Kanser araştırmalarında hücrelerin ağır koşullara karşı nasıl hayatta kaldığına ilişkin dikkat çekici bir keşif yapıldı. ABD’deki Montana Eyalet Üniversitesi'nde görev yapan bilim insanları, hücrelerin hayati işlevlerini sürdürebilmek için ana biyolojik yolların devre dışı kalması durumunda alternatif bir “yedek mekanizma” kullanabildiğini ortaya koydu.
7 yıl boyunca yürütülen laboratuvar çalışmalarında incelenen bu mekanizmanın, özellikle kanser hücrelerinin kemoterapi gibi ağır tedavilere karşı geliştirdiği dirençle bağlantılı olabileceği belirtildi.
7 YILLIK ARAŞTIRMANIN ODAĞINDA “SİSTİN” VAR
Hücrelerin yaşamını sürdürebilmesi, protein üretimi ve çeşitli hücresel işlevlerini yerine getirebilmesi açısından amino asitler önemli rol oynuyor.
Araştırmada özellikle sistin adı verilen amino aside odaklanıldı. Bilim insanlarının yürüttüğü deneyler, hücrelerin ana sistin üretim hattının engellenmesi veya işlevini yitirmesi halinde alternatif bir yol kullanabildiğini gösterdi.
Bu mekanizmanın, hücrelerin zorlu koşullarda yaşamını sürdürmesine yardımcı olan bir tür biyolojik yedek plan işlevi gördüğü değerlendiriliyor.
KANSER HÜCRELERİ KEMOTERAPİDEN NASIL KAÇIYOR?
Araştırmanın lideri Prof. Dr. Ed Schmidt, sistinin hücrelerin hayatta kalması açısından önemine dikkat çekerek keşfedilen mekanizmanın hem sağlıklı hem de kanserli hücreler açısından farklı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Schmidt, yeni mekanizmanın sağlıklı hücreleri toksik koşullara karşı koruyabildiğini, ancak aynı sistemin kanser hücrelerinin kemoterapi ve diğer ağır tedavilere karşı direnç geliştirmesine de katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Kanser tedavisindeki en önemli sorunlardan biri olan tedavi direnci, bazı kanser hücrelerinin uygulanan ilaçların etkisinden kurtularak yaşamaya devam etmesiyle ortaya çıkabiliyor.
Araştırmacılar, hücrelerin bu alternatif hayatta kalma mekanizmasının anlaşılmasının, kanser hücrelerinin tedavi sırasında kullandığı direnç yollarının daha iyi ortaya çıkarılmasına yardımcı olabileceğini değerlendiriyor.
UZMAN: KANSER HÜCRELERİNİN DİRENCİNİ KIRMAK MÜMKÜN OLABİLİR
Gelişmeyi değerlendiren fizyoloji uzmanı Dr. Muhammed Mirza, kanser hücrelerinin tedavilere karşı metabolik yapılarını değiştirebildiğine dikkat çekti.
Mirza, hücrelerin kullandığı bu alternatif savunma mekanizmasının ortaya çıkarılmasının, gelecekte kanser hücrelerinin direnç geliştirmesini engellemeye yönelik yeni araştırmaların önünü açabileceğini belirtti.
Uzmanlara göre mekanizmanın ayrıntılı biçimde anlaşılması halinde, kanser hücrelerinin kemoterapi karşısındaki “kaçış yollarını” hedef alan yeni tedavi yaklaşımları geliştirilebilir.
YENİ KANSER İLAÇLARI İÇİN UMUT OLABİLİR
Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, kanser hücrelerinin hayatta kalmasını sağlayan metabolik yolların hedeflenebilme ihtimali.
Bilim insanlarının mekanizmayı daha ayrıntılı biçimde haritalandırması halinde, kanser hücrelerinin kullandığı alternatif yolları baskılamaya yönelik ilaç adaylarının geliştirilmesi mümkün olabilir.
Ancak bu keşfin doğrudan yeni bir kanser tedavisinin hazır olduğu anlamına gelmediği, mekanizmanın klinik uygulamalara dönüşebilmesi için daha fazla laboratuvar ve klinik araştırmaya ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
KANSER TEDAVİSİNDE YENİ ARAŞTIRMALARIN ÖNÜ AÇILABİLİR
Montana Eyalet Üniversitesi araştırmacılarının 7 yıllık çalışması, hücrelerin zorlu koşullarda hayatta kalmak için başvurabildiği alternatif biyolojik yolların kanser tedavisi açısından ne kadar önemli olabileceğini ortaya koyuyor.
Keşfedilen sistin bağlantılı yedek mekanizmanın kanser hücrelerinin kemoterapi direncindeki rolünün daha ayrıntılı anlaşılması, gelecekte tedavi direncini hedefleyen yeni ilaç ve tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.



