Fransa’da öğrencilerin eğitim koşulları, öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, uzun ders saatleri ve üniversiteye giriş sistemi Parcoursup’a yönelik tepkileri büyüyerek devam ediyor.
Sendikaların grev çağrılarıyla destek verdiği eylemler kapsamında öğrenciler 6 Ekim’de ülke genelinde yeniden sokağa çıktı. Hükümetin okullardaki protestoları sonlandırmaya yönelik tedbirlerine rağmen yüzlerce lisede dersler boykot edilirken, üniversitelerde de blokaj eylemleri gerçekleştirildi.
“KARA HAFTA” EYLEMLERİ BÜYÜYOR
Pazartesi günü itibarıyla Fransa genelinde 413 lisede derslerin boykot edildiği veya okul girişlerinin barikatlarla kapatıldığı bildirildi.
“Kara hafta” olarak adlandırılan eylemlerde üniversite öğrencileri de liseli gençlere destek verdi. Ülke genelinde 30 ila 40 üniversite kampüsünde blokaj eylemleri yapılırken, Rennes 2 Üniversitesi’nde 1.000’den fazla öğrencinin katıldığı forumlar düzenlendi.
Öğrenciler 6 Ekim Salı günü ise Paris’teki Cumhuriyet Meydanı (Place de la République) merkezli olmak üzere ülkenin farklı kentlerinde kitlesel gösteriler gerçekleştirdi.
GÖÇMEN KÖKENLİ BELEDİYE BAŞKANI ÖĞRENCİLERE SİPER OLDU
Paris’in kuzeyindeki Saint-Denis kentinin Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) üyesi Belediye Başkanı Bally Bagayoko, protestolar sırasında polisin öğrencilere müdahalesini engellemek için gençlerin önüne geçti.
Bagayoko’nun protestocu öğrencilerin yanında durduğu görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Mali kökenli göçmen bir sosyalist olan Bagayoko’nun Saint-Denis Belediye Başkanlığı’nı kazanması, Fransa’daki sağ çevrelerin tepkisini çekmişti. İşçi sınıfının, göçmen kökenlilerin ve gençlerin yoğun olarak yaşadığı kentte Bagayoko, bu kesimlerin siyasi temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor.
SON 24 SAATTE 984 GÖZALTI
Öğrenci eylemlerine yönelik polis müdahaleleri ve yüksek gözaltı sayıları ülkede tartışma yaratmaya devam ediyor.
Son 24 saatte 984 öğrenci ve eylemcinin gözaltına alındığı, 28 Eylül’den bu yana toplam gözaltı sayısının ise 6 bini aştığı aktarıldı.
Gözaltı ve tutuklama işlemlerinin büyük bölümünü reşit olmayan gençlerin oluşturduğu belirtilirken, Lens kentindeki gösteriler sırasında 15 yaşındaki bir lise öğrencisinin polis müdahalesinde kullanılan ses/gaz bombası nedeniyle elinden yaralandığı ve elinin koptuğu bildirildi.
Fransa Eğitim Bakanlığı, protestoları yatıştırmak amacıyla “beş temel çalışma” olarak adlandırdığı reform paketini açıklasa da yüzlerce lisede eğitime ara verilmesi devam etti.
Hükümet bir yandan kamu malına zarar verilmesini gerekçe göstererek protestoculara yönelik cezai yaptırımları ağırlaştıracak düzenlemeler hazırlarken, diğer yandan 1.588 öğretmen kadrosunun iptal edilmesi planından geri adım atmadı.
SENDİKALAR GREV TAKVİMİNİ TARTIŞIYOR
İşçi sendikaları CGT ve Solidaires, eğitim iş kolundaki diğer sendikalar ve demiryolu sendikası SUD-Rail ile birlikte öğrencilere grev dahil farklı eylem yöntemleriyle destek verilmesi çağrısında bulundu.
Ancak ana konfederasyonların bir sonraki genel grev tarihini 5 Kasım olarak açıklaması, öğrenci hareketi içerisinde tepkiye neden oldu.
Siyasi aktivist Anasse Kazib, sendika bürokrasisinin öğrenci hareketinin ülke geneline yayılmasını engellediğini savunarak grev takvimini eleştirdi.
Enerji sektöründeki bazı sendikaların ise hükümetin çalışan tarifelerinde taviz vermesinin ardından grevleri askıya aldığı bildirildi.
ÖĞRENCİLERİN HEDEFİ GENEL GREV
Öğrenci temsilcileri ve gençlik örgütleri, 6 Ekim eylemlerini eğitim sorunlarının yanı sıra hayat pahalılığı ve akaryakıt zamlarına yönelik toplumsal tepkiyle birleştirmeyi hedefliyor.
Gençlik örgütleri çarşamba gününden itibaren kentlerde ortak liseli ve üniversiteli meclislerinin kurulması çağrısında bulundu.
Eylemcilerin önündeki önemli tarihler arasında 8 Ekim’de Total rafineri çalışanlarının grevi ve 17 Ekim’de yapılması planlanan kitlesel mobilizasyon ve genel grev çağrısı bulunuyor.
PROTESTOLAR NASIL BAŞLADI?
Fransa’daki öğrenci protestoları, eylül ayında öğretmen yetersizliği, kalabalık sınıflar, bakımsız okul binaları ve Parcoursup sistemine yönelik tepkilerin sokağa taşınmasıyla başladı.
Paris merkezli başlayan gösteriler kısa sürede Lille, Montpellier, Nantes ve Marsilya gibi büyük kentlere yayıldı.
Öğrencilerin yüzlerce okulun girişine barikat kurmasıyla büyüyen protestolar, 28 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında polis müdahaleleriyle daha da sertleşti.
Fransa Eğitim Bakanı Édouard Geffray, 24 okulun yakıldığını veya tahrip edildiğini öne sürerek eğitim faaliyetlerine aşamalı olarak dönüleceğini açıklarken, şiddet olaylarından “harekete sızan aşırı sol grupları” sorumlu tuttu.
Krizin büyümesi üzerine Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi ve Parcoursup sisteminin daha şeffaf hale getirilmesini içeren bir tedbir paketi açıkladı.
Ancak hükümetin protestolarda meydana gelen maddi hasarın eylemcilere ödetilmesini öngören “tahrip eden öder” yasa tasarısını hızlandırması tepkilere neden oldu.
Lise öğrenci sendikası USL ise hükümetin tekliflerinin somut çözüm içermediğini belirterek eylemlere devam etti.
“ÜÇÜNCÜ PERDE” EYLEMLERİ BÜYÜYOR
Polisle yaşanan çatışmalar, yaralanmalar ve yüksek gözaltı sayıları öğrenci hareketinin daha da sertleşmesine neden oldu.
İnsan hakları kuruluşları, süreçte çok sayıda öğrencinin yaralandığını belirterek polis müdahalelerinin orantılı olup olmadığı konusunda endişelerini dile getirdi.
Öğrenci hareketinin “Üçüncü Perde” olarak adlandırdığı yeni eylem dalgasına ülkenin en büyük işçi sendikalarından CGT'nin yanı sıra veliler ve üniversite öğrencileri de destek veriyor.
Resmî makamlar ile öğrenci sendikalarının açıkladığı rakamlar arasında farklılık bulunurken, yüzlerce okulun tamamen veya kısmen bloke edildiği bildiriliyor.
Fransa’da öğrenci hareketinin büyümesi, eğitim politikalarının yanı sıra hükümetin ekonomi politikaları, hayat pahalılığı ve sendikaların grev stratejileri üzerindeki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.


