DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Edirne Cezaevi’nde bulunan Selahattin Demirtaş ile görüştüğünü duyurdu.
Sakık, görüşmenin uzun ve kapsamlı geçtiğini belirterek, Demirtaş’ın devam eden barış ve çözüm sürecindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“DEMİRTAŞ, BARIŞIN HAYAT BULMASI İÇİN OLMAZSA OLMAZ”
Sırrı Sakık, Demirtaş’ın Türkiye’de barışın kalıcı hale gelmesi açısından önemli bir siyasi aktör olduğunu savundu.
Sakık paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Edirne’de sevgili Selahattin Demirtaş’la uzun ve kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdim. Bu vesileyle öncelikle şunu söylemek gerekiyor: Selahattin Demirtaş, barış kelimesinin bu ülkede gerçekten hayat bulması için olmazsa olmaz bir siyasetçidir.”
Sakık, gelişmekte olan barış ve çözüm sürecine en büyük katkıyı verebilecek isimlerin başında Demirtaş’ın geldiğini belirterek, onun siyasi birikimi ve toplumsal karşılığının görmezden gelinemeyeceğini ifade etti.
“Gelişmekte olan barış ve çözüm sürecine en büyük katkıyı verebilecek isimlerin başındadır. Onu yok sayarak, onun siyasi birikimini ve toplumsal karşılığını görmezden gelerek hiç kimse kalıcı bir yere varamaz.”
“HER GÜN YALNIZCA ÖZGÜRLÜĞÜNDEN ÇALINAN BİR GÜN DEĞİL”
Sakık, Demirtaş’ın cezaevinde tutulmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Demirtaş’ın “haksız ve hukuksuz bir biçimde” içeride tutulduğunu ifade eden Sakık, bunun yalnızca Demirtaş’ın özgürlüğüyle sınırlı bir mesele olmadığını belirtti.
“Demirtaş’ın haksız ve hukuksuz bir biçimde içeride tutulduğu her gün, yalnızca onun özgürlüğünden çalınan bir gün değildir; aynı zamanda Türkiye’nin demokrasi ve barış arayışından da eksilen bir gündür.”
Sakık ayrıca sivil ve demokratik siyaset yapan ve geçmiş dönemlerde çeşitli hukuki süreçlerle cezaevlerinde tutulan diğer siyasetçilerin durumunun da artık çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi.
“ARKADAŞLARIMIZIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÇERÇEVE YASAYA BAĞLANMAMALIDIR”
Sakık, siyasi tutukluların özgürlüğünün yeni bir “çerçeve yasaya” bağlanmaması gerektiğini savundu.
Bu konuda AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Sakık, hukukun gereğinin gecikmeden yerine getirilmesi çağrısında bulundu.
“Bununla birlikte, sivil ve demokratik siyaset yapan, geçmiş dönemde bin bir türlü hukuksuz kararla cezaevlerinde tutulan arkadaşlarımızın durumu da artık çözüme kavuşturulmalıdır. Arkadaşlarımızın özgürlüğü ‘çerçeve yasaya’ bağlanmamalıdır. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları dikkate alınarak, hukukun gereği neyse derhal yerine getirilmelidir.”
“SİYASETÇİLERİN ÖZGÜR OLMADIĞI ZEMİNDE BARIŞA GÜVEN GÜÇLENMEZ”
Sakık, siyasi faaliyetleri nedeniyle cezaevinde bulunan siyasetçiler üzerinden barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Daha dün yaptığı bir konuşma, söylediği bir söz veya yürüttüğü siyasi faaliyet nedeniyle tutsak edilen siyasetçiler içeride tutulmaya devam ederken, barıştan bahsetmek ciddi bir çelişkidir.”
Siyasetin önünün açılmadığı ve siyasi aktörlerin özgür olmadığı bir ortamda toplumun barış sürecine olan güveninin güçlendirilmesinin de kolay olmayacağını ifade etti.
“İLK ADIM OLARAK AİHM KARARLARININ GEREĞİ YERİNE GETİRİLMELİ”
Sırrı Sakık, açıklamasının devamında ilk adım olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.
“Bu nedenle ilk adım olarak AİHM kararlarının gereği bugün yerine getirilmelidir. Arkadaşlarımızın haksız ve hukuksuz tutsaklığı sona ermeli, demokratik siyasetin üzerindeki bu ağır yük kaldırılmalıdır.”
Sakık, barış sürecinde yeni bir sayfa açılması halinde bunun temelinde hukuk, demokrasi ve özgür siyasetin bulunması gerektiğini belirterek paylaşımını şu sözlerle tamamladı:
“Barış için yeni bir sayfa açılacaksa, o sayfanın ilk satırlarında hukuk, demokrasi ve özgür siyaset olmalıdır.”
Sırrı Sakık’ın açıklaması, Demirtaş’ın Edirne Cezaevi’ndeki durumunun ve siyasi tutukluların geleceğinin barış ve çözüm süreci bağlamında yeniden gündeme geldiği bir dönemde geldi. Demirtaş, Ağustos ayında DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar tarafından da Edirne Cezaevi’nde ziyaret edilmişti.



