Cumartesi Anneleri, 1990'lı yıllarda Türkiye’de yoğun insan hakları ihlalleri ve devletin güvenlik güçlerince gerçekleştirilen zorla kaybetme vakalarına dikkat çekmek amacıyla bir araya geldi.

O dönemde Kürt illeri başta olmak üzere birçok bölgede PKK ile mücadele adı altında gerçekleştirilen operasyonlarda binlerce kişi gözaltına alınıyor, ancak bir daha kendilerinden haber alınamıyordu.

Artı Gerçek’ten Ezgi Yıldız’ın haberine göre, Bu kişilerin yakınları, kayıplarının akıbetini öğrenmek ve sorumluların yargılanmasını talep etmek için bir araya gelerek seslerini duyurmak istediler. Böylece, her hafta cumartesi günü saat 12:00’de Galatasaray Meydanı’nda toplanarak sessiz oturma eylemleri düzenlemeye başladılar.

GAZİ KATLİAMI VE HASAN OCAK’IN AKIBETİ

1995 yılı Mart ayında İstanbul’da yaşanan Gazi Mahallesi’nde yaşanan olaylar, Türkiye’nin yakın tarihindeki önemli insan hakları ihlallerinden birini gündeme getirdi. Olaylar, 12-15 Mart 1995 tarihlerinde Gazi Mahallesi’nde gerçekleşen protesto ve çatışmalarla başladı. Bu süreçte, birçok kişi yaralandı ve öldürüldü. Gazi Mahallesi’nde yaşanan bu şiddet olaylarının ardından, 21 Mart 1995’te Hasan Ocak gözaltına alındı ve kendisinden bir daha haber alınamadı.

Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak ve yakınları, 55 gün süren ısrarlı arayışları boyunca birçok kurumu ziyaret ederek, Hasan’ın akıbetini öğrenmeye çalıştılar. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve çeşitli insan hakları örgütlerinin desteğiyle yürütülen kampanya sonucunda, Hasan Ocak’ın cesedi 15 Mayıs 1995’te İstanbul’da Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’nda bulundu. Yapılan incelemelerde, Hasan Ocak’ın öldürülmeden önce ağır işkenceden geçirildiği tespit edildi.

BİR ADALET MÜCADELESİNİN DOĞUŞU

Hasan Ocak’ın bulunmasının ardından, kayıplara karşı adalet arayışı daha da güçlendi. Bu olay, Türkiye’de zorla kaybetmelere karşı yürütülen insan hakları mücadelesinin sembolü haline geldi. Hasan Ocak’ın cesedinin bulunmasının ardından başlatılan kampanya, kayıp yakınlarının sesi oldu ve onları bir araya getirdi.

27 Mayıs 1995 tarihinde, 15-20 kişilik bir grup, Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek ilk oturma eylemini gerçekleştirdi. Bu grup, kayıplarının akıbetini öğrenmek ve sorumluların yargılanmasını talep etmek amacıyla her hafta toplanmaya başladı. Zamanla büyüyen bu hareket, "Cumartesi Anneleri" adıyla bilinen ve Türkiye’de insan hakları mücadelesinin en önemli sembollerinden biri haline gelen bir direnişe dönüştü.

15 AĞUSTOS 1998 MÜDAHALESİ: HAK İHLALLERİNİN KARANLIK DÖNEMİ

1995 yılında başlayan Cumartesi Anneleri'nin adalet arayışına yönelik eylemler, 15 Ağustos 1998'de güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle kesintiye uğradı. Galatasaray Meydanı'nda 170. haftadan itibaren başlatılan bu müdahaleler, 31 hafta boyunca devam etti. Her hafta toplanan eylemciler, polis tarafından dövüldü, tartaklandı ve yerlerde sürüklendi. Toplamda 431 kişi gözaltına alındı; gözaltı süreleri birkaç saatten beş güne kadar değişiyordu.

213. HAFTA: 13 MART 1999 MÜDAHALESİ

13 Mart 1999'da, Cumartesi Anneleri'nin 213. hafta eyleminde, polis yine sert bir müdahalede bulundu. Galatasaray Meydanı'nda toplanan eylemciler, polis tarafından yerlerde sürüklendi, darp edildi ve gözaltına alındı. Bu müdahalede çok sayıda kayıp yakını ve destekçi şiddet gördü. Polis müdahalesi sadece fiziksel şiddetle sınırlı kalmadı, aynı zamanda psikolojik baskılarla da eylemcilerin üzerinde baskı kurmaya çalıştı.

Gözaltına alınanlar arasında insan hakları savunucuları, kayıp yakınları ve destekçiler bulunuyordu. Gözaltılar, genellikle herhangi bir suçlama yapılmadan ve hukuki prosedürlere uyulmadan gerçekleştirildi. Bu dönemde, gözaltına alınan eylemciler çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kaldı ve birçok kişi hakkında davalar açıldı.

10 YILLIK 'ZORUNLU' ARA

13 Mart 1999'da süresiz ara verilen eylemler 31 Ocak 2009’da yeniden başladı. Aynı yıl, müzik grubu Bandista, bu mücadeleyi desteklemek amacıyla "Benim Annem Cumartesi" adlı parçayı yayımladı. Birleşmiş Milletler, zorla kaybedilmeye karşı önemli bir adım atarak 2007 yılında "Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme"yi kabul etti ve bu sözleşme 2010 yılında yürürlüğe girdi. Ancak, Türkiye bu sözleşmeye hala taraf olmadı.

BAŞBAKAN ERDOĞAN CUMARTESİ ANNELERİ'YLE BULUŞTU

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın başbakanlığı döneminde, 4 Şubat 2011’de Cumartesi Anneleri ile Dolmabahçe’de bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşme umut verici olarak görülse de, kayıpların bulunması ve adaletin sağlanması konusunda somut adımlar atılmadı. Erdoğan’ın "bu acıyı paylaşan bir devlet olarak yanınızdayız" açıklaması, pratiğe yansımadı.

700. HAFTA VE POLİS MÜDAHALESİ

2015 ve 2016 yıllarında İstanbul'da meydana gelen bombalı saldırıların ardından, güvenlik gerekçesiyle Cumartesi Anneleri/İnsanları'nın etrafı polis kordonuna alınmaya başlandı. Oturma eylemine katılmak isteyenler, polis aramasından geçirilerek meydana alındı.

25 Ağustos 2018'de, Cumartesi Anneleri 700. hafta buluşmalarını gerçekleştirmek üzere destek çağrısında bulundu. Ancak, bu buluşma günü sabahı, Beyoğlu Kaymakamlığı imzalı bir kararla meydanda toplanmalarının yasaklandığı bildirildi. Cumartesi Anneleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri ve destekçilerine tazyikli su, plastik mermi ve biber gazıyla sert bir müdahale gerçekleştirildi. Bu müdahale sırasında gözaltına alınan 47 kişi, yaklaşık 8 saat sonra serbest bırakıldı.

SOYLU'NUN TALİMATIYLA GÖZALTI

Bu müdahale, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla gerçekleştirildi. Darp edilenler arasında 1995'te gözaltında kaybolan Hasan Ocak'ın ablası Maside Ocak ve annesi Emine Ocak da bulunuyordu. Maside Ocak, kolluk kuvvetleri hakkında suç duyurusunda bulundu, ancak bu başvuru reddedildi. AYM'ye taşınan davada, AYM, "kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine" ancak "toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine" oy çokluğuyla karar verdi. Maside Ocak'a 13.500 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildi​

Cumartesi Anneleri, Örhan ailesinin akıbetini sordu Cumartesi Anneleri, Örhan ailesinin akıbetini sordu

Bu olaydan iki gün sonra, 27 Ağustos 2018'de İHD İstanbul Şubesi'nde yapılması planlanan basın açıklaması öncesinde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Cumartesi Anneleri/İnsanları'nı "terör örgütlerine meşruiyet alanı açmaya çalışmak" ve "terör örgütlerinin sözcülüğünü yapmak"la suçladı.

GALATASARAY MEYDANI YİNE KAPANDI

701’inci haftada meydana yürümek isteyen gruba müdahale edildi, oturma eylemi Büyükparmakkapı Sokak’ta yapıldı. 702’inci haftadan itibaren Cumartesi Anneleri İHD İstanbul Şubesi önünde buluşmaya başladı.

Cumartesi Anneleri 25 Haziran 2022'deki 900'üncü hafta eylemini yeniden Galatasaray Meydanı'nda gerçekleştirmek istedi. Valilik tarafından yasaklanan meydana girişlere bir kez daha izin verilmedi. Polis, birçok kişiyi gözaltına aldı. Gözaltılar ve saldırılar sonraki haftalarda da devam etti.

CUMARTESİ ANNELERİ 5,5 YIL ARADAN SONRA GALATASARAY MEYDANI'NDA

4 Kasım 2023'teki 971. hafta buluşmasında Cumartesi Anneleri ve hak savunucuları yine polis ablukasına alındı, ancak önceki haftalardan farklı olarak bu kez gözaltına alınmadılar. Bu gelişme, ilerleyen günlerde önemli bir değişimin habercisi oldu.

Cumartesi Anneleri, 11 Kasım 2023'te yaklaşık 5,5 yıl aradan sonra Galatasaray Meydanı'nda ilk kez müdahale olmadan toplandı ve açıklama yapabildi. Bu tarihi buluşma, DEM Parti Urfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan'ın TBMM’deki bir komisyon toplantısında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınlarının kelepçelenerek gözaltına alınmasıyla ilgili fotoğrafları göstermesinin ardından gerçekleşti. Bakan Yerlikaya, "Yaşadıkları mağduriyettir. En kısa zamanda çözüm üreteceğiz," diyerek konunun çözülmesi için adım atılacağını belirtmişti.

Bu açıklamanın ardından, ilk cumartesi günü Galatasaray Meydanı'nda 10 kişinin toplanmasına izin verildi.

AP RAPORTÖRÜ NACHO SANCHEZ AMOR'DAN CUMARTESİ ANNELERİ'NE DESTEK

975. hafta buluşmasında, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, gözlemci olarak yer aldı ve ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) binasında bir basın açıklaması yaptı. Amor, Türkiye'de bulunma sebebinin Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına riayet edilmesi talebi olduğunu vurguladı. "Mutlak bir ısrarı, iradeyi gösterdiği için Cumartesi Anneleri ile birlikteyim. Çünkü Cumartesi Anneleri ile durmak, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmaktır," ifadelerini kullandı.

Editör: Selda Manduz