DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında yaptığı kapsamlı konuşmada, hem bölgesel gelişmeleri hem de Türkiye'de devam eden çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına cezaevindeki siyasetçilere mesaj göndererek başlayan Bakırhan, "Darısı Figen Yüksekdağlara, Selahattin Demirtaşlara, Leyla Güvenlere, Ayşe Gökkanlara, Nazmi Gürlere ve cezaevindeki bütün siyasi tutsaklara… En kısa zamanda hep birlikte bu salonda daha güçlü grup toplantıları yapacağımız günleri de göreceğiz." ifadelerini kullandı.

EZİDİ SOYKIRIMI'NI ANDI, ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI YAPTI

Konuşmasının başında Ezidi Soykırımı'nı anan Bakırhan, yaşamını yitirenleri saygıyla andığını belirterek, soykırımı gerçekleştirenleri lanetledi.

"Dünya toplumunun ve uluslararası kurumların Ezidilere bir borcu var" diyen Bakırhan, yıllarca katliamlara maruz kalan Ezidilerin kendi topraklarında güven ve özgürlük içinde yaşayabilecekleri koşulların oluşturulmasının uluslararası toplumun sorumluluğu olduğunu söyledi. DEM Parti olarak Ezidi toplumuyla dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.

ABHAZYA'DAKİ HAK İHLALLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Bakırhan, Türkiye'de yaşayan Abhazların yaşadığı sorunlara da değinerek, Abhazya'da ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığını söyledi.

Abhazya pasaportunun Türkiye'de geçerli sayılmadığını hatırlatan Bakırhan, yüz binlerce Abhaz'ın ve yakınlarının yaşadığı mağduriyetin görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade etti.

"ORTADOĞU YENİ BİR YÜZYILIN EŞİĞİNDE"

Dünyanın ve Ortadoğu'nun tarihi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Bakırhan, enerji yollarından ticaret koridorlarına kadar yeni güç dengelerinin oluştuğunu söyledi.

"Artık yalnızca ordular ve devletler değil; halklar, inançlar, toplumsal hareketler ve devlet dışı aktörler de yeni dengede kendilerine yer edinmeye çalışıyor. Böyle dönemlerde asıl mesele yalnızca askerî anlamda güçlü olmak değil, tarihin yönünü doğru okuyabilmektir." diyen Bakırhan, değişimi doğru okuyabilenlerin geleceğin öznesi olacağını ifade etti.

"KÜRT MESELESİNİ ÇÖZEMEYEN TÜRKİYE BÖLGEYE İSTİKRAR ÖNEREMEZ"

Bakırhan, Türkiye'nin Ortadoğu'da oyun kurucu olabilmesi için kendi demokratik sorunlarını çözmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ortadoğu'da yeni bir düzen kurulurken Türkiye, izleyen değil şekillendiren; bekleyen değil oyun kuran bir rol üstlenme şansına sahiptir. Bu rolü oynamanın formülü bellidir. Kendi Kürt meselesini demokratik yollarla çözemeyen bir Türkiye, Ortadoğu'ya kalıcı barış ve istikrar öneremez."

Bakırhan, Kürtlerin Ortadoğu'nun en kritik siyasal aktörlerinden biri olduğunu belirterek, Türkiye'nin Kürtlerle stratejik ilişki kurmasını tarihsel bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini söyledi. "Ortadoğu'da Kürt jeopolitiğiyle doğru ilişki kuranlar kazanacaktır. Tarih buraya doğru akıyor. Artık tarihin akışına karşı kürek çekmeyi bırakalım, barış baharına omuz omuza yürüyelim." dedi.

"TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDE İKİ YOL VAR"

Türkiye'de hukukun öngörülebilirliğinin, siyasetin sorun çözme kapasitesinin ve yurttaşların geleceğe duyduğu güvenin zayıfladığını söyleyen Bakırhan, ülkenin yeni bir başlangıca ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

"Türkiye'nin önünde iki yol var: Ya yıllardır ülkeyi yoran çatışma, kutuplaşma ve kriz sarmalında tükeneceğiz ya da barışı, demokrasiyi, hukuku ve refahı esas alan yeni bir yüzyılın kapısını aralayacağız." diyen Bakırhan, bunun için güçlü ekonomi, adil hukuk ve güçlü demokrasinin birlikte inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

"ÇERÇEVE YASA TEKNİK BİR DÜZENLEME DEĞİLDİR"

Bakırhan, Meclis'e gelmesi beklenen çerçeve yasanın tarihi bir eşik olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bütün bunların bir gecede gerçekleşmeyeceğini biliyoruz. Ancak bazen bir ülkenin kaderini değiştiren şey, atılan ilk adımdır. Çerçeve yasa işte böyle bir ilk adımdır. Meclis'in önüne gelecek çerçeve yasa, yalnızca teknik bir düzenleme değildir. Silahın yerine siyaseti, çatışmanın yerine hukuku koyacak ve demokratik ortaklığı büyütecek yeni bir dönemin eşiğidir."

Bakırhan, "Şimdi bu eşiği geçmek için o ilk adımı atalım ve bunu demokratik bir yürüyüşün başlangıcına dönüştürelim." çağrısında bulundu.

İRLANDA ÖRNEĞİNİ ANLATTI

Bakırhan, uzun yıllar süren çatışmaların ardından İrlanda'da barışın müzakereyle sağlandığını belirterek bunun Türkiye açısından önemli bir örnek olduğunu söyledi.

"Bitmez ve değişmez denilen o döngü, silahların gölgesinde değil, bir müzakere masasının etrafında çözüldü. Yüzyıllık hesaplaşma bir gecede ortadan kalkmadı ancak atılan bir imzayla şiddetin dili sustu, siyasetin dili konuşmaya başladı." ifadelerini kullanan Bakırhan, Türkiye'nin de benzer tarihi bir fırsatla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

BAHÇELİ, ÖCALAN, ERDOĞAN VE MUHALEFETE DİKKAT ÇEKTİ

Bakırhan, "22 Ekim'de Sayın Bahçeli'nin ortaya koyduğu irade, 27 Şubat'ta Sayın Öcalan'ın çizdiği barış perspektifi ve çözüm iradesi, Sayın Erdoğan'ın iradesi ve muhalefetin desteği, Türkiye'ye yüz yıllık kısır döngüyü aşma fırsatı sunuyor." dedi.

"Bugüne kadar tarihî adımlar atıldı. Şimdi bu adımları hukukla bağlamanın zamanıdır." diyen Bakırhan, İmralı'da Abdullah Öcalan ile yapılan son görüşmeye de değinerek, "Bin kilometrelik yol bir adımla başlar." sözünü aktardı.

"BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ YALNIZCA TÜRKİYE'Yİ DEĞİL BÖLGEYİ İLGİLENDİRİYOR"

Bakırhan, sürecin yalnızca Türkiye açısından değil Ortadoğu'nun geleceği bakımından da tarihi önem taşıdığını belirtti.

Sürecin enerji ve ticaret koridorlarından ekonomik refaha kadar geniş etkiler doğuracağını söyleyen Bakırhan, demokratikleşme, Kürt meselesinin çözümü, Alevilerin eşit yurttaşlık hakları, yerel demokrasi ve insan hakları alanlarında kapsamlı reformların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

"ÇERÇEVE YASA BARIŞA AÇILAN KAPIDIR"

Bakırhan, çerçeve yasanın tek başına yeterli olmayacağını ancak kalıcı barışın hukuki temelini oluşturacağını belirterek şöyle konuştu:

"Çerçeve yasa, barışa açılan kapıdır. Barış ise çatışmayı yeniden üreten koşulların ortadan kaldırılmasıdır. Çerçeve yasa tam da bunun için gereklidir: Çatışmalı dönemi sona erdirmek ve kalıcı barışın kapılarını aralamak."

Bakırhan ayrıca, Abdullah Öcalan'ın özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması, Meclis bünyesinde Barış İzleme Kurulu kurulması ve sonbaharda demokratikleşmeyi güçlendirecek yeni hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

SİYASİ PARTİLERE VE İKTİDARA ÇAĞRI

TBMM'deki siyasi partilere seslenen Bakırhan, çerçeve yasanın milyonlarca insanı ilgilendirdiğini belirterek, bunun siyasi polemik konusu yapılmaması gerektiğini söyledi.

İktidara da çağrıda bulunan Bakırhan, "Barış için herkes bir adım atarken iktidar, on adım gücünde yasalar çıkarmalıdır." dedi.

Yeni Parti açıkladı; 5 günde partiye 240 milyon TL bağış yapıldı
Yeni Parti açıkladı; 5 günde partiye 240 milyon TL bağış yapıldı
İçeriği Görüntüle

Konuşmasını, "Türkiye'nin her tarafındaki yurttaşlarımızın kaygılarını anlıyor ve önemsiyoruz. Yeni bir yüzyılın eşiğindeyiz. Bu eşiği korkuyla değil umutla, çatışmayla değil barışla, inkârla değil demokrasiyle, ayrışmayla değil eşit yurttaşlıkla geçmek için kenetlenelim." sözleriyle tamamlayan Bakırhan, çıkarılması beklenen yasanın barışa, demokrasiye, adalete ve özgürlüğe vesile olmasını diledi.