Emek Partisi (EMEP) İstanbul İl Örgütü, Bakırköy Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasıyla artan iş cinayetlerine, cezasızlık politikalarına ve iktidar-sermaye ilişkileriyle gündeme gelen fon skandallarına tepki gösterdi. Basın metnini okuyan EMEP İstanbul İl Yöneticisi Hazan İlik, çalışma alanlarının işçiler için adeta birer mezarlığa dönüştürüldüğünü belirterek, iş cinayetleri ile fon vurgunlarının aynı sömürü çarkının ürünleri olduğunu ifade etti.
8 SAATTE EN AZ 43 İŞ KAZASI: “İMBAT MADENCİLİK İLK KEZ YAŞAM HAKKI ÇALMADI”
Hazan İlik, Türkiye genelinde her fabrika, şantiye ve iş yerinde iş güvenliğinin hiçe sayıldığını vurgulayarak somut veriler paylaştı:
"Sadece 8 saatte en az 43 işçi iş kazası geçirdi. Bu 8 saatte Tuzla’da bir tersane işçisi parmağını kaybetti, Esenyurt’ta BİM deposunda çalışan bir işçi yaşamını yitirdi. Ve Soma’da İMBAT Madencilik’e ait ocakta 5 madenci daha yaşamını yitirdi."
İmbat Madencilik bünyesinde geçmiş yıllarda yaşanan ölümlere dikkat çeken İlik, şirketin cezasızlık politikalarıyla korunduğunu belirterek geçmiş vakaları sıraladı:
· Eylül 2014: Metin Keskin, vagon ile direk arasına sıkışarak hayatını kaybetti.
· Ocak 2017: İsmail Kahraman, gece vardiyasında kepçe altında ezilerek can verdi.
· Ağustos 2019: Selahattin Göktepe, bant temizlerken tambura sıkıştı.
· Nisan 2020: Bakım-onarım çalışmaları sırasında 3 işçi yaşamını yitirdi.
· Ekim 2022: Durmuş Şahan, kömür dökümü yapan kepçenin altında kalarak öldü.
Bu kadar ölüme rağmen şirkete hiçbir yaptırım uygulanmadığını belirten İlik, "İşçilerin kanıyla beslenerek Türkiye'nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu listesinde yer alan İmbat Madencilik, tek kuruş kurumlar vergisi ödememiş. Yani ceza bir yana adeta ödüllendirilmiş" dedi.
“SERMAYE İŞ GÜCÜNÜ ‘KULLAN-AT’ BİR KALEM OLARAK GÖREN ANLAYIŞA SAHİP”
Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği yangın davasında patronun "Binlerce kaza oluyor ama şirket sahiplerinin hiç yargılandığını görmedim" şeklindeki beyanını hatırlatan İlik, cezasızlık zırhının iktidar eliyle sağlandığını savundu.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi raporlarına atıfta bulunan EMEP İl Yöneticisi, tablonun vahamettini şu sayılarla gözler önüne serdi:
|
Dönem / Kapsam |
Yaşamını Yitiren İşçi Sayısı |
|
Ağustos Ayı (Tek Ay) |
En az 226 işçi |
|
Yılın İlk 8 Ayı Toplamı |
En az 1509 işçi |
|
Ağustos Ayı Demografisi |
15 çocuk, 15 kadın, 16 göçmen işçi |
|
Sendikalaşma Oranı |
Hayatını kaybedenlerin %97'si sendikasız |
“FON VURGUNU SKANDALI TAHSİLAT ÇARKINI GÖZLER ÖNÜNE SERMEKTEDİR”
Açıklamada, kamuoyunu sarsan fon vurgunu skandallarına da değinilerek sermaye-iktidar ilişkileri eleştirildi. Siyasi nüfuz sahibi kişilerin ve şirketlerin mal varlıklarındaki tedbirlerin hızla kaldırıldığını iddia eden İlik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Saray iktidarı ilk günden beri AKP’li elitlerin mal varlıklarını koruma telaşına düşmüştür. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlunun bile fon şüphelisi olarak listede yer aldığı, ancak bu tür isimlerin mal varlığı üzerindeki tedbirlerin nasıl buharlaştırıldığı ortadadır. Tıpkı borsada üç yılda yüzde 2000 büyüyen Astor Enerji'nin patronu Feridun Geçgel’in durumunda olduğu gibi; mal varlığına konulan tedbirler iktidar eliyle sadece birkaç saat içinde kaldırılabilmektedir. Fatma Betül Sayan Kaya’ya ise iddiaları reddetmemesine hatta görevinden istifa etmesine rağmen hala soruşturma bile açılmamıştır."
Tevfik Fikret’in ünlü Yağma Sofrası şiirindeki "Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin / Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin" dizelerini hatırlatan İlik, işçi kanı ve alın teri üzerinden kurulan bu çarkın hesabını soracak olanın kurumlar değil, örgütlü emekçiler olduğunu ifade etti.
EMEP’TEN 6 MADDELİK MÜCADELE ÇAĞRISI
Açıklamanın sonunda EMEP İstanbul İl Örgütü taleplerini şu şekilde sıraladı:
1. Cezasızlığa Son Verilsin: İmbat Madencilik dahil tüm iş cinayetlerinde patronlar ve sorumlu yöneticiler yargılansın.
2. Kaynaklar Emekçiye Aktarılsın: Borsayı kurtarmak için harcanan kaynaklar ücretlere, emeklilere, işçi sağlığına ve kamu hizmetlerine aktarılsın.
3. Servetlere El Konulsun: Vurguncuların yurt dışına kaçırdıkları dahil bütün mallarına kamu denetiminde el konulsun; küçük tasarruf sahiplerinin zararları buradan karşılansın.
4. Şeffaflık Sağlansın: Fonlardan önce kimin ne kadar para çektiği derhal açıklansın.
5. Sorumlular Yargılansın: Vurguna göz yuman bakanlar, bürokratlar ve tüm sorumlular yargı önüne çıkarılsın.
6. Şirketler Açıklansın: İddialara adı karışan tüm şirket ve kişiler kamuoyuyla paylaşılsın.
EMEP, tüm işçileri ve emekçileri fabrikalarda, iş yerlerinde, mahallelerde ve okullarda bir araya gelerek bu soygun ve cinayet düzenine karşı birleşmeye çağırdı.



