Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne dair 20’si tutuklu 61 sanığın yargılamasına devam edildi. Davanın 10’uncu duruşmasında Ayhan Bora Kaplan tarafından işkenceye uğradığını iddia eden Erkan Doğan dinlendi.

Erkan Doğan, ''Kaplan’ı şikayet ettiği süreçte polise ve yargıya inancının kalmadığını'' ifade ederek, “Yeni emniyet kadrosuna yeni içişleri bakanı Ali Yerlikaya’ya güvendim ve o yüzden buradayım. Ayhan Bora Kaplan, siyasetçi olduğu için Barış Kurt’a yaranmak için bana bunları yaptı. Ben Ayhan Bora Kaplan’ı saldığı korku ve uyuşturucu ticareti nedeniyle bilirim. Hayatımı elimden alan bu kişilerden şikayetçiyim” dedi.

ANKA'nın aktardığına göre, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin 20'si tutuklu 61 kişi hakkında Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 10’uncu duruşması görülüyor.

Duruşmanın başında mahkeme başkanı, müşteki ve tanıkların dinleneceğini belirtti. ''Müştekilerden eski patronu olduğunu söylediği eski AK Parti Ankara İl Yöneticisi Barış Kurt’un yönlendirmesi üzerine alacağını istediği için Ayhan Bora Kaplan ve adamları tarafından dişleri sökülerek kendisine 2 gün boyunca işkence edildiğini' öne süren müşteki Erkan Doğan dinlendi.

'AYHAN DİŞLERİMİ ÇEKTİ, MUHAMMED VE ADNAN YARDIM ETTİ'

Doğan, "Bu olay benim hayatımı geri dönülmez şekilde etkiledi. Benim olayımla ilgili temel sebep Barış Kurt'tur. Şirketin her işine koşturduğum için Kurt bana güvenirdi. Her yere beraber giderdik. Zamanla bildiklerim bana ağır geldi. Yasal olmayan işlere karışıklığı için vicdanen rahat değildim. Daha sonra yanından ayrılmayı kafama koydum. Kurt, bana o tarihte hakkımı vermek istemedi. Yanından ayrıldıktan sonra iletişimimiz kesilmedi. Ben daha sonra bir büfe aldım kendim. 25 Temmuz'dan birkaç gün sonra mesaj atıp alacağımı istedim. Artık canıma tak etmişti. Alacağımı vermezse ‘Kimse Yok mu Derneği’ ile bağlantısını açık ederim diye mesaj attım. O da rahatsız oldu bundan. Beni 2 gün bir yerde alıkoydular. Ayhan dişlerimi çekti, Muhammed Kaplan ve Adnan Kaplan yardım etti.” iddiasında bulundu.

'CANLARI SIKILDIKÇA BANA ŞİDDET UYGULUYORLARDI'

Bunun üzerine Muhammed Kaplan, Erkan Doğan’a bağırdı ve salonda gülüşmeler oldu. Mahkeme başkanı araya girerek "Dışarı atarım, bir daha buradan ses çıkmayacak" dedi. Mahkeme Başkanının uyarısının ardından açıklamalarına devam eden Doğan, "Tuvaletim geldiğinde ‘seni tuvalete mi götüreceğiz, altına yap’ dediler. Canları sıkıldıkça bana şiddet uyguluyorlardı. Ben onlara ‘beni öldürün ama bana eziyet etmeyin’ dedim. Ama bunu yapmadılar. Ayhan Bora Kaplan bunu yapmak zorundaydı çünkü yanına Barış Kurt’u çekmek istiyordu ve bunu da başardı.

'SİYASİ KONJONKTÜRÜ ARKALARINA ALARAK HAREKET EDİYORLAR'

Ben kaçırıldım, eziyet gördüm, aç bırakıldım. Semih Arslan ile aralarında ‘Bağlum’da mı halledelim’ dediğini duydum. Beni öldürüp intihar sürü vereceklerini anladım. Bunlar o kadar profesyonel ki kendi deyimleriyle ‘siyasi konjonktürü’ de arkalarına alarak hareket ediyorlar. Yasaklı madde kullanıp sızdıkları bir anda ellerimin bağını çözerek kaçtım ve o sırada beni gören memurlar 155’i aradılar ve ardından zaten polis geldi" iddiasında bulundu.

İddia: THY'den Almanya'daki 'AK Parti'ye yakın' kuruluşun üyelerine indirimli bilet İddia: THY'den Almanya'daki 'AK Parti'ye yakın' kuruluşun üyelerine indirimli bilet

'SAVCI BENİ DİNLEDİ AMA KAYDA GEÇMEDİ'

Doğan kaçtıktan sonra yaşadıklarını da şöyle anlattı: "Hastanedeki hemşireler beni görünce şok oldular. Ardından karakoldan sonra Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüm. Kozan Umut olduğunu öğrendiğim polis memuru ‘Ayhan Bora Kaplan’ı tanırım. Senin gibiler ondan para koparmak için bunları yapar. Böyle bir şey varsa sana dünyayı dar ederim’ dedi o sırada Ayhan Bora Kaplan’ın adamı geldi ve ‘dışarda büyük abi bekliyor’ dedi. İki polisin yanında böyle tehdit edilince polise güvenemeyeceğimi anladım. Ardından Esat Karakolu’na gittim ve bana dışarda Ayhan Bora Kaplan’ın adamı ‘sakın şikayette bulunma yoksa başına bir şey gelir’ diye tehdit ettiler. İfadem de zaten ben gelmeden önce hazırlanmıştı. Ben de beni polisin ve devletin koruyacağına inancım kalmamıştı o sırada ve imzaladım.’ Emniyet, adliye ve siyasi güçler olduğu için mücadele edemeyeceğimi anladım ve ne bir hayatım ne bir evim ne de bir ailem oldu bu sürede. Savcılığa ifade verdim, dişlerimi gösterdim. Ayhan Metin isimli savcı beni dinledi ama kayıta geçirmedi. Bunun üzerine yargıda da bir sonuç alamayacağımı anladım ve Ankara’yı terk ettim.

'ALİ YERLİKAYA'YA GÜVENDİM'

Yeni emniyet kadrosuna yeni içişleri bakanı Ali Yerlikaya’ya güvendim ve o yüzden buradayım. Ayhan Bora Kaplan, siyasetçi olduğu için Barış Kurt’a yaranmak için bana bunları yaptı. Ben Ayhan Bora Kaplan’ı saldığı korku ve uyuşturucu ticareti nedeniyle bilirim. Hayatımı elimden alan bu kişilerden şikayetçiyim.''

AYHAN BORA KAPLAN DURUŞMA SALONUNDAN ÇIKARILDI

Tutuklu sanıklardan Barış Kurt’un müşteki Erkan Doğan’a soru sorması sırasında Ayhan Bora Kaplan’ın müdahale etmesi üzerine Mahkeme Başkanı Ayhan Bora Kaplan’ı ‘düzeni bozduğu’ gerekçesiyle duruşma salonundan çıkardı.

MUHAMMED KAPLAN: ORGANİZE POLİSLERİ ERKAN DOĞAN’I YÖNLENDİRİYOR

Tutuklu sanık Muhammed Kaplan, müşteki Erkan Doğan’a "Organize Şube polisleri size en son ne zaman ulaştı, bu 2-3 gün içerisinde ulaştılar mı?" diye sordu. Doğan, "Resul Aydoğdu isimli polis memuru ulaştı" dedi. Bunun üzerine Muhammed Kaplan, "Yönlendiriyorlar Erkan Doğan’ı" iddiasında bulundu.

'DÜN AKŞAMA KADAR BAZI MEBLAĞLAR SUNULDU'

Erkan Doğan, açıklamalarının sonunda Barış Kurt’un yakınlarının, televizyonlara çıkmaması için aradığını ve dün akşama kadar kendisine bazı meblağlar sunulduğunu öne sürdü. Doğan, istendiğinde bunları Mahkemeye sunabileceğini de belirtti.

UĞUR DÜNDAR, SÖZCÜ TV E HALK TV...

Sanık avukatlarından birinin Erkan Doğan’a "Tutuklu polisler bize göre çete olan Şevket Demircan, Murat Çelik, Ufuk Gültekin ve Gökhan Yücel ile iletişime geçtin mi?" sorusuna ise "Ben sadece Emniyet’e gittiğimde onlarla el sıkıştım ‘merhaba, merhaba’ oldu. Ben sadece Mustafa Süvari, Resul Aydoğdu ve soyadını hatırlamadığım Çağlar isimli polis iletişime geçti" yanıtını verdi. Sanık avukatı ise "Uğur Dündar ile de iletişime geçti, Sözcü TV’ye çıkıp bilgi verdi. Zamanında Samanyolu TV,  Zaman gazetesi varsa şu an da Halk TV vardır" dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı gazeteciler hakkında böyle bir ifade kullanılmamasına ilişkin uyarıda bulundu.

Editör: Selda Manduz