Aralarında Fernando Muslera, Arda Turan, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan, Semih Kaya gibi ünlü futbolcuların da bulunduğu toplam 21 kişiyi dolandırdığı gerekçesiyle yargılanan eski Denizbank çalışanı Seçil Erzan beşinci kez hakim karşısına çıktı.

Kamuoyunda ‘yüksek karlı gizli fon’ olarak bilinen davada, önceki duruşmada bitmediği için Denizbank yöneticilerinin tanık ifadelerine devam ediliyor.

İstanbul Adliyesi 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden duruşmaya avukatların ilgisi önceki duruşmalara göre daha az oldu. Davanın başından itibaren duruşmaya katılan futbolcu avukatlarının bir kısmı, Denizbank yöneticilerinin dinlendiği duruşmalarda mahkemeye katılmadı. Duruşmada banka içinde kamera kayıtlarından elde edilmiş görüntülerde kimlerin olduğunun tanıklar tarafından teşhis edilmesi istendi.

DOSYADA KİM VAR, NE KADAR CEZA İSTENİYOR?

Duvar’dan Osman Çaklı’nın haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Galatasaraylı eski futbolcular Selçuk İnan, Emre Çolak, Emre Belözoğlu, Arda Turan, Fernando Muslera ile Buse Terim, Buse Terim'in eşi Volkan Bahçekapılı, eski kulüp tercümanı Musa Mert Çetin ve Emre Çolak'ın kardeşi Emrah Çolak gibi 21 isim şikayetçi olarak yer alıyor.

Seçil Erzan için 'Özel Belgede Sahtecilik' ve 'Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında Dolandırıcılık' suçlarından istenen ceza oranı da 77 yıldan 252 yıla kadar hapis talebine çıktı. Diğer sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk'ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

'RESMEN TİYATRO'

Avukatlar, tanıklara çoğunlukla bankacılık sisteminin nasıl işlediğiyle ilgili sorular yöneltti. Bankada usulsüz bir işlem sonrası hiyerarşik olarak yapılması gerekenler ve Erzan olayında ne yapıldığı ifadelerle kayıt altına geçirildi.

Seçil Erzan'ın avukatları para sayma makinelerinden geçen paraların seri numaralarının bankaya kaydedildiğiyle bilgi talep edilmesi istendi.

2015 yılından itibaren Denizbank'ta bireysel mevduat danışmanı çalışan Çiğdem Kuzu, Seçil Erzan ile yaklaşık bir yıl çalıştığını söyledi. Bankada yaşananlarla ilgili ne duyduğu, ne kadar bilgisi olduğu sorulan Çiğdem Kuzu, ifadesinde şunları söyledi:

HÜDA-PAR'dan Diyarbakır'daki iş yeri saldırılarına ilişkin açıklama: AKP'ye tepki HÜDA-PAR'dan Diyarbakır'daki iş yeri saldırılarına ilişkin açıklama: AKP'ye tepki

"Seçil Erzan'ın odasına girip çıkanlar dikkatimi çekmedi. Şube müdürlerini arkadaşları, akrabaları ziyaret eder. Bu yüzden önceki şube müdürlerine göre farklılık görmedim. Arda Turan'ın kredisi hakkında Seçil Hanım talimat verdi. Kredi girişini ben yaptım. Ancak kimin onayladığını bilmiyorum. Bizim müşterilerimiz hep yüklü meblağı olan kişiler. Ancak ben özel olarak isimleri geçenlerle ilgilenmedim."

Mahkeme başkanının "'Ben bankanıza para yatırdım' diyen oldu mu?" ve "Bu olaylardan nasıl haberiniz oldu?" sorularına Kuzu şu yanıtı verdi: "Müşteriye özel fonlar var ancak bu bilgi bizde yok. Çünkü çok yüksek miktarlar söz konusu. Ancak bana kimse böyle bir şey sormadı. Bankamızda hesap açmadan kimse fona katılamaz. Volkan Bahçekapılı ve Emre Belözoğlu geldi. Volkan Bey hesabında para olup olmadığını öğrenmek istediğini sordu."

Seçil Erzan'dan şikayetçi olanların avukatları, Çiğdem Kuzu'ya sordukları sorularda, tanık yerine banka avukatı gibi cevap aldıklarını ileri sürdü. Salonda kısa süren tartışmaların ardından duruşmaya katılan avukatlar, "Resmen tiyatro" diyerek tepki gösterdi. Denizbank'ın davaya katılma talebinin reddedilmesinin ardından çalışanlar üzerinden davaya müdahil olduklarını söyleyen avukatlar, çalışanların tanıklık yapmasını istedi.

'ARALARINDA BİR GERGİNLİK GÖRMEDİM'

Mahkemeye verilen yarım saatlik aradan sonra Levent Büyükdere Denizbank şubesinin güvenlik görevlisi 'gizli fon' süreciyle ilgili Mahkeme başkanının sorularını yanıtladı:

"Görevim sırasında Seçil Hanım benden hiçbir şekilde bilmediğim bir paket ya da çanta taşımamı istemedi. Arabasına bir şey koydurduğunu görmedim. Ali Yörük'ü tanımıyorum. (Soru üzerine) Futbolculardan bankada Semih, Arda, Selçuk, Ayhan, Emre Belözoğlu'nu gördüm. Semih eşiyle gelirdi ancak çanta görmedim. En çok Semih ve Arda gelmiştir. Aralarında bir gerginlik görmedim. Böyle bir şey yaşanmış olsaydı, müdahale eder şahsı uzaklaştırırdım. Şikayet üzerine de kolluk güçleri ve kendi üstlerime bilgi verirdim. Müdürler misafirleri geldiğinde kapılarını kapatırlar zaten. Olay günü ben şubede bile değildim."

Avukatlar, Denizbank çalışanlarının yalan beyanda bulunduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Mahkemenin talebi kabul etmemesi durumunda kendilerinin yalan tanıklıktan suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

Tanıkların dinlenmesiyle ilgili mahkeme başkanı da yalan tanıklığın suç olduğunu hatırlatmasıyla duruşma devam ediyor.

Editör: Selda Manduz