AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine sert tepki gösterdi. Çelik, açıklamasında hem Türkiye’nin yürüttüğü barış diplomasisini hem de “Terörsüz Türkiye” hedefini merkeze alarak, sürecin bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıdığını vurguladı
Çelik, İsrail yönetiminin söylemlerinin yalnızca Türkiye’yi hedef almadığını, aynı zamanda bölgedeki barış girişimlerini sabote etmeye dönük çok katmanlı bir strateji içerdiğini belirtti. Özellikle Pakistan’daki kritik barış görüşmelerine dikkat çeken Çelik, Türkiye’nin çözüm ve istikrar odaklı yaklaşımının bazı çevreleri rahatsız ettiğini ifade etti.
Açıklamasında “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin altını çizen Çelik, bu vizyonun sadece Türkiye için değil, geniş bir coğrafya için barışın anahtarı olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin hakikat temelli barış diplomasisi yürüttüğünü vurgulayan Çelik, Ankara’nın hiçbir şekilde bölgesel çatışmaların parçası olmayacağını, aksine çözümün ve diyalogun tarafında durduğunu kaydetti.
Çelik, İsrail’in bölgedeki Kürtleri kendi politikaları doğrultusunda yönlendirme çabalarının da başarısız olduğunu belirterek, Irak ve İran’daki Kürtlerin bu girişimlere itibar etmediğini söyledi. Türkiye’deki birlik ve beraberlik vurgusunu da öne çıkaran Çelik, dış kaynaklı provokasyonlara karşı ortak duruş çağrısı yaptı.
Açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “insanlık ittifakı” anlayışıyla küresel ölçekte barış ve adalet çağrısı yaptığını belirten Çelik, İsrail yönetiminin sert söylemlerinin ise Türkiye’nin bu etkili diplomasi hattı karşısında yaşadığı rahatsızlığın göstergesi olduğunu ifade etti.
Öte yandan Netanyahu ve Katz’ın açıklamalarının Türkiye’deki iç siyaseti hedef alacak şekilde genişletilmesine de değinen Çelik, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu vurguladı. Türkiye’nin milli çıkarları söz konusu olduğunda siyasi ayrım gözetmeksizin ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğini belirten Çelik, sürecin sağduyu ve birlik içinde yönetilmesinin önemine dikkat çekti.

