürecin yalnızca güvenlik ve hukuk başlıkları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Gürlek, kalıcı huzurun bölgedeki ekonomik ve turistik imkanların gelişmesine de katkı sunabileceğini dile getirdi.
Bir bölge ziyaretinde kendisine Ağrı Dağı’nın eteklerinde piknik yapabilmenin hayal edildiğinin anlatıldığını söyleyen Gürlek, bu sözlerden etkilendiğini belirtti.
Nevşehirli olduğunu ve Kapadokya’nın önemli bir turizm merkezi haline geldiğini hatırlatan Gürlek, Dersim’deki Munzur bölgesine dikkat çekerek, “Neden insanlarımız orada tatil yapmasın?” diye sordu.
Gürlek’in Munzur örneği, çerçeve yasa ve silahsızlanma süreciyle hedeflenen yeni dönemin yalnızca hukuki bir düzenleme olarak değil, çatışmaların sona ermesiyle birlikte bölgenin turizm, ekonomi ve günlük yaşam potansiyelinin güçlenmesi perspektifiyle ele alındığını ortaya koydu.
“BASİT TAHRİKLERE GÖZ YUMMAYACAĞIZ”
Gürlek, süreç kapsamında tribünlerde yaşanan bazı olaylara da değinerek, barış sürecini provoke etmeye yönelik girişimlere izin verilmeyeceğini söyledi.
“Basit tahriklere başvuranlara karşı göz yummayacağız” diyen Gürlek, toplumsal huzurun korunmasının sürecin önemli başlıklarından biri olduğunu vurguladı.
Gürlek ayrıca çatışmalı süreçlerin Türkiye’ye ekonomik açıdan ağır maliyetler getirdiğini savunarak, bugüne kadar yaşanan kayıpların 2,3 trilyon dolar seviyesinde olduğunu ifade etti.


