Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Pınar Gayıp’ın “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Gayıp ve avukatları katılırken, çok sayıda gazeteci, siyasi parti ve sendika temsilcisi de duruşmayı takip etti. Mahkeme heyeti, savunmaların ardından Pınar Gayıp’ın tahliyesine karar vererek duruşmayı 7 Aralık’a erteledi. Davanın ilk duruşmasının 14 Eylül 2026’da görüleceği daha önce de dava takip kayıtlarına geçmişti.
“GAZETECİLERDEN SUSMASI BEKLENİYOR, SUSMUYORUM”
Duruşmada savunma yapan gazeteci Pınar Gayıp, gazetecilerin geçmişten bugüne maruz kaldığı baskılara dikkat çekti.
Gayıp, 1990’lı yıllardan bu yana gazetecilerin işkence, gözaltı, köy yakmaları ve kayıplar gibi ağır süreçlere tanıklık ederek haber yaptığını belirterek, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yaşamını yitiren isimleri andı.
Gayıp, şöyle konuştu:
“1990’lı yıllardan bu yana baskılara maruz kaldık. İşkenceler, gözaltılar, köy yakmalar, kayıplar… Bu haberleri yaparken saldırı olabileceğini bilmelerine rağmen her şeyi göze alan Musa Anter, Metin Göktepe, Hrant Dink, yine yakın zamanda savaş suçlarını ortaya çıkardıkları için arkadaşlarımız Nazım Daştan ve Cihan Bilgin katledildi. Yine daha yakın bir zamanda işçi emekçilerin haberlerini takip eden gazeteci Hakan Tosun katledildi.”
Gayıp, gazetecilerden susmalarının beklendiğini belirterek, “Gazetecilerden susması bekleniyor, susmuyorum” dedi.
Gözaltı süreçlerinde maruz kaldıkları şiddet, taciz ve ölüm tehditleriyle ilgili yaptıkları başvuruların sonuçsuz kaldığını söyleyen Gayıp, “Kadın polisler beni taciz ettiler” ifadelerini kullandı.
“ETHA ÇALIŞANI OLDUĞUMU GİZLEMİYORUM”
İddianamenin kendisine aylar sonra ulaştığını belirten Gayıp, dosyada yer alan itirafçı beyanlarına da tepki gösterdi.
Gayıp, “5 buçuk sayfalık iddianame elime ulaştı. İtirafçı beyanları elime ulaştı. Gazeteci kimliğimle ihbar etmişler. Bahsedilen itirafçı istismarcılığı ile yurtdışında yaşıyor. Ben bugün onun beyanlarıyla tutuklu bulunuyorum” dedi.
Yaklaşık 10 yıldır ETHA’da çalıştığını ve kurumun editörü olduğunu belirten Gayıp, yaptığı haberlerde çocukların üstün yararını gözettiğini söyledi.
“İtirafçılara gerek yok bağıra bağıra söylüyorum” diyen Gayıp, ETHA çalışanı olduğunu gizlemediğini vurguladı.
“SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM, BERAATIMI TALEP EDİYORUM”
Gayıp, ülkedeki ezilenlerin, işçilerin ve kadınların haberlerini yapmaya devam edeceklerini belirterek, ETHA çalışanlarının kendisinin gözaltına alınmasına ilişkin yaptıkları açıklamanın da dosyada suç unsuru olarak değerlendirildiğini söyledi.
Gayıp, şöyle konuştu:
“ETHA çalışan arkadaşlarım benim gözaltına alındığıma ilişkin açıklama yapmışlar. Bu da dosyama konarak suç unsuru denilmiş. Editörü olduğum ETHA’nın gözaltına alınmama tepki göstermesi doğal bir durum.”
Cumartesi Anneleri eylemlerine ilişkin suçlamaya da değinen Gayıp, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumartesi Anneleri temsilcilerinin bir araya geldiğini hatırlattı.
Gayıp, “Resmi makamlarda Cumartesi Anneleri kabul edilirken, ben Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak’ın annesinin cenazesine katılmakla suçlanıyorum” dedi.
Gazetecilerin toplumsal olaylarla ilgilenmesinin mesleklerinin gereği olduğunu ifade eden Gayıp, eylemlere katılmanın ve söz söylemenin anayasal hak olduğunu belirtti.
“Eylemlere katılmak, söz söylemek anayasal hakkımdır. Bunun suçlama konusu yapılması anlamlandırılamaz” diyen Gayıp, “Tüm bilgilerim herkese açık. ETHA’da her yayınlanan haberi de paylaşırım. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
TANIKLAR: “GAZETECİLİK FAALİYETİ YÜRÜTÜYORDU”
Gayıp’ın ardından dosyada yer alan tanıklar dinlendi.
Tanıklar, Pınar Gayıp’ı yıllardır tanıdıklarını, katıldığı etkinliklerde gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü ve ETHA’da çalıştığını belirtti.
SAVCILIK TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ
Duruşmada esas hakkındaki görüşünü sunan iddia makamı, Pınar Gayıp’ın tutukluluğunun devamına karar verilmesini talep etti.
Mütalaaya karşı savunma yapan Gayıp’ın avukatları ise müvekkillerinin uzun yıllardır gazetecilik yaptığını vurguladı.
Avukatlar, “Müvekkilim 10 yıldır yalnızca ETHA değil, başka gazetelerde de çalıştı. TGC, İFC basın kartlarına da sahip. Burada yargılanan müvekkilimin gazetecilik kimliğidir. Müvekkilimizin gazetecilik faaliyetleriyle yargılanması söz konusudur. Tahliyesini ve beraatını talep ediyoruz” dedi.
MAHKEMEDEN TAHLİYE KARARI
Savunmaların ardından kararını açıklayan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Pınar Gayıp’ın tahliyesine karar verdi.
Mahkeme, davayı 7 Aralık 2026 tarihine erteledi.
Gayıp hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 29 Haziran 2026’da kabul edilmiş, gazetecinin “örgüt üyesi olma” suçundan cezalandırılması istenmişti. Gayıp, 3 Şubat 2026’da gözaltına alınmış, 5 Şubat’ta tutuklanmıştı.



