Yaz aylarının sona ermesiyle birlikte sıcaklıkların gün içinde sık sık değişmesi, üst solunum yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığını artırabiliyor.
Özellikle sonbahar aylarında nezle, grip, boğaz ve bademcik enfeksiyonları, orta kulak iltihabı ve sinüzit gibi rahatsızlıklarla daha sık karşılaşılabiliyor.
Uzmanlar, mevsim geçişlerinde hastalıklardan korunmak için kapalı ve kalabalık ortamlarda dikkatli olunması, yaşam alanlarının düzenli havalandırılması ve el hijyenine özen gösterilmesi gerektiğini belirtiyor.
KALABALIK ORTAMLARDA BULAŞ RİSKİ ARTIYOR
Üst solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasında kişinin bulunduğu ortam ve yaşam alışkanlıkları önemli rol oynuyor.
Alerjik yapı, burun kemiği eğriliği ve burun eti büyüklüğü nedeniyle ağızdan nefes alma, sigara kullanımı ve düzensiz beslenme gibi faktörlerin enfeksiyonlara karşı yatkınlığı artırabileceği belirtiliyor.
Özellikle kapalı ve kalabalık ortamlarda enfeksiyonların kişiden kişiye daha kolay bulaşabildiğine dikkat çekiliyor.
Yakın mesafeden konuşma, öksürme ve hapşırma sırasında havaya yayılan damlacıklar bulaşta etkili olabiliyor. Yetersiz havalandırılan ortamlarda ise bulaşma ihtimali daha da artabiliyor.
Virüs veya bakterilerin bulunduğu yüzeylere temas ettikten sonra ellerin yıkanmadan ağız, burun ya da göz çevresine götürülmesi de enfeksiyonların yayılmasına zemin hazırlayabiliyor.
SONBAHARDA EN SIK HANGİ HASTALIKLAR GÖRÜLÜYOR?
Mevsim geçişlerinde en sık karşılaşılan üst solunum yolu enfeksiyonlarının başında nezle ve grip geliyor. Bunların yanı sıra boğaz ve bademcik enfeksiyonları, orta kulak iltihabı ve sinüzit de görülebiliyor.
KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, erişkinlerde özellikle nezle ve gribin sık görüldüğünü, orta kulak iltihabının da üst solunum yolu enfeksiyonları arasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtiyor.
NEZLE BELİRTİLERİ NELER?
Soğuk algınlığı olarak da bilinen nezle, farklı virüslerin neden olabildiği ve kişiden kişiye kolaylıkla bulaşabilen bir hastalık olarak biliniyor.
Genellikle hafif seyreden nezle, özellikle soğuk aylarda daha sık görülüyor. Sigara kullanımı hastalığın görülme sıklığını doğrudan artırmasa da enfeksiyonun daha ağır geçirilmesine neden olabiliyor.
Çocuklarda ise üst solunum yolu enfeksiyonları yetişkinlere göre daha sık görülebiliyor. Özellikle 5 yaşından küçük çocukların yıl içerisinde birden fazla kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebildiği belirtiliyor.
GRİP ANİ BAŞLAYABİLİYOR
İnfluenza virüslerinin neden olduğu grip, nezleden farklı olarak daha ani ve belirgin belirtilerle başlayabiliyor.
Gripte sık görülen belirtiler arasında:
Yüksek ateş
Öksürük
Boğaz ağrısı
Baş ağrısı
Kas ağrıları
Halsizlik
Burun akıntısı
Burun tıkanıklığı yer alıyor.
Grip nedeniyle ortaya çıkan ateş birkaç gün devam edebiliyor. Hastalık sürecinde yeterli dinlenme, yeterli sıvı tüketimi ve dengeli beslenmenin önemli olduğu belirtiliyor.
HER GRİP VAKASINDA ANTİBİYOTİK GEREKMİYOR
Grip, influenza virüslerinin neden olduğu viral bir enfeksiyon olduğu için her durumda antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulmuyor.
Ancak hastalığa orta kulak iltihabı, sinüzit veya zatürre gibi ikincil bakteriyel enfeksiyonların eklenmesi halinde tedavi yaklaşımı değişebiliyor.
Bu nedenle özellikle belirtilerin ağır seyretmesi, uzun sürmesi veya kişinin genel durumunda belirgin kötüleşme olması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor.
SONBAHARDA HASTALIKLARDAN KORUNMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Uzmanların dikkat çektiği temel noktalar şöyle sıralanıyor:
Kapalı ortamları düzenli olarak havalandırmak
Elleri düzenli ve doğru şekilde yıkamak
Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun bölgesini kapatmak
Hastalık belirtileri gösteren kişilerle yakın teması mümkün olduğunca azaltmak
Yeterli dinlenmeye ve dengeli beslenmeye dikkat etmek
Sigara kullanımından kaçınmak
Belirtiler ağırlaştığında veya uzadığında sağlık kuruluşuna başvurmak
Sonbahar aylarında sıcaklık değişimlerinin artmasıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarında da hareketlilik yaşanabiliyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi daha hassas kişiler açısından belirtilerin takip edilmesi ve gerektiğinde tıbbi değerlendirme alınması önem taşıyor.




