DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, barış süreci, demokratik toplum hedefi, Meclis’in süreçteki rolü, Abdullah Öcalan’la görüşme talepleri ve son dönemde gündeme gelen fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hatimoğulları, barış sürecinin yalnızca silahların susmasıyla sınırlı olmadığını belirterek, hukuki ve siyasi adımların atılması gerektiğini söyledi.
“BU YASA İNSANLARIN HAYATINA DOKUNDUĞU ZAMAN GERÇEK ANLAMINI BULACAK”
Barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, yapılacak düzenlemelerin toplumun günlük yaşamına yansıması gerektiğini ifade etti.
Hatimoğulları, zindanlardan, dağlardan ve sürgünlerden dönüşlerin başlaması, ailelerin çocuklarına kavuşması ve geri dönen insanların demokratik siyasete katılmasının önünün açılması halinde yasanın gerçek anlamını bulacağını söyledi.
Hatimoğulları, sürecin bir tarafının sorumluluk üstlendiğini ve çeşitli adımlar attığını belirterek devletin de bu adımlara karşı somut karşılık vermesi gerektiğini savundu.
Hatimoğulları, “Eş genel başkanlarımızın ve yoldaşlarımızın serbest bırakılması için Milli Güvenlik Kurulu kararına gerek yok. AİHM kararı var” dedi.
Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan Osman Kavala ve diğer isimler ile belediyelere atanan kayyımlara da değinen Hatimoğulları, bu konularda da ayrıca MGK kararına ihtiyaç olmadığını söyledi.
Hatimoğulları, toplumun barışı istediğini belirterek, “Halkımız barışın gelmesini yüzde 100 istiyor, demokratik toplumun inşa edilmesini yüzde 100 istiyor” ifadelerini kullandı.
“ÖCALAN’LA GÖRÜŞMEK İSTİYORUZ”
Tülay Hatimoğulları, süreç kapsamında İmralı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan’ın koşullarının da düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Hatimoğulları, Öcalan’ın Silahsızlanma ve Strateji Kurulu’nun koordinasyonunda rol üstlenmesi konusunda mutabakat sağlandığını öne sürerek komisyonun henüz aktif hale gelmemesini eleştirdi.
Hatimoğulları, gazetecilerin ve DEM Parti yöneticilerinin Öcalan’la görüşememesini de gündeme getirerek şöyle konuştu:
“Biz hazırız. Biz DEM Parti Eş Genel Başkanları ve MYK üyeleri olarak Sayın Öcalan'la adada görüşmek istiyoruz.”
“KÜRT HAREKETİ TASFİYE Mİ EDİLMEK İSTENİYOR?”
Meclis açılır açılmaz Meclis İzleme Kurulu’nun oluşturulmasını beklediklerini belirten Hatimoğulları, kurulda bütün siyasi partilerin temsil edilmesi gerektiğini söyledi.
Meclis’in sürecin yalnızca izleyicisi olmaması gerektiğini savunan Hatimoğulları, parlamentonun sürecin “asli öznesi, şahidi ve tasdik makamı” olması gerektiğini ifade etti.
Hatimoğulları, süreçle ilgili toplumda kaygılar bulunduğunu belirterek, “Acaba burada Kürt hareketi tasfiye mi edilmek isteniyor bu süreçte?” diye sordu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı, bir yandan barıştan söz edilirken diğer yandan antidemokratik uygulamaların devam ettiğini savundu.
“SİLAHLARIN SUSMASI TEK BAŞINA BARIŞ DEMEK DEĞİLDİR”
Muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlar ve medyaya yönelik erişim engellerini de değerlendiren Hatimoğulları, kalıcı barışın demokratikleşme ve hukuki düzenlemelerle mümkün olabileceğini söyledi.
Hatimoğulları, şöyle konuştu:
“Silahların susması tek başına barış demek değildir. Kalıcı bir barışı inşa etmek siyasi ve hukuki zeminde demokratikleşmenin önünün açılmasıyla mümkün olacaktır.”
Haber sitelerine ve sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerini eleştiren Hatimoğulları, muhalif belediye başkanlarının gözaltına alınması ve tutuklanmasına da tepki gösterdi.
Hatimoğulları, “24 saat içinde 5 belediye başkanı tutuklandı. Bu tutuklama furyası derhal bitirilmeli” ifadelerini kullandı.
DEM Parti olarak barış ve demokratik toplum talebinden geri adım atmayacaklarını belirten Hatimoğulları, önümüzdeki seçimlere ilişkin de partisinin oylarını artırması gerektiğini söyledi.
Hatimoğulları’ndan fon soruşturması açıklaması
Hatimoğulları, konuşmasının son bölümünde kamuoyunun gündemindeki fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fon soruşturmasını “tarihin gördüğü en büyük ve en kirli fon krizi” olarak nitelendiren Hatimoğulları, soruşturma kapsamında iktidar içerisinden de isimlerin bulunduğunu savundu.
Hatimoğulları, eski bir bakanın parasını iade etmesinin tek başına süreci sona erdirmeyeceğini belirterek, soruşturmanın tüm sorumlulara ulaşması gerektiğini söyledi.
“Bütün sorumlular derhal istifa etmelidir. Bu dolandırıcılığın içinde olan herkes acil bir biçimde hesap vermelidir.”
Hatimoğulları, soruşturmanın bakan, milletvekili ve bürokratlara kadar uzanması halinde herkesin yargı önünde hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
“ONLAR KAZANIYOR, BİZ ÖDÜYORUZ”
Ekonomik sorunlara da değinen Hatimoğulları, fon soruşturmasının Türkiye’deki ekonomik sistemdeki sorunları ortaya çıkardığını savundu.
“Onlar kazanıyor, biz ödüyoruz” diyen Hatimoğulları, milyonlarca kişinin geçim, barınma ve kira sorunları yaşadığını söyledi.
Hatimoğulları ayrıca Iğdır’ın üç ülkeye sınırı bulunmasına rağmen kentte yoksulluk yaşanmasını eleştirdi ve Ermenistan’a açılan Alican Sınır Kapısı’nın bir an önce açılması çağrısında bulundu.


