CHP'nin düzenlediği '2024 Yurt Dışı Birlikleri İkinci Yüzyıl Vizyon Çalıştayı'nda konuşan Ekrem İmamoğlu, parti içi rekabetin yıpratıcı bir hal alabildiğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, parti içi rekabetin her koşulda kardeşçe ve demokratik bir biçimde yapılmasının şart olduğunu belirterek, ''Bireysel, kişisel ve özellikle partimizi bizleri yoran bütün yüklerden kurtulmakla mecbur olduğumuz bir dönemin içerisindeyiz. Rekabet, parti içindeki rekabet, birbiri ile yan yana koşarken birbirini ayağına çelme takmak değil; daha hızlı koşma mücadelesidir. Ayrışmanın değil, bütünleşmenin aracıdır. Çeşitli ülke ve şehirlerdeki CHP yurt dışı örgütlerinde dönem dönem parti içi rekabetin yıpratıcı hal alabildiğini görüyoruz. Ülkemizde de yurt dışındaki örgütlerimizde de bunu yaşıyoruz. Ayrıştırıcı bir dilin hakim olabildiğini de görüyoruz'' dedi.

CHP'nin İstanbul Planlama Ajansı’nda düzenlediği ve üç gün sürecek "Yurt Dışı Birlikleri İkinci Yüzyıl Vizyon Çalıştay"ı başladı.

Bakan Şimşek'ten enflasyon vaatleri: Gelecek ay 60'lara, diğer ay 50'lere inecek Bakan Şimşek'ten enflasyon vaatleri: Gelecek ay 60'lara, diğer ay 50'lere inecek

Çalıştayın ilk günkü programına CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Başkan Yardımcıları İlhan Uzgel ve Ensar Aytekin, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, milletvekilleri ve belediye başkanları katıldı.

İmamoğlu konuşmasında parti içi rekabete değinerek şunları söyledi:

'PARTİ İÇİ REKABET KARDEŞÇE OLMALI'

"Parti içi rekabetin her koşulda kardeşçe ve aynı zamanda demokratik bir biçimde olmasını sağlamanın şart olduğunu düşünüyorum. Bireysel, kişisel ve özellikle partimizi bizleri yoran bütün yüklerden kurtulmakla mecbur olduğumuz bir dönemin içerisindeyiz. Rekabet, daha iyiye ulaşmanın yoludur. Rekabet, parti içindeki rekabet, birbiri ile yan yana koşarken birbirini ayağına çelme takmak değil; daha hızlı koşma mücadelesidir. Ayrışmanın değil, bütünleşmenin aracıdır. Çeşitli ülke ve şehirlerdeki CHP yurt dışı örgütlerinde dönem dönem parti içi rekabetin yıpratıcı hal alabildiğini görüyoruz. Ülkemizde de yurt dışındaki örgütlerimizde de bunu yaşıyoruz. Ayrıştırıcı bir dilin hâkim olabildiğini de görüyoruz. Bunları görerek, bunlara tedbir alarak yol yürümenin şart olduğunu da biliyoruz. Tabii son derece sınırlı sayıda örnekler olsa da çok hassas ve çok tarihi bir dönemden geçtiğimizin farkına vararak bazı bildiğimiz, gördüğümüz, dönem dönem yüksek seviyede kınadığımız bütün tavır ve davranışlardan uzak bir arada konuşabilmeyi, müzakere edebilmeyi, doğru yolu bulabilmeyi, ortak aklın masamızdaki kesin pusula olmasını sağlayabilmeyi başarmak zorundayız."

Kaynak: ANKA

Editör: Selda Manduz