Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'i 19 Ocak 2007’de gazete önünde düzenlediği silahlı saldırıda katleden tetikçi Ogün Samast, 16 yıl 10 aylık tutukluluğunun ardından Bolu F Tipi Cezaevi idaresi tarafından “iyi halli” olduğu gerekçesiyle önceki akşam tahliye edildi.

Hrant'ın hayat arkadaşı Rakel Dink, tahliye kararı için "Bir kez daha adaletsizliği yüzümüze çarpıp, yasın en ağır günlerine geri yolladılar bizi" dedi.

Rakel Dink ayrıca, "Hrant Dink'i öldüren tetikçi serbest, Osman Kavala içerde. Azmettirenler serbest, Çiğdemimiz (Mater) içerde. Hedef gösterenler serbest, avukatlarımız içerde" ifadelerini kullandı.

Agos'un haberine göre Hrant Dink Vakfı'nın düzenlediği "Cumhuriyet'in 100. yılında Azınlık Hakları" konferansının açılış konuşmasını yapan Rakel Dink şunları kaydetti:

"BİR GÜN BİLE CEZA ALMAMIŞ KATİLLERİN ARASINA KARIŞTI GİTTİ BİR TETİKÇİ DAHA"

"İki gün önce hepinizin bildiği gibi Hrant'ın katili olduğu söylenen kişiyi serbest bıraktılar. Bir kez daha adaletsizliği yüzümüze çarpıp, yasın en ağır günlerine geri yolladılar bizi. Şunu bir kez daha hatırlattılar: Hrant'ın cinayetini konuşmadan Türkiye'de azınlık haklarını konuşmak mümkün değildir.

Nerede nasıl bir yerde yaşadığımızı bilerek yaşıyoruz elbette. Biz zaten yıllardır katillerle aynı havayı soluyoruz. Çutağımın (Hrant Dink'in) öldürülme emrini verenlerin aramızda dolaştığını biliyoruz zaten. Sabahattin Ali'nin katiliyle, İlhan Erdost'un, Zeki Tekiner'in, Doğan Öz'ün, Uğur Mumcu'nun, Musa Anter'in katilleri, Sivas'ın katliamcılarıyla aynı havayı soluduğumuzu bilmiyor muyuz? Bir gün bile ceza almamış katillerin arasına karıştı gitti bir tetikçi daha. Cumartesi Anneleri'nin hâlâ daha bir mezar yerleri dahi olmadan, her gün katilleriyle aynı sokaklarda yürümek zorunda kaldıklarını bilmiyor muyuz? Hrant bilmiyor muydu nerede yaşadığını? Türk düşmanı yaftasını ona yapıştırmaya kalktıklarında işkence ediyorlardı ona. Güvercin tedirginliği derken, lirik yalnızlık derken, kendi azınlık halini haykırıp duruyordu."

"HEDEF GÖSTERENLER SERBEST, AVUKATLARIMIZ İÇERDE"

"Elbette sembolik anlamı var tetikçinin serbestçe dolaşmasının. Aynı cinayet günü olduğu gibi bugün de. Ülke gerçeğini Cumhuriyet'in 100'üncü yılında görmeyenlerin gözüne sokuyor, unutanlara hatırlatıyor. Hrant Dink'i öldüren tetikçi serbest, Osman Kavala içerde. Azmettirenler serbest, Çiğdemimiz (Mater) içerde. Hedef gösterenler serbest, avukatlarımız içerde. "

Murat Yetkin: Bahçeli'nin PÖH Başkanı'na el öptürmesi güç gösterisidir Murat Yetkin: Bahçeli'nin PÖH Başkanı'na el öptürmesi güç gösterisidir

"TİKSİNİYORUM"

"Bazı günler daha zor oluyor burada yaşamak. Yargıtay ilk kez saçmalamış gibi yapamıyoruz. Çutağımın (Hrant Dink) kalemini kıran aynı Yargıtay değilmiş gibi yapamıyoruz. Osman, Çiğdem ve arkadaşlarıyla ilgili kararları aynı Yargıtay almamış gibi yapamıyoruz. 'Kötüyü aklayan da, doğruyu mahkum eden de, Rabbi tiksindirir' diyor kelam. Ben de tiksiniyorum."

"ADALETİN YERİNİ BULMASI ŞU YA DA BU KİŞİNİN ÜÇ BEŞ YIL FAZLA CEZA ALMASI DEĞİLDİ"

"Hrant'ın cinayeti davasında adaletin yerini bulması, şu ya da bu kişinin üç beş yıl fazla ya da az ceza alması değildi. Daha ilk günden beri karanlığın sorgulanması gerektiğini söyledik. 'Bu davada adaletin yerini bulması ülkenin demokratikleşmesi için olmazsa olmazdır' dedik. Şimdi kalkıp 'Bu karar memleketimize hayırlı uğurlu olsun' mu diyelim? Devlet terörü, soykırım gibi kelimeler bugünlerde haklı olarak bolca kullanılırken, kendi ülkemizde olanlar olmamış gibi davranamıyoruz. Ve biz bugün yine her zamanki gibi içimizdeki isyanla, sebatla, akla, bilime, vicdana sığınıyoruz. Bugün konferansımızda birçok tarihi belgeler, akademik sunumlar, makaleler anlatımlar duyacağız. Yaşadığımız yeri değiştirmek dönüştürmek dışında, daha iyi bir ülke ve daha iyi bir dünya için çalışmak dışında, onurlu bir yaşayış bilmiyoruz. Elimizden gelen yüreğimizden geçenin çok azı olsa da, bildiğimiz yapmaya, her gün daha iyi yapmaya çalışarak, karanlığı bir nebze olsun aydınlatma devam edeceğiz."

Editör: Selda Manduz