DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Halk TV’de Deniz Bayramoğlu’nun sunduğu Gün Doğarken programına konuk oldu.
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, barış süreci, muhalefetle ilişkiler, anayasa tartışmaları ve İmralı sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakırhan, özellikle DEM Parti ile CHP’nin seçimlerde işbirliği yapacağı yönündeki iddialara ilişkin net mesaj verdi.
“DEM PARTİ VE CHP’NİN SEÇİMLERDE İŞBİRLİĞİ YAPACAĞI DOĞRU DEĞİL”
Sabah gazetesi yazarı Mahmur Övür’ün DEM Parti ile CHP’nin seçimlerde işbirliği yapacağı yönündeki iddiası Bakırhan’a soruldu.
Bakırhan, böyle bir seçim işbirliğinin gündemlerinde olmadığını belirterek iddiayı yalanladı.
Bakırhan şöyle konuştu:
“İlginç, ben de ilk defa duydum. Gündemimizde seçim bile yok. Gündemde ne yapacağımızı tartışmamışız ki, bu konuda pratiklerimiz ortada. Dolayısıyla nereden üretilmiş bilmiyorum ama doğru değil.”
“BİZ AK PARTİ İLE SEÇİM PAZARLIĞI YAPMIYORUZ”
Muhalefetle dayanışmalarının sürdüğünü belirten Bakırhan, DEM Parti’nin AKP ile seçim pazarlığı yaptığı yönündeki tartışmaları da eleştirdi.
Bakırhan, partisinin son seçimlerde muhalefet adaylarına verdiği desteği hatırlatarak, DEM Parti’nin önceki siyasi zeminleriyle birlikte CHP adaylarına destek verdiğini söyledi.
Bakırhan, “Biz AK Parti ile seçim pazarlığı yapmıyoruz. Seçime ilişkin iş tutmuyoruz” ifadelerini kullandı.
Son beş seçimde DEM Parti ve önceki siyasi zeminlerinin ana muhalefet partisinin adaylarına oy verdiğini belirten Bakırhan, Muharrem İnce ve Kemal Kılıçdaroğlu’na verilen destek ile son iki yerel seçimdeki kent uzlaşısını örnek gösterdi.
“MUHALEFET AYRIŞTIKÇA İKTİDARIN POLİTİKALARI GÜÇLENİR”
Bakırhan, muhalefetin ortak hareket etmesinin önemine de dikkat çekti.
Operasyonlara karşı muhalefetle dayanışma içerisinde olduklarını belirten Bakırhan, şöyle konuştu:
“Muhalefet ayrıştıkça iktidarın bu politikaları daha da güçlenir. Çok açık söylüyorum. Muhalefet birlikte Türkiye'nin yararına olan, 86 milyonun yararına olan bu süreci destekledikçe diğer baskıları durdurma imkanımız çoktur.”
Bakırhan, DEM Parti’nin siyasi kararlarını kendi ilkeleri doğrultusunda aldığını belirterek herhangi bir siyasi partiyle seçim ittifakının şu anda gündemde olmadığını vurguladı.
“AYRILIK GİBİ BİR DERDİMİZ YOK”
Barış sürecine ilişkin de konuşan Bakırhan, DEM Parti’nin Türkiye’den ayrılma gibi bir hedefinin bulunmadığını söyledi.
Bakırhan, “Ayrılık gibi bir derdimiz yok. Böyle bir mücadele içerisinde değiliz” diyerek amaçlarının kardeşlik, demokrasi, demokratik hukuk ve adaletin güçlendirilmesi olduğunu belirtti.
Kürtçe konusunda da değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, Kürtçenin konuşulması, okunması ve yazılmasının ülkenin bölünmesi anlamına gelmediğini savundu.
“Kürtçe konuşmak, Kürtçe okumak, Kürtçe yazmak bir ülkeyi bölmez. Kürtçeyi inkar etmek bölünmeye hizmet eder. Kürt'ün hukukunu reddetmek bölünmeye hizmet eder.”
“467 OY ÇATIŞMASIZLIĞA, ÇÖZÜME VE BARIŞA VERİLMİŞ OYLARDI”
Bakırhan, Meclis’ten geçen “çerçeve yasa”ya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Söz konusu düzenlemenin Meclis’ten büyük bir destekle geçtiğini belirten Bakırhan, 467 oyun yalnızca hükümete yönelik bir destek olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Bakırhan, bu oyların çatışmasızlık, çözüm ve barış sürecine verilen destek olduğunu ifade etti.
ANAYASA MESAJI: “SİYASİ AJANDAYA DAYALI BİR ANAYASA BİZDEN GEÇMEZ”
Anayasa değişikliği tartışmalarına ilişkin tutumlarının net olduğunu söyleyen Bakırhan, yeni anayasanın katılımcı, şeffaf, özgürlükçü ve demokratik olması gerektiğini belirtti.
Bakırhan, Kürtler, Aleviler, kadınlar, gençler ve çevre hakkının anayasal güvence altına alınması gerektiğini savundu.
“Anayasa katılımcı olmalı, şeffaf olmalı, özgürlükçü olmalı, demokratik olmalı.”
Bakırhan, Türkiye’nin demokratik bir anayasa ihtiyacı bulunduğunu belirterek siyasi bir ajandaya dayalı anayasa teklifine destek vermeyeceklerini söyledi.
İMRALI AÇIKLAMASI: “100 YILLIK BİR MESELENİN MUHATABI 12 METREKARELİK HÜCREDE NASIL YÜRÜTSÜN?”
Bakırhan, Abdullah Öcalan için İmralı Cezaevi’nde villa yapıldığı yönündeki iddialara da yanıt verdi.
27 Şubat çağrısı sırasında İmralı’da bulunduğunu belirten Bakırhan, cezaevinin içerisinde bazı çalışma koşullarının düzenlenmesine yönelik tadilat yapıldığını söyledi.
Bakırhan, “100 yıllık bir mesele, 40 yıllık çok büyük ekonomik, siyasi, sosyal sonuçları olan bir meselenin muhatabı 12 metrekarelik bir hücrede bu süreci nasıl yürütsün?” diye konuştu.
Yapılan düzenlemelerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi amacı taşıdığını savunan Bakırhan, Öcalan’ın süreçteki rolüne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Bakırhan, Kürt meselesi ve demokratikleşme tartışmalarında Öcalan’ın sürecin muhataplarından biri olduğunu savunarak, “Bunun muhatabı da Öcalan'dır” ifadelerini kullandı.

