Gazeteci Hakan Tosun, 10 Ekim 2025’te İstanbul Esenyurt’ta sokak ortasında saldırıya uğradı. 13 Ekim’de kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Tosun’un hastaneye kaldırılmasının ardından 27 saat boyunca ailesine haber verilmemesi de kamuoyunda tepki çekti.
Tosun’un ölümüne ilişkin davada İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan mütalaada, tutuklu sanıklar 19 yaşındaki A.M. ile 25 yaşındaki A.Ş. hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talep edildi.
Savcılık, 11 sayfalık iddianamede iki sanığın “fikir ve eylem birliği içinde” ve “öldürme kastı” ile Tosun’a saldırdığını savundu.
AVUKATLAR ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN DE YARGILANMASINI İSTİYOR
Cumhuriyet’ten İrem Karataş’ın haberine göre, Tosun’un avukatları ve yakınları ise olayın kamera görüntülerinde sanıkları motosikletiyle olay yerine getirip götürdüğü görülen Yusuf Özakdağ’ın da olayın başından itibaren sanıklarla birlikte hareket ettiğini savunuyor.
Özakdağ dosyada tanık olarak yer alırken, Tosun’un avukatları üçüncü kişinin “kasten adam öldürmeye yardım” suçundan sanık olarak yargılanması gerektiğini belirtiyor.
“GÖRÜNTÜLERDE BİR KİŞİ DAHA VAR”
Duruşma öncesinde adliye önünde Hakan Tosun için basın açıklaması yapıldı. Yakın zamanda cezaevinden tahliye edilen gazeteci Pınar Gayıp’ın okuduğu açıklamada, davanın adalet sağlanana kadar takip edileceği belirtildi.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Bugün iki sanık tutuklu. Savcılık, iki sanık hakkında kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası talep ediyor. Ancak görüntülerde bir kişi daha var: Motosikletli üçüncü kişi. Kamera kayıtlarında sanıkların yanında olduğu ve onlarla birlikte hareket ettiği görülen bu kişi bugün hâlâ sanık değil; dosyada tanık sıfatıyla yer alıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz.”
Açıklamada, motosikletli üçüncü kişinin de sanık olarak yargılanması talep edilerek, “Görüntüler ortadadır. Bu dosyada gerçeğin bir bölümü görülüp diğer bölümü görmezden gelinemez” denildi.
KAMU GÖREVLİLERİ İÇİN DE SORUŞTURMA TALEBİ
Basın açıklamasında ayrıca Hakan Tosun’un bulunması, olayın aydınlatılması ve gerekli işlemlerin zamanında yerine getirilmesi sürecinde görevini yerine getirmeyen veya ihmali bulunan kamu görevlileri varsa onların da hukuk önünde hesap vermesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada Tosun’un gazeteciliği ve ekoloji çalışmalarına da vurgu yapıldı:
“Hakan hayatı boyunca kamerasını gerçeğe çevirdi. Yaşam alanları için direnenlerin, doğasını ve toprağını savunanların, sesi duyulmayanların yanında oldu. Kamerası onun yalnızca mesleği değil, gerçeğe karşı sorumluluğuydu.”
Basın açıklamasına Yeni Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu ile Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil de katılarak duruşmayı takip etti.
KARAR ÇIKMADI, DAVA 7 EKİM’E ERTELENDİ
Duruşmada Hakan Tosun’un avukatları savunma yaptı. Avukatlar, olayda haksız tahrik koşullarının oluşmadığını ve sanıkların öldürme kastıyla hareket ettiğini belirtti.
Mahkeme başkanı, sanık avukatlarının mazeret sunarak duruşmaya katılmaması nedeniyle bu celsede karar verilmeyeceğini açıkladı.
Sanıklara, bir sonraki celsede avukatlarının hazır bulunmaması halinde CMK kapsamında avukat atanacağı bildirildi.
Mahkeme, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken bir sonraki duruşmayı 7 Ekim saat 10.30’a erteledi.



