Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, hakkında son aylarda yayımlanan haber ve yorumlara ilişkin açıklama yaptı. Sonel, ailesini hedef alan ve masumiyet karinesini ihlal ettiğini belirttiği yayınlarla ilgili avukatları aracılığıyla hukuki süreç başlattığını duyurdu.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, 21 Nisan’da “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma” ile “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

DEM Parti’den “Yavuz-İdris-i Bitlisi ittifakı” tartışmasına yanıt: “Öcalan’ın bu bağlamda bir değerlendirmesi yok”
DEM Parti’den “Yavuz-İdris-i Bitlisi ittifakı” tartışmasına yanıt: “Öcalan’ın bu bağlamda bir değerlendirmesi yok”
İçeriği Görüntüle

Sonel ile biri ihraç edilmiş iki polis hakkında farklı suçlamalar kapsamında bir kez daha tutuklama kararı verilmişti. Sonel’in dijital materyallerinde elde edilen bulguların ardından, koruma polisi Şükrü Eroğlu ve eski polis memuru Gökhan Ertok da resen yürütülen soruşturma kapsamında “nitelikli yağma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve bozma” ve “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi” suçlamalarıyla tutuklandı.

Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 16’ya yükselirken, Sonel’in eşi Handan Sonel de daha önce tutuklanmıştı.

SONEL: “HUKUKİ İŞLEMLER BAŞLATILMIŞTIR”

Tuncay Sonel, X hesabından yaptığı açıklamada ailesini hedef alan yayınlara tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

“Şahsım ve ailem ile ilgili 5 aydır yazılı ve görsel basında, internet ve sosyal medya ortamında çıkan, ülke gündeminde ailemi hedef gösteren haber, yorum ve masumiyet karinesini hiçe sayan asılsız isnatlara karşı avukatlarımız tarafından hukuki işlemler başlatılmıştır.

Gülistan Doku soruşturmasının açıklığa kavuşturulması ve gerçeklerin ortaya çıkarılması en büyük arzumuzdur. Çünkü kendimden, eşimden ve oğlumdan zerre kadar şüphem yoktur. Allah’ın izni ile adalet er ya da geç tecelli edecektir.

Dostlarımız ve sevdiklerimiz bizden en ufak bir şüphe duymasınlar. Allah’a şükür alnımız ak, vicdanımız rahattır. Bu süreçte ailece çok yıpratıldık. Çok üzüldük. Kurgulara, iftiralara maruz kaldık.

Gülistan Kızımızın ismini ilk kez kayıp haberi geldiğinde öğrendim. Öncesinde ne şahsımın ne ailemin hiçbir münasebeti olmamıştır. Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelen ailesine de Devletimizin şefkatini göstermeye, iyi niyetlerimizle onların yanında olmaya ve onlara destek vermeye çalıştık.

Ucu nereye dokunursa dokunsun inşallah gerçekler bir an önce ortaya çıkar da bizler de ailece haksız, asılsız isnatlarla muhatap kalmayız. Ailemizle, sevdiklerimizle en kısa sürede Allah’ın izniyle bir araya geliriz.”