Ülke gündeminde geniş yankı uyandıran fon soruşturmasının ardından fonların tasfiye sürecine ilişkin yeni bir yasal düzenleme için Meclis’e kanun teklifi sunuldu.
AKP tarafından hazırlanan teklif 9 maddeden oluşuyor.
Teklife ilişkin açıklama yapan AKP Meclis Grup Başkanı Abdullah Güler, tasfiye sürecinde kamu kaynağının kullanılmayacağını söyledi.
Güler, fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde ise “Hata yapanlar olabilir ama biz büyük bir partiyiz” ifadelerini kullandı.
TEKLİFİN AMACI: FON VARLIKLARININ KORUNMASI VE YATIRIMCIYA ADİL DAĞITIM
Kanun teklifinin gerekçesinde, düzenlemenin temel yaklaşımının her fonun kendi malvarlığı ile gerçek fon pay sahiplerinin tespit edilmesi olduğu belirtildi.
Fon varlıklarının yatırımcıların ortak menfaati gözetilerek ekonomik değer kaybına uğramadan tasfiye edilmesi ve elde edilen nakdin fon pay sahiplerine adil biçimde dağıtılması hedefleniyor.
Teklifte Sermaye Piyasası Kurulu’na, piyasa fiyatının gerçek değeri yansıtmadığı veya olağan satış yöntemlerinin tasfiyeyi geciktirdiği durumlarda farklı yöntemlere karar verebilme yetkisi verilmesi öngörülüyor.
Buna göre geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi, farklı fiyat marjı ve gerektiğinde Borsa dışında satış gibi yöntemler kullanılabilecek.
Teklif gerekçesinde tasfiye sürecinin yalnızca varlıkların hızlı biçimde satılması olarak değil, yatırımcılar açısından mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesini ve borsa işlemlerinin sağlıklı şekilde yürütülmesini hedefleyen kontrollü bir süreç olarak kurgulandığı belirtildi.
TASFİYE SÜRECİNİ SPK YÖNETECEK
Teklifin 3. maddesinde fonların tasfiyesinin Kurulun gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülmesi öngörülüyor.
Kurul; Tasfiye sürecinin aşamalarını, fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarını, fon pay sahipliğinin belirlenme yöntemini, ara ve nihai ödemeleri, dağıtım sırasını, tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.
Tasfiye ile görevli kuruluşların ise yatırımcıların menfaatini, ilgili varlığın piyasa koşullarını, fon portföy yapısını, fon varlıklarının korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi için gerekli özeni göstermesi öngörülüyor.
BORSA DIŞINDA SATIŞ YAPILABİLECEK
Teklifte, borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin Kurul tarafından belirlenmesi halinde farklı satış yöntemlerinin kullanılabilmesine imkan tanınıyor.
Bu kapsamda; Geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi, geçici farklı fiyat marjı gibi yöntemler uygulanabilecek.
Kurul ayrıca tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına da onay verebilecek.
Borsa veya Borsa dışında yapılacak satışlarla varlıkları satın alan yatırımcıların, söz konusu varlıkları belirli bir süre Borsada satamamasına veya bu varlıkların Borsada satılması sonucunu doğuracak işlemlerde bulunamamasına da Kurul tarafından karar verilebilecek.
FON PAY SAHİPLERİ KAYITLAR ÜZERİNDEN BELİRLENECEK
Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetimi ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına dahil edilecek.
Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılacak.
Fon pay sahipliği ise MKK, Takasbank, TEFAS, portföy saklama kuruluşları ve dağıtım kuruluşlarının kayıtları karşılaştırılarak fon ve hesap bazında tespit edilecek.
Ayrıca MKK, Takasbank, Borsa, Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ve diğer ilgili kurumların gerekli bilgi ve belgeleri Kurula, YTM’ye ve/veya TMSF’ye gecikmeksizin vermesi öngörülüyor.
Bu kurumların özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklama hükümlerini gerekçe göstererek bilgi vermekten kaçınamayacağı belirtiliyor.
BAZI KİŞİLERE TASFİYE VE GERİ KAZANIM HESABINDAN ÖDEME YAPILMAYACAK
Teklifte dikkat çeken düzenlemelerden biri de 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104, 106 veya 107. maddelerinde düzenlenen fiillerle ilgili.
Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından veya bu fonlarla birlikte hareket edilerek söz konusu fiillerin işlenmesi ya da fonların iştirakiyle bu fiillerin gerçekleştirilmesi halinde, Kurul tarafından bu fiilleri işlediği veya birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumlara tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmayacak.
YATIRIMCIYA 1 MİLYON TL’YE KADAR ARA ÖDEME
Teklifin 4. maddesi fon yatırımcılarına yapılacak ödemelerin nasıl hesaplanacağını düzenliyor.
Fon malvarlığının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir nakdin, tasfiye kararından bir önceki gün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı üzerinden hesaplanan toplam tutarı karşılamaya yetmemesi halinde, tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde fon pay sahibinin net yatırım tutarı dikkate alınacak.
Net yatırım tutarı, fona yapılan nakit giriş ve çıkışlarının tasfiye tarihine kadar TÜİK tarafından açıklanan TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalaması üzerinden kıstelyevm yöntemiyle hesaplanacak.
Fon pay sahiplerinin tasfiye bakiyesinden alacakları ödemelerden mahsup edilmek üzere, Kurul tarafından belirlenen fonlarda ara ödeme yapılabilecek.
Buna göre;
Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara bu tutar kadar, 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek.
Ara ödeme, ilgili fonun tasfiye malvarlığından gerçekleştirilecek.
Fon zararından şahsi sorumluluk getiriliyor
Teklifin 5. maddesi “şahsi sorumluluk” başlığıyla düzenleniyor.
Buna göre fon malvarlığından mevzuata aykırı şekilde veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın;
Karşılıksız veya muvazaalı işlemler, kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım-satım, repo, ters repo veya benzeri işlemler yoluyla ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettiği kişiler ya da diğer üçüncü kişiler lehine çıkarılan veya aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesiyle elde edilen değerler, fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer olarak kabul edilecek.
Bu durumda fonun zarara veya kayba uğratılmış sayılması öngörülüyor.
ÖNCELİKLİ SORUMLULUK PORTFÖY YÖNETİM ŞİRKETİNDE OLACAK
Teklife göre zarardan veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu olacak.
Bu tutarın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça belli olması halinde, fonun zarara uğratılmasında sorumluluğu Kurul tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilen kişiler şahsen sorumlu tutulabilecek.
Kişilerin görevlerinden ayrılmış olması da görev yaptıkları veya yönetim ve kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.
TMSF’YE KAYYIM YETKİSİ
Teklifin 6. maddesinde ise TMSF’ye ilişkin düzenleme yer alıyor.
Buna göre fona devredilemeyen malvarlığı bakımından TMSF kayyım olarak atanabilecek.
Kayyım atanması halinde TMSF, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında kendisine tanınan yetkileri kullanabilecek.
TMSF, dava sonucunun beklenmesine gerek olmaksızın malvarlıklarını satabilecek veya tasfiye edebilecek.
Satış ve tasfiyeden elde edilen tutarlar ise her bir fon için ayrı ayrı açılan geri kazanım hesaplarında izlenecek.
MÜSADERE EDİLEN DEĞERLER FONA AKTARILABİLECEK
Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkeme tarafından belirlenen değerlerin Hazineye gelir kaydedilmeksizin ilgili yatırım fonuna aktarılmasına karar verilebilecek.
Tasfiyenin tamamlanmış olması halinde söz konusu değerler geri kazanım hesabına aktarılacak.
Kanun teklifi kapsamında tahsil ve/veya iade edilen tutarlar ile suçla bağlantılı malvarlığı değerlerinden ilgili fona veya fon pay sahiplerine aktarılmasına karar verilen tutarlar, TMSF nezdinde her bir fon için ayrı alt hesaplarda geri kazanım hesabı olarak tutulacak.
Bu tutarların TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı olacağı da teklif metninde düzenleniyor.



