DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve Urfa Milletvekili Mithat Sancar, son dönemde kamuoyuna yansıyan İmralı görüşme notları ve bazı iddialarla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sancar, iddialarda yer alan bazı görüşmelerin gerçekte yapılmadığını belirterek, “Öcalan’la böyle bir görüşme olmadı” dedi.
Mithat Sancar, İmralı Sekretaryası üyesi Çetin Arkaş ve siyasetçi Gültan Kışanak ile birlikte Ankara’da gazetecilerle bir araya geldi. Toplantıya Rûdaw Ankara Temsilcisi Şevket Herki de katıldı.
Görüşmede İmralı’daki temaslar, silahsızlanma süreci, Abdullah Öcalan’ın üstlenmesi beklenen rol, oluşturulan kurul ve alt komisyonlar ile Suriye’deki son gelişmeler ele alındı.
“ÖCALAN’LA BÖYLE BİR GÖRÜŞME OLMADI”
Sancar, son dönemde kamuoyuna yansıyan bazı İmralı tutanakları ve görüşme iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, bu içeriklerde yer alan bazı görüşmelerin hiç gerçekleşmediğini söyledi.
Söz konusu iddiaların hem Abdullah Öcalan ve PKK tarafından hem de devlet yetkililerince daha önce açıklandığını belirten Sancar, kamuoyuna yansıyan bilgilerin tamamının gerçek görüşmelere dayanmadığını ifade etti.
İmralı’daki görüşmelerin ayrıntılarının tümüyle kamuoyuna açıklanmasının doğru olmadığını vurgulayan Sancar, görüşmelerin bazen üç, bazen ise beş saat sürdüğünü söyledi.
Bu görüşmelerde çok sayıda başlığın ve farklı değerlendirmelerin gündeme geldiğini belirten Sancar, yapılan her konuşmanın veya değerlendirmenin kamuoyuyla paylaşılmasının görüşmelerin niteliğiyle bağdaşmayacağını ifade etti.
İMRALI’DAKİ GÖRÜŞMELERİN TAMAMI KAMUOYUNA AÇIKLANMAYACAK
İmralı’daki görüşmelerde ele alınan konuların her ayrıntısının kamuoyuna aktarılmasının sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sunmayacağını belirten Sancar, benzer çözüm ve müzakere süreçlerinde de tüm görüşmelerin eksiksiz biçimde açıklanmadığını söyledi.
Sancar, kamuoyunun bilgi edinmesinin önemli olduğunu ancak görüşmelerin kendi doğası gereği belirli bir gizlilik ve çalışma alanı içerdiğini ifade etti.
ÖCALAN İÇİN “MERKEZİ VE TANIMLANMIŞ ROL” TALEBİ
Mithat Sancar’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de Abdullah Öcalan’ın silahsızlanma sürecindeki konumu oldu.
Öcalan’ın bugüne kadar sürecin önemli aktörlerinden biri olduğunu belirten Sancar, önümüzdeki dönemde de merkezi ve hayati bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Sancar, Öcalan’ın rolünün belirsiz bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, bu görevin açık, tanımlanmış ve kamuoyuna ilan edilmiş bir çerçevede yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
“Sayın Öcalan’ın merkezi bir rol üstlenmesi ve bunun açık, tanımlanmış ve ilan edilmiş bir şekilde yapılması gerekiyor” diyen Sancar, sürecin önünde kritik aşamalar bulunduğunu belirtti.
Öcalan’ın oluşturulan kurumsal yapı içerisinde ve Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Kurulu’nda görev almasını beklediklerini ifade eden Sancar, bu konuda nihai kararın Takip ve Değerlendirme Kurulu tarafından verileceğini kaydetti.
“YENİ BİR ÇAĞRI İÇİN HENÜZ KARAR ALINMADI”
PKK’nin silahsızlanmasına ilişkin yeni bir çağrı yapılıp yapılmayacağı sorusunu da yanıtlayan Sancar, şu anda bu konuda alınmış bir karar bulunmadığını söyledi.
Son İmralı görüşmesinde de yeni bir çağrı yapılmasına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını belirten Sancar, ilerleyen süreçte ihtiyaç ortaya çıkması durumunda bu konunun yeniden gündeme gelebileceğini ifade etti.
Sancar, kamuoyuna yansıyan yeni çağrı iddialarının mevcut görüşmelerde şu an için bir karşılığının bulunmadığını söyledi.
ÖCALAN’IN İMRALI’DAKİ YAŞAM KOŞULLARI GÜNDEMDE
Abdullah Öcalan’ın İmralı’da yeni bir yerleşkeye taşındığı yönündeki iddiaları da değerlendiren Sancar, bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
İmralı’daki görüşmelerin daha geniş bir salonda gerçekleştirildiğini ancak Öcalan’ın yaşamını daha önce bulunduğu yerde sürdürdüğünü ifade eden Sancar, süreçte üstlenmesi beklenen yeni role uygun çalışma ve yaşam koşullarının sağlanması gerektiğini söyledi.
Sancar, ilerleyen dönemde sekretaryanın genişletilmesi ve daha fazla çalışma arkadaşının sürece dahil edilmesinin de gündeme gelebileceğini kaydetti.
ÖCALAN’IN KAMUOYUNA DOĞRUDAN HİTAP ETMESİ ÖNERİSİ
Sancar, Abdullah Öcalan’ın kamuoyuyla doğrudan iletişim kurmasının önünün açılması gerektiğini de söyledi.
Yeni dönemde gazetecilerin, akademisyenlerin, siyasetçilerin ve sivil toplum temsilcilerinin Öcalan’la doğrudan görüşebilmesinin önemli olabileceğini belirten Sancar, bu konuda henüz somut bir planlama bulunmadığını ancak yeni bir iletişim stratejisine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
KIŞANAK: TOPLUM SÜRECİN DIŞINDA KALMAMALI
Toplantıda konuşan Gültan Kışanak ise sürecin yalnızca devlet ile İmralı arasında yürütülen bir görüşme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Silahsızlanmanın yanı sıra demokratikleşme, kapsayıcılık ve Kürt meselesinin temel sorunlarının da ele alınması gerektiğini belirten Kışanak, sivil toplumun, hukukçuların, akademisyenlerin ve siyasi partilerin sürece daha güçlü biçimde katılması gerektiğini ifade etti.
Kışanak, oluşturulan kurul ve alt komisyonların daha katılımcı bir anlayışla çalışmasının sürecin ilerlemesine katkı sağlayacağını söyledi.
ARKAŞ: TOPLUMDAKİ KAYGILARI GİDERMEYE ÇALIŞIYORUZ
İmralı Sekretaryası üyesi Çetin Arkaş da tahliyesinin ardından farklı kentlerde halk toplantıları düzenlediklerini söyledi.
Yaklaşık 100 bin kilometre yol kat ettiklerini belirten Arkaş, toplumda süreçle ilgili hem umut hem de kaygı bulunduğunu ifade etti. Arkaş, gerçekleştirdikleri görüşmelerde yurttaşların sorularına yanıt vermeye ve sürece ilişkin kaygıları gidermeye çalıştıklarını kaydetti.
SANCAR’DAN SURİYE VE SDG DEĞERLENDİRMESİ
Mithat Sancar, Suriye’deki son gelişmelere ve Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Mazlum Abdi’nin açıklamalarına ve son dönemde yürütülen temaslara dikkat çeken Sancar, yaşanan gelişmeleri demokratik entegrasyon sürecinin bir parçası olarak gördüklerini söyledi.
Demokratik entegrasyonun kimlik ve taleplerden vazgeçmek anlamına gelmediğini vurgulayan Sancar, Suriye’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’de yürütülen süreçten bağımsız düşünülemeyeceğini ifade etti.
Sancar ayrıca İran’da da diyalog, demokratikleşme ve demokratik entegrasyon temelinde yeni bir sürecin başlamasının mümkün olabileceğini söyledi.
PKK ÜYELERİNİN SAYISINA İLİŞKİN FARKLI RAKAMLAR
Yasadan yararlanabilecek PKK mensuplarının sayısına ilişkin soruları da yanıtlayan Sancar, kendilerine farklı rakamların iletildiğini ancak sürecin artık kurumsal bir aşamaya ulaştığını belirtti.
Bu nedenle sayıların Takip ve Değerlendirme Kurulu tarafından açıklanmasının daha doğru olacağını ifade eden Sancar, yasanın önemli bir kapı açtığını ancak kapsamına ilişkin farklı değerlendirmelerin sürdüğünü söyledi.
Silahsızlanma sürecine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirten Sancar, ayrıntılı planlamaların ilgili kurullar tarafından yapılacağını, önümüzdeki dönemde hem devlet ve hükümet hem de PKK tarafından resmi açıklamaların gelebileceğini kaydetti.


