Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta Mekke’de imzalanan “Ortak Savunma Anlaşması” tartışılmaya devam ediyor. Anlaşmanın kamuoyuna açıklanan ortak bildirisinde, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağı belirtildi. Ancak anlaşmanın diğer maddeleri ve kapsamına ilişkin ayrıntılar henüz resmi olarak açıklanmadı.

Evrensel’den Okan Evrim Demirel’in haberine göre, Emek Partisi (EMEP) tarafından konuya ilişkin yayımlanan açıklamada, yetkililerin anlaşmaya yönelik değerlendirmelerinin aksine, söz konusu mutabakatın Türkiye’yi yeni savaş ve çatışma cephelerine sürükleme riski taşıdığı belirtildi.

EMEP, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın bölgedeki mevcut gerilimlerine dikkat çekerek anlaşmanın Türkiye açısından sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu özellik, bölgedeki güç mimarisi içinde Türkiye’yi, bölge halkları karşısında, yayılmacı bir güç olarak öne çıkarmaktadır.”

ABD VE İSRAİL’İN İRAN’A YÖNELİK SALDIRILARI SIRASINDA İMZALANDI

EMEP’in açıklamasında, anlaşmanın ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ve İran’ın Suudi Arabistan’daki ABD çıkarlarını hedef aldığı bir dönemde imzalandığına dikkat çekildi.

Açıklamada, anlaşmanın geçtiğimiz yıl imzalanan Suudi Arabistan-Pakistan savunma anlaşmasının devamı niteliğinde olduğu savunuldu. İran faktörünün de üçlü savunma iş birliğinin oluşmasında önemli bir etken olduğu belirtildi.

EMEP, ABD’nin sağladığı savaş teknolojilerinden yararlanan İsrail’in bölgedeki saldırılarının yarattığı tedirginliğe dikkat çekerek, Türkiye’nin de anlaşmaya dahil olmasıyla bölgedeki güç dengelerinin yeni bir boyut kazandığını ifade etti.

SUUDİ ARABİSTAN’IN BÖLGESEL GERİLİMLERİ

Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Yemen’de Husilerle yaşadığı çatışmalara da değinildi. 2022 yılında Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ile İran destekli Husiler arasında ateşkes anlaşması yapıldığı hatırlatıldı.

EMEP, ateşkes girişimlerinin çatışmaları kalıcı biçimde sona erdiremediğini belirterek, bugün Yemen’de Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki gerilimin devam ettiğini savundu.

Açıklamada ayrıca Suudi Arabistan’ın Irak’ta Haşdi Şabi’ye yönelik saldırılara da dahil olduğu ileri sürülerek, Riyad’ın bölgedeki askeri ve siyasi pozisyonuna dikkat çekildi.

10 Ağustos hava durumu: Sağanak yağış ve kuvvetli rüzgar uyarısı
10 Ağustos hava durumu: Sağanak yağış ve kuvvetli rüzgar uyarısı
İçeriği Görüntüle

“TÜRKİYE YENİ ORTAKLAR EDİNDİ”

Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile yaptığı savunma anlaşmasının bölgesel sonuçlarına ilişkin EMEP açıklamasında, Pakistan’ın Hindistan ve Afganistan ile yaşadığı gerilimler de hatırlatıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anlaşmaya ilişkin, “Kolektif caydırıcılığı temel alan bu anlaşma, güvenlik ve savunma iş birliğimizin ilerletilmesine, savunma sanayisinde ortak projeler geliştirilmesine ve terörizmle mücadeleye katkı sağlayacaktır” değerlendirmesine de yer verilen açıklamada, anlaşmaya eleştiri getirildi.

EMEP, Türkiye’nin anlaşmayla birlikte “bolca düşman sahibi yeni ortaklar” edindiğini savunarak, bunun Türkiye’yi bölgesel güç mücadelesinin daha fazla içine çekebileceğini belirtti.

Açıklamada ayrıca Suriye’de Türkiye, İsrail ve Suudi Arabistan’ın ABD politikaları çerçevesinde aynı zeminde buluştuğu ileri sürülerek, Mekke Anlaşması’nın da bölgedeki ittifakların yeniden şekillenmesinin bir parçası olduğu iddia edildi.

“TÜRKİYE YENİ SAVAŞ CEPHELERİNİN ORTAĞI HALİNE GETİRİLİYOR”

EMEP, Türkiye’nin iç ve dış politikasındaki çelişkiye de dikkat çekti. Açıklamada, ülke içinde “akan kanın durması” amacıyla bir süreç yürütüldüğü belirtilirken, bölgesel ölçekte Türkiye’nin yeni askeri anlaşmalarla çatışmaların içerisine çekildiği savunuldu.

EMEP açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

“Türkiye halklarının çıkarı ise, ülkede ve bölgede barışı savunmaktan geçmektedir. İşçi ve emekçileri, Türkiye’yi emperyalist politikaların payandası olmaktan çıkararak, barış, demokrasi ve bağımsızlığın mimarı olmak için mücadele etmeye çağırıyoruz.”

Kaynak: Evrensel