DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada kayyum uygulamalarına tepki göstererek tutuklu seçilmişlerin görevlerine iade edilmesini istedi; Soma faciası, Mehmet Türkmen ve Esra Işık hakkında da açıklamalarda bulundu.
Kayyum uygulamalarına son verilmesi gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, “Tüm tutuklu seçilmişler derhal serbest bırakılmalı ve görevlerine iade edilmeli, kayyum zulmüne son verilmelidir” dedi.
Geçtiğimiz hafta Süper Lig’e yükselen Amedspor’u da kutlayan Hatimoğulları, yaklaşık iki aydır tutuklu bulunan sendikacı Mehmet Türkmen’e dayanışma mesajı gönderdi. Hatimoğulları, “Mehmet Türkmen ile her daim dayanışma içindeyiz” ifadelerini kullandı.
Soma maden faciasının yıl dönümünü de hatırlatan Hatimoğulları, 301 madencinin yaşamını yitirdiği facianın ardından işçi ailelerinin avukatları Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay’ın cezaevinde tutulduğunu belirtti.
Hatimoğulları, “Esas yargılanması gerekenler terfi üstüne terfi alıyor. Mafyalaşan bu sömürü düzenine karşı emeğin onurunu sonuna kadar savunacağız” dedi.
Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin kamulaştırılmasına karşı çıktığı gerekçesiyle tutuklanan ve dün tahliye edilen Esra Işık hakkında da konuşan Hatimoğulları, “Esra Işık bütün canlılar için mücadele etti ve onların sesi oldu” ifadelerini kullandı.
"KÖYLÜLER, İŞÇİLER DİRENDİKÇE SONUÇ ALINDIĞINI GÖRDÜK"
Hatimoğulları, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Bu parçalı olan direnişlerin bir araya gelmesi, bu platformların bir arada olması daha güçlü bir sinerji yaratacaktır. Köylüler, işçiler direndikçe sonuç alındığını da gördük. Türkiye'nin dört bir yanında mücadele edenler kazanacak. Doğa talan ediliyor, iktidarsa talan ruhsatı dağıtmaya devam ediyor. Kadınlar katlediliyor, failler korunuyor. Nisan ayında 24 kadın katledildi, 14 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Neredeyse her gün 1 kadın katlediliyor. Peki bu iktidar ne yapıyor? Kadın cinayetlerinin önüne geçmek için nasıl bir somut adım atıyor? Bu ülkeye yoksulluğu izleyen değil çözüm bulan bir iktidar lazım. Zalimin yönettiği bu düzene bizler mutlaka son vereceğiz. Bu topraklarda ezilenin ve sömürülenin yönettiği bir düzeni bizler hep beraber kuracağız."
ZAMANAŞIMI TEPKİSİ
3'ü çocuk 8 kişinin kaybedildiği JİTEM Dargeçit davasının zamanaşımından düşürülmesine de tepki gösteren Hatimoğulları, "Adalet Bakanı, faili meçhullerle ilgili birim kurduk demişti. Bu karar bir göz bnoyama için alındıysa boşu boşuna alınmış. Biz unutmadık, sizler unutmuş olabilirsiniz ama biz unutmadık. Gerçek bir özür dilenene kadar bizler bu hakikatı haykırmaya devam edeceğiz" dedi.
SÜREÇ MESAJI: YAVAŞLAMA HALİNDEN DERHAL ÇIKILMALI
Hatimoğulları, sürece ilişkin mesajlar da verdi. Süreçteki 'yavaşlama' halinden çıkılması gerektiğini belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı, barış için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi:
"Bu yavaşlama halinden derhal çıkılmalı. Bizler çalışıyoruz ve somut öneriler getiriyoruz. Hem bugünkü tıkanıklığı giderecek hem de süreç içerisinde çıkma ihtimali olan sorunları çözecek bir mekanizmaya ihtiyaç var. Bu mekanizma, süreçle ilgili çıkartılacak yasaları geciktirmemeli. Bu süreç, kimin ihtiyacı diye sürüncemede bırakılamaz. Süreç, barışın gerektirdiklerine göre yürütülmeli. Bu tarihi eşiği başarıyla atlayamazsak bunun hesabını kim, nasıl verecek? Bayram sonrası dendi, ikinci bayrama geldik. Zaman kaybetmeden artık bu yasalar ele alınmalı."
NUMAN KURTULMUŞ'A ÇAĞRI
Yasama aşamasının hızlandırılması için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a seslenen Hatimoğulları, "Raporun yasalaşması için ön ayak olun, olmazları sonraya bırakalım, olurları öne alalım ve buradan ilerleyelim. Zor bir süreç olduğunu biliyoruz ama bütün bu zorlukların üstesinden gelebiliriz. Somut adımların atılması için bir an önce somut adımların atılması ve bir yol haritası çıkarılması lazım" ifadelerini kullandı.
ODTÜ'DEKİ PROVOKASYONA TEPKİ
Son olarak geçtiğimiz hafta ODTÜ'deki bahar şenliğinde yaşanan faşist provokasyona değinen Hatimoğulları, "Milliyetçi hassasiyetleri olan birkaç kişinin yaptığı bir şey değil. Bizler bu tabloyu çok iyi tanıyoruz. Barışa gönül veren, bu ülkenin aydınlık yüzlerine sesleniyoruz. Karşınızda milliyetçi akranlarınız değil, karanlık güç odakları var. Sürecin zehirlenmesiyle ilgili çok sayıda provokasyonla karşı karşıyayız. Barışa giden yolun temizlenmesi için bu çok önemlidir ve bu sorumluluk iktidardadır" dedi.


