Ayşe Ateş'e tehditler arttı, koruma sayısı 8'e çıktı Ayşe Ateş'e tehditler arttı, koruma sayısı 8'e çıktı

Türkiye son günlerde sosyal medya fenomenleri üzerinden yürüyen kara para aklamayı konuşuyor.

Dilan-Engin Polat çiftinin ardından, Bahar-Nihal Candan kardeşler bu suçlamayla tutuklanmıştı. Ayrıca, 600’e yakın fenomenin lüks yaşamlarının incelemeye alındığı iddiası gündeme gelmişti.

Eski MASAK Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak, Dilan-Engin Polat soruşturmasına dair “Her ne kadar henüz iddianame düzenlenmemiş olsa da savcılığın sevk yazısında, Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunlarının Düzenlenmesi hakkında 7258 Kanun'a da atıfta bulunulması bahsi geçen paraların kaynağının yasadışı bahis olabileceği şüphesini akla getiriyor” dedi.

Eski MASAK Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak, kara para aklama sistemlerinin nasıl işlediğini anlattı.

Sözcü’den İpek Özbey’e konuşan Başak, “Son dönem gündeme gelen kişilerin yakın geçmişine baktığınızda, hemen hemen hepsinin normal bir yaşam sürerken kısa sürede büyük servetlere sahip oldukları ve bu servetlerini de aşırı gösterişle kamuoyunda paylaştıklarını gördük. Bu kadar yoksulluğun ve hayat pahalılığının olduğu bir dönemde bunlar elbette ki hiçbirimizin hoş görebileceği davranışlar değildir. Zaten kısa sürelerde bu kadar yüksek servetlerin elde edilmesi de hayatın olağan akışına uygun değildir” dedi.

“YASA DIŞI BAHİS OLABİLİR”

Dilan-Engin Polat soruşturmasında MASAK Analiz Raporu ile Cumhuriyet Savcılığının tutuklamaya sevk yazısında, “bu çok gösterişli yaşam tarzının gerisinde paravan şirketlerin ve sahte faturaların varlığının ortaya çıktığını” hatırlatan Başak, soruşturmada geçen 500 milyon TL'lik şaibeli para trafiğine dair şu değerlendirmeyi yaptı:

“Her ne kadar henüz iddianame düzenlenmemiş olsa da savcılığın sevk yazısında, Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunlarının Düzenlenmesi hakkında 7258 Kanun'a da atıfta bulunulması bahsi geçen paraların kaynağının yasadışı bahis olabileceği şüphesini akla getiriyor. İşte bu konu şu anda MASAK tarafından incelenmekte. Yakında savcılığa sunulması beklenen bu raporla birlikte karanlıkta kalan bütün detaylar aydınlığa kavuşacaktır.”

“MUTLAKA YASA DIŞI FAALİYET SÖZ KONUSUDUR”

Para aklama sistemlerini anlatan Başak, “Her aklama faaliyetinin öncesinde mutlaka bir yasadışı faaliyet söz konusudur. Bu bazen uyuşturucu ticareti, bazen silah kaçakçılığı, bazen fuhuş ticareti ve bazen de yasadışı bahis olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ve buna benzer yasadışı faaliyetlerden elde edilen para, mal ve değerler olarak tanımlanan suç gelirlerinin, aklama faaliyetleri ile doğrudan bir ilişkisi vardır. Bir ülkede suç gelirleri ne kadar büyükse aklama faaliyetleri de o kadar yoğundur. Dolayısıyla suç gelirleri ile mücadelede sergilenebilecek zafiyetler aklama faaliyetlerinin yoğun olarak gerçekleşmesine neden olacak ve çeşitli aklama yöntemleri ile aklanan paralar suç şebekelerine daha fazla suç için güç ve nüfus kazandıracaktır” dedi.

Başak, şöyle devam etti:

“Paravan ve/veya mali gücü yeterli olmayan şirketler arasında gerçek bir ticari işlem varmış gibi düzenlenen fatura ve belgeler karşılığında sisteme sokulan suç gelirleri, ticari kazanç gibi gösterilip, aklanmakta. Daha sonra da gayrimenkul, otomobil veya başka alanlara yatırım yapılarak süreç devam ettirilmekte. Polatlar olayında da böyle olmuş, sahte faturalar kanalı ile gerçek bir mal alışı olmayan, beyanname vermeyen, haklarında sahte belge düzenleme iddiaları bulunan ve tasfiye halindeki 3 şirketten, Polat ailesinin sahip olduğu çeşitli şirketlere yaklaşık 323 milyon TL sahte olduğu ortaya çıkan faturalar kesilmiş ve bir ticaret yapılmış gibi görüntü verilmeye çalışılmış.

“Polat ailesine ve ilişkili oldukları kişilere ait 16 şirketin önemli bir bölümü tarafından çeşitli güzellik, kozmetik, mücevherat ürünlerinin satışı ve güzellik merkezlerinde sunulan hizmetlerden elde edildiği ileri sürülen 500 milyon TL'nin üzerindeki parasal büyüklüğün de yasadışı bahis ve/veya kredi kartı ve mail order dolandırıcılığı yolu ile elde edilip edilmediği konusunda MASAK incelemesi devam ediyor. Burada da bu paralar bu şirketlerden nakit çekilerek Polat ailesine ait Milda Gayrimenkul Otomotiv Tic. San. AŞ.'ye aktarılmış ve sonrasında çeşitli lüks otomobiller ve gayrimenkuller alınarak bu şüpheli paralar aklanmış.”

Yasa dışı bahis nasıl işliyor?

Başak, “Daha çok kimleri kullanır yasa dışı bahisçiler?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Daha çok işsiz, emekli öğrenci gibi paraya ihtiyacı olan kesimlere ulaşan suç şebekeleri, belirli bir para karşılığında, bu kişilerin bankalarda açılmış bulunan hesaplarının kullanım hakkını ele geçirmekte ve özellikle şatafatlı vaatler ve büyük kazanç hayalleri ile gençleri yasadışı bahis oynamaya yönlendirerek bu hesaplara para yatırılmasını sağlar. Binlerce oyuncunun dahil olduğu bu sistemde, alt hesaplarda toplanan bu paralar çeşitli yazılımlar ve algoritmalar sayesinde dakikalar hatta saniyeler içinde şebeke üyelerinin hesaplarına aktarılır ve piramidin en tepesine ulaştığında oluşan büyük servet çoğunlukla kripto para ve elektronik paraya dönüştürülerek kaynağından daha da uzaklaştırılır veya çeşitli yöntemlerle aklanmaya çalışılır. Bu paraların uyuşturucu ticaretinde ve terörizmin finansmanında kullanılmasına da çok sık rastlanır.”

Dr. Ramazan Başak, futbolda maç biletleri üzerinden aklama yöntemini ise şöyle anlattı:

“Aslında tıpkı olmayan bir ticaretin paravan şirketlerce sanki yapılmış gibi gösterilmesi mantığına dayanıyor. Aynı mantık otel konaklama veya turizm gelirleri için de geçerli. Suç gelirleri sanki konaklama yapılmış veya turistik faaliyetlerden bir gelir elde edilmiş gibi gösterilerek suç gelirleri bu yolla aklanmakta. 90'lı yıllarda hayali ihracat da aynı mantıkla gerçekleşmiştir ve azalmış olsa da gerçekleşmeye devam ediyor.”

“PARANIN TAKİBİNİ YAPMAK ZOR DEĞİL”

“Finansal sistemde yer aldığı sürece ulusal sınırlar içerisinde paranın takibini yapmak zor değildir” diyen Başak, şöyle devam etti:

“Bu nedenle mümkün olduğunca nakit kullanımının azaltılması ve parasal hareketlerin olabildiğince finansal sektör üzerinden dolaşması için daha fazla önlem alınmalı. Ancak uluslararası alanda paranın takibi ulusal sınırlar içerisinde olduğu gibi kolay değil. Çok ciddi bir işbirliği gerektirir. Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi ve terörizmin finansmanının önlenmesiyle ilgili uluslararası alanda işbirliğini artırmayı amaçlayan ülkemizin de imza koyduğu birçok uluslararası sözleşme, anlaşma ve konvansiyon vardır. Bu sayede uluslararası alanda suç gelirlerinin takibi yapılabilmekte. Ancak çok etkin olduğunu söyleyebilmek mümkün değil.”

Dr. Ramazan Başak, “Sazan sarmalı” konusunda ise şu bilgileri verdi:

“Son günlerde tutuklanan fenomen kardeşlerle birlikte gündeme gelen bir dolandırıcılık yöntemi. Şöyle gerçekleşir: İnternet üzerinden araç satışını ilanını gören dolandırıcı, genelde kendisini kamuda muteber birisi olarak tanıtmakta güven sağlar. Aracı bir yakınına alacağını söyleyerek bahsettiği yakını üzerinden küçük bir kaparo bedeli göndererek satıcının daha da güvenini kazanır, daha sonra ise hemen bu aracı değerinden daha aşağıda bir fiyatla ilana koyar. Uygun fiyat nedeniyle alıcı bulmak zor olmadığı için bulunan alıcı ve satıcının aracın bulunduğu yerde buluşması sağlanır. İki tarafa aracın fiyatı hakkında konuşmamaları konusunda uyarılar yapılır. Aracın devri için ilgili noter aşamasında önceden belirlenen IBAN numarasına paranın gönderilmesi istenir, gelen para kısa sürede kripto veya elektronik paraya dönüştürülerek ortadan kaybolur.”

Editör: Selda Manduz