İsrail'in, ABD ve NATO ile birlikte tüm emperyalist ülkelerin Filistin'e yaptıkları saldırılara karşı "Filistin'e yönelik soykırım son bulsun, işgal durdurulsun" şiarıyla Emek Partisi ve Emek Gençliği bugün Beşiktaş'ta bulunan İsrail konsolosluğuna yürüdü.

Konsolosluk önünde Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, yaptığı konuşmada şunlara dikkat çekti.

"Şu an önünde bulunduğumuz İsrail konsolosluğu; kuş uçmasın diye, burada yapılan protestoların sesi duyulmasın diye korunuyor. Son birkaç ay içinde 112'si çocuk olmak üzere 271 insan, bölgeye temel gıda maddeleri ulaşmadığı için açlıktan hayatını kaybetti. 7 Ekim 2023'ten bugüne 60 bin üstünde filistinli hayatını kaybetti. Gazze şeridinde yaşayan 2 milyon 100 bin kişi açlıkla, sefaletle ve konutsuzlukla hayatını sürdürüyor. Başta Trump, Macron ve diğer AB emperyalistleri İsrail'in yaptığı her türlü zulmü mübah görerek katilleri, Siyonist İsrail ve yönetimini koruyorlar." dedi.

Başta Türkiye olmak üzere Avrupa'daki savaş tekellerinin İsrail'e silah göndermek üzere yaptıkları anlaşmalara ve NATO'nun bünyesinde bulunan ülkelere savaş sanayiine yatırım çağrılarının örgütlenmesine karşı Aslan şunları söylüyor: "Dünyanın jandarmaları, savaş makineleri başta NATO olmak üzere silahlanmaya milyonlarca dolar harcıyor. Türkiye'deki BAYKAR, İtalyan silah tekeli Leonardo ile anlaşma imzaladı. Bu ikisinin birlikte silah üretmesi ve bu silahları İsrail'e teslim edecekleri anlamına geliyor. Bu savaş tekelleri de her gün Filistin'de, Lübnan'da masum halkları katletmeye devam edecekler."

Aslan, aynı zamanda Erdoğan'ın 2009'da Dünya Ekonomik Forumu panelinde İsrail'e "one minute" çıkışını hatırlattı. "Erdoğan'ın geçmişte söyledikleri yalnızca kendi siyasal geleceğini güvence altına almak içindi. Bugün "one minute" diyen var mı? Bugün katil Netenyahu diyen var mı? Bugün katil ABD ve Trump diyen var mı? Diyemezler çünkü, onlar bugün yaşadıklarını emperyalistlere ve siyonistlere borçlular. Bunlarla arkadan yapılan ilişkileri kesmeden, hamasi söylemlerle Filistin'in yanında olunmaz." dedi.

Ortadoğu'da barışın sağlanması ve Türkiye'nin barışın tarafında olduğu bir tutumun sergilenmesi için talepler ise şunlar:

• İsrail ve emperyalistlerle yapılan her türlü ticari ilişki ve işbirlikleri son bulmalıdır.

• İsrail'e her türlü askeri techizatın gidişi önlenmelidir.

• İsrail'in konsoloslukları, ateşeleri kapatışmalı tüm dünyadan tecrit edilmelidir.

• NATO'dan çıkılmalı, Türkiye'deki bütün ABD üsleri kapatılmalıdır.

Aslan, dünyanın her yerinde Filistin ile dayanışmanın büyütüldüğünü fakat Türkiye'nin burada çok zayıf kaldığını söyledi. Tüm sendikalar, kurumlar ve konfederasyonları dayanışmaya çağırdı.

Emek Gençliği ise NATO zirvesinde, bünyesindeki tüm ülkelerin savaş sanayii yatırımlarını %5'e çıkarmasının altını çizerek şunları söyledi: "Gençliğimizden çalınan her bir kuruşu savaş tekellerine aktarmak istiyorlar. Fakat Deniz'lerin bıraktığı yerden aldık biz mücadele bayrağını. 6. filoya secde edenlerin artıkları şimdi hazır olda 2026'da NATO'nun Türkiye'ye gelişini bekliyorlar. Bu ülkenin gençliği 19 Mart'ta sokakları doldurarak tek adam ve onun hamasetine cevabını verdi. Şimdi her bir mahallede, kampüste, lisede, işyerinde tek adamı yıkmak için onun sırtını yasladığı savaş tekellerine karşı örgütlenme zamanı. Şimdi anti-emperyalist mücadeleyi büyütme zamanı. Biz sosyalistler var oldukça ortadoğuda savaşa karşı barışın sesi kısılamayacak. Biliyoruz ki, tüm dünyada işçi sınıfının enternasyonal mücadelesi kazanacak. Halkların birlikte ve insanca yaşayacağı düzeni kuracağız."