2014 yılında 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma Maden Faciasına ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada, madenci yakınlarının davaya katılma talebinin reddedilmesi yeni bir hukuki tartışma başlattı.

ANKA Haber Ajansı’nın haberine göre, faciada hayatını kaybeden madencilerin yakınlarının davaya katılma talebi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedildi.

Ailelerin bu karara yaptığı itiraz da kabul edilmezken, avukatlar dosyayı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’ne taşıdı. İtiraz dilekçesinde, mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin “mahkemeye erişim hakkı”, “adil yargılanma hakkı” ve “hakkaniyetli yargılama ilkesi”ni ihlal ettiği savunuldu.

Soma faciasına ilişkin kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türkiye Kömür İşletmeleri’nde görev yapan bürokrat ve görevlilerin de aralarında bulunduğu 28 kişi hakkında iddianame hazırlanmıştı.

Ayhan Bora Kaplan davasında yeni gelişme
Ayhan Bora Kaplan davasında yeni gelişme
İçeriği Görüntüle

Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 29 Nisan 2025 tarihinde 10 sanığın beraatine karar verilirken, 18 sanığa ise 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında değişen hapis cezaları verilmişti. Bazı sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmıştı.

Dosyanın istinafa taşınmasının ardından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, “görevi kötüye kullanma” suçunun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 16 sanık hakkındaki davanın düşürülmesine hükmetmiş, diğer sanıklar yönünden ise yerel mahkeme kararlarını onamıştı.

"HUKUKA AÇIKÇA AYKIRIDIR"

Ancak faciada yaşamını yitiren madencilerin yakınlarının istinaf başvuruları, “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedildi. Bu karara karşı ailelerin avukatları yeniden itiraz yoluna gitti.

İtiraz dilekçesinde, “301 kişinin öldüğü ve 176 kişinin yaralandığı bir olayda eşini kaybeden müvekkilin suçtan doğrudan zarar görmediği iddiası hukuka açıkça aykırıdır” ifadelerine yer verildi.

Başvuruda ayrıca kamu görevlilerinin denetim görevini yerine getirmediği, bunun yaşam hakkı ihlali doğurduğu ve mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin “silahların eşitliği” ilkesine aykırı olduğu savunuldu. Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerine de atıf yapılarak hak ihlali olduğu ileri sürüldü.

Avukatlar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının kaldırılmasını ve Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ve itirazların yeniden değerlendirilmesini talep etti.