İstanbul merkezli ilaç kaçakçılığı operasyonu kapsamında Ankara'da yapılan bir baskın, büyük bir hataya dönüştü.

Operasyonda hedeflenen adreste yaşayanların bir hakim ve devlet görevlisi eşi olduğu ortaya çıktı.

Baskını yapan polisler, adresi karıştırarak yanlış eve operasyon düzenledi. Evleri basılan çift, kimliklerini göstermelerine rağmen özel harekat polislerinin içeri girdi. Olayın ardından devletin üst kademesindeki isimler hakim ve eşini arayarak özür diledi.

'POLİSLER BU SEFER SERT TAŞA ÇARPTI'

Cumhuriyet yazarı gazeteci Barış Terkoğlu'nun yazısından ilgili bölüm şöyle:

Operasyonda hedef alınan kişilerden biri Necati Zaman’dı. Zaman’ın kasten öldürmeden nitelikli yağmaya, uyuşturucu ticaretinden tehdide kadar birçok dosyası vardı. Polise göre tehlikeli bir hedefti. Gelgelelim, Zaman’ın resmi adresi de telefonunun sinyal verdiği adresler de hep Ankara’daydı. Ankara Emniyet Müdürlüğü ile irtibatla, Zaman’a operasyon yapılmaya çalışıldı. “Çalışıldı” diyorum, çünkü operasyon günü, sabah 7.20’de özel harekât polislerinin baskın yaptığı ev Zaman’ın çıkmamıştı!

Kimin mi çıktı?

Polisler, kadın hâkim Ş.G.K. ve devletin kritik bir kurumunda çalışan eşi R.K. ile karşılaştı

Durun, hemen aklınıza kötü bir şey gelmesin. Aslında yaşanan tam bir “sehven” vakasıydı. Gönderilen adreste “Birdal Sitesi Yolu Caddesi” yazarken Ankara’daki polisler “Birdal Sitesi”ne girmiş, operasyonu orada yapmıştı. Kısacası adresteki benzerlik nedeniyle polis yanlış eve girmişti.

Baskında bir de tutanaklara yansıyan tartışma yaşandı. Hâkim ve eşinin tutanağa düştüğü şerhi aktarayım: “İkamette bulunan şahısların kimliklerini ibraz etmelerine rağmen eve özel harekât unsurlarının girdiği...” Nitekim tutanakta polisler de eve girerek “kaba arama yapıldığı”nı kabul ediyordu.

Sıradan birinin evine girilse, muhtemelen karakolda günlerce “vallahi Zaman’ı tanımıyorum” diye derdini anlatmak zorunda kalacaktı. Ama bu kez “sehven” hikâyesi sert taşa çarpmıştı. Hâkim ve devletin kritik kurumunda çalışan eşi, meselenin peşini bırakmadı. Devreye önemli isimler girdi. Yıllardır duyduğumuz “sehven” vakalarının bu kez sorumlusu arandı.

MHP'den CHP'ye Sinan Ateş cinayeti tepkisi: Partimizle alakası bulunmayan bir menfur cinayet MHP'den CHP'ye Sinan Ateş cinayeti tepkisi: Partimizle alakası bulunmayan bir menfur cinayet

Devletin pek çok kritik ismi hâkim ve eşini arayarak özür diledi. Ama kriz, bu yazı yazılırken halen bitmemişti. Polisler, 'Bir hata olmuş, özür diledik, daha ne yapalım' havasındaydı."

Yazının tamamı burada.

Editör: Selda Manduz