ODTÜ Öğrencileri, Bahar Şenliklerinin yasaklanmasına karşı sürdürdükleri eylemlerini meclise taşıdı.

KYK yurdunda silahla 'oynayan' öğrenci, oda arkadaşını vurarak öldürdü KYK yurdunda silahla 'oynayan' öğrenci, oda arkadaşını vurarak öldürdü

EMEP Milletvekili Sevda Karaca, CHP Milletvekili Okan Konuralp, DEM Parti Milletvekili Sevilay Çelenk ve TİP Milletvekili Ahmet Şık’la birlikte mecliste basın toplantısı yapan ODTÜ öğrencileri, “Kazanana kadar yan yana mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

“ODTÜ’DE YAŞANANLAR TÜM ÜNİVERSİTELERDEKİ DURUMU GÖSTERİYOR”

EMEP’li Karaca, ODTÜ’nün köklü tarihi yalnızca bilimsel başarısıyla değil, aynı zamanda devrimci geleneği ve öğrenci mücadelesiyle de yazılan bir tarih olduğunu vurguladı. Üniversiteleri adeta bir şirket gibi yönetmek, bilimsel alanları darphaneye, bilim insanlarını darphane memurlarına çevirmek için üniversitelerde başlatılan neoliberal dönüşümün, özellikle 2015 sonrasında farklı bir nitelik de kazandığını söyledi.

“Çoğu üniversitede değil topluluk, kulüp kurarak öğrencilerin bilimsel, akademik, sanatsal, kültürel, sportif etkinlikleri kendi özgüçleri ile yürütmesi, üç öğrencinin yan yana gelmesine bile tahammül edilemiyor” diyen Karaca, ODTÜ’de son yıllarda baskıcı uygulamaların arttığına dikkat çekti.

“MEVZU YALNIZCA ‘ŞENLİK’ DEĞİL”

Karaca sözlerini şöyle sürdürdü: “Geleneksel hale gelen Üniversite Bahar Şenliklerini önce şirketlerin pr etkinliklerine dönüştüren, yavaş yavaş da ortadan kaldıran bu anlayış, 34 senedir büyük bir ısrarın ve emeğin ürünü olan ODTÜ Bahar Şenliklerine de gözünü dikmiş durumda.

Bu yıl, ODTÜ Rektörlüğü Bahar Şenliğinin düzenleyicisi olan Uluslararası Gençlik Topluluğu'ndan habersiz bir biçimde Bahar Şenliği'nin iki güne indirileceği ve Devrim Sahnesi'nin şenlik programında yer almayacağını ilan etti. Gerekçe ise: ‘Kampüsün ekosistemini, temizlik, güvenlik ve sürdürülebilirliğini korumak’… Bakın biz bu ifadelerin aynısını herhangi bir şirketin internet sitesindeki misyon ve vizyon sekmesinde görebiliriz. Üniversitelerin bir şirket, atanmış rektörlerin birer CEO olarak görüldüğü bu dönemde, bu ifadeler şaşırtıcı değil.

Bu yasakçı yönetimin, ‘Gençler bu sene eğlenmeyiversin”den öte, daha sistematik bir politikaya hizmet ediyor. Ettiğinin altını çizmek isteriz. Geriye dönüp birkaç yıla bakacak olursak; birlikte vakit geçirilen alanlardaki bankların, sandalyelerin toplatılmasından, Devrim stadyumunun akşam saatlerinde kilitlenmesine, amfilerin, sınıfların, fakültelerin ders saatleri dışında kullanıma kapanmasından, özellikle kadın yurtları olmak üzere giriş-çıkış denetimi ve yoklama-savunma baskısına, topluluk kapatmadan, topluluk olanaklarının kısıtlanması ve etkinliklerin engellenmesine, öğrencilere gerekçe dahi gösterilmeden gelen soruşturmalar... mevzunun yalnızca ‘eğlence’ olmadığını gösteriyor.”

“GELENEKSEL ŞENLİĞİ ENGELLEME GİRİŞİMİ ‘GELENEKSEL’ HALE GELDİ”

ODTÜ yönetiminin, geleneksel bahar şenliklerini engelleme girişimini “geleneksel” hale getirdiğini söyleyen Karaca, “ODTÜ; öğrencileriyle, akademisyenleriyle, çalışanlarıyla, mezunlarıyla ODTÜlülerindir. Bahar şenliği ODTÜlülerindir. Devrim Stadyumu ODTÜlülerindir” diyerek sözü ODTÜ Sinema Topluluğu üyesi Mehmet Efe Akyüz’e bıraktı.

“İRADEMİZ TANINANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

ODTÜ’de Bahar Şenliği ve Devrim Stadyumu’na sahip çıkan 70’i aşkın bileşen adına konuşan Mehmet Efe Akyüz, 34 yıldır kampüste gerçekleştirilen Bahar Şenliği’nin Devrim Sahnesinde yapılmaması için bahanelerle karşı karşıya kaldıklarını, sorunun çözümü için rektörlükle görüşme taleplerinin olumlu karşılanmadığını söyledi.

Mehmet Efe Akyüz, “Biz ODTÜ’lüler olarak Devrimsiz şenliğin düşünülemeyeceğini ve şenliğin 35 senedir olduğu gibi bu sene de tüm unsurlarıyla yapılması gerektiğini rektörlüğe ilettik. ODTÜ öğrencileri olarak, irademiz rektörlük tarafından tanınana kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi buradan bir kez daha beyan ediyoruz” dedi.

“ÜNİVERSİTEDE TÜM ALANLAR ÖĞRENCİYE DÜŞMANLIKLA KAPATILIYOR”

Kendisi de ihraç edilen bir barış akademisyeni olan DEM Parti Milletvekili Sevilay Çelenk, üniversitelerin tüm alanlarının öğrenciye düşmanlıkla kapatılmaya çalışıldığını, bu yüzden de bir türlü “düze çıkılamadığını” ifade ederken, Devrim Stadyumunun öğrenciler için özel bir anlamı olduğunu, köklü eğitim kurumlarına yönelik saldırılar karşısında ODTÜ öğrencilerinin yanında olduğunu ifade etti.

“TAKSİM’İ 1 MAYIS’A KAPATANLARIN ANLAYIŞI ODTÜ’DE”

CHP Milletvekili Okan Konuralp, Devrim Stadyumunun bu ismi almasının tarihini hatırlatarak şunları söyledi: “Hüseyin Aslan, Yusuf İnan, Taylan Özgür ve Alpaslan Özdoğan, Mustafa Yalçıner ve Mete Ertekin tarafından ODTÜ’deki stadyuma devrimci kişiliği nakşedilmiştir. 36 yıldır ODTÜ Bahar Şenlikleriyle de anılmaktadır. Nasıl ki Taksim 1 Mayıs ile yeniden gündemimize gelmişse, Taksim’de simgeleşen emek hareketinin, mücadele birikiminin tarihsel dönemeci olmuşsa, ODTÜ Devrim Stadyumu da 40 yıllık mücadelenin mekanlarından olmuştur. İlgili merciler nasıl ki Taksim’i yasaklama girişiminde bulunuyorsa, ODTÜ Rektörlüğü de aynı tutumu gösteriyor. Aynı anlayış ODTÜ’de sürüyor. Umarım rektörlük bu kararından döner, biz elimizden gelen her türlü desteği öğrencilere vereceğiz. ODTÜ Stadyumu yine yeniden ODTÜ’nün tarihsel birikimine uygun olarak, bu sene baharı karşılayacak öğrencilerin stadyumuna dönüşür.”

TİP Milletvekili Ahmet Şık, “Bulunduğu makamlara hak ederek gelmeyenlerin bir stada adını veren Devrimden korkması çok doğal. Verşan Kök’e diyoruz ki ‘Öğrencilere kulak tıkama.’” dedi.

Kaynak: Evrensel

Editör: Selda Manduz