Bitkisel ürünlere yönelik ilginin artması, fitoterapide güvenli kullanım konusunu da gündeme getiriyor. Dr. Buğra Adil Buyrukçu, Hürriyet'teki köşesinde bitkisel ürünlerin bilinçsiz kullanımına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Doğadan elde edilen bitkiler yüzyıllardır farklı toplumlarda sağlık ve iyilik halini desteklemek amacıyla kullanılıyor. Günümüzde ise bitki çaylarından ekstre ve kapsüllere, bitkisel yağlardan farklı preparatlara kadar çok sayıda ürün günlük yaşamın parçası haline geldi.

Ancak “doğal olan zararsızdır” düşüncesi, bilinçsiz kullanım durumunda risk oluşturabiliyor.

DOĞRU BİTKİ KADAR DOĞRU DOZ DA ÖNEMLİ

Bir bitkinin faydalı olabileceğinin bilinmesi, sınırsız miktarda kullanılabileceği anlamına gelmiyor.

Bitkilerin içerisinde vücutta biyolojik etki oluşturabilen çok sayıda bileşen bulunuyor. Bu bileşenlerin miktarı; bitkinin türüne, kullanılan bölümüne, yetiştiği koşullara, hasat zamanına ve hazırlanma yöntemine göre değişebiliyor.

Aynı bitkinin çay olarak tüketilmesiyle yoğunlaştırılmış ekstre veya kapsül şeklinde kullanılması da aynı etkiyi oluşturmayabiliyor.

Bu nedenle “Bir fincan içtim, iyi geldi, daha fazlası daha iyi olur” yaklaşımının doğru olmadığı vurgulanıyor.

Özellikle yoğun miktarda tüketilen bazı bitkisel karışımların karaciğer ve böbrekler üzerinde istenmeyen etkilere yol açabileceği belirtiliyor.

Bitkisel ürünlerde doz belirlenirken kişinin yaşı, sağlık durumu, kullandığı ilaçlar, ürünün içeriği ve tüketim şeklinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

“BİTKİSEL OLAN ZARARSIZDIR” DÜŞÜNCESİ NEDEN YANLIŞ?

Bir bitkinin doğal ortamda yetişmesi, insan vücudu üzerinde etkisiz olduğu anlamına gelmiyor. Bazı bitkiler güçlü biyolojik aktivite gösterebildiği için dikkatli kullanılmaları gerekiyor.

Metinde özelikle sarı kantaron örneğine dikkat çekiliyor. Sarı kantaronun birçok ilaçla etkileşebildiği, bazı ilaçların vücuttaki düzeylerini değiştirebildiği ve belirli antidepresanlarla birlikte kullanıldığında istenmeyen etkilere yol açabileceği belirtiliyor.

Bu nedenle bitkisel ürün kullanılırken mevcut tedavinin göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Özellikle kan sulandırıcılar, kalp ilaçları, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar, kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ve terapötik aralığı dar olan ilaçları kullanan kişilerin daha dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.

BİTKİSEL ÜRÜN SEÇERKEN KALİTEYE DİKKAT

Fitoterapide güvenli kullanım yalnızca doğru bitkiyi seçmekle sınırlı değil. Ürünün kalitesi de önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Ürünün içeriğinin doğru tanımlanması, etken maddelerin belirlenmesi, üretim ve saklama koşulları, olası bulaşanların kontrolü ve ürünün stabilitesi güvenlilik açısından önem taşıyor.

Avrupa İlaç Ajansı'nın (EMA) bitkisel tıbbi ürünlerin kalite değerlendirmesinde spesifikasyon, testler, kontaminantlar, üretim, su kalitesi ve stabilite gibi başlıkları dikkate aldığı belirtiliyor.

Bu nedenle kaynağı belirsiz, içeriği net olmayan veya uygun koşullarda saklanıp saklanmadığı bilinmeyen bitkisel ürünlere karşı temkinli olunması gerekiyor.

Isı, ışık ve nem de bitkisel ürünlerin özelliklerini etkileyebiliyor. Özellikle açıkta satılan ürünlerde bitkinin türü, içeriği ve saklama koşulları konusunda yeterli güvence bulunmayabileceği ifade ediliyor.

HAMİLELER, ÇOCUKLAR VE DÜZENLİ İLAÇ KULLANANLAR DİKKAT

AKP’den Fatma Betül Sayan Kaya açıklaması: “Yanlış yapanlar hukuk önünde hesabını verecek”
AKP’den Fatma Betül Sayan Kaya açıklaması: “Yanlış yapanlar hukuk önünde hesabını verecek”
İçeriği Görüntüle

Bitkisel ürünlerin bilinçsiz kullanımı bazı gruplar açısından daha fazla risk taşıyabiliyor.

Özellikle:

Hamile ve emzirenler,

Çocuklar,

İleri yaştaki kişiler,

Kronik hastalığı bulunanlar,

Düzenli ilaç kullananlar bitkisel ürünleri gelişigüzel kullanmamalı.

Bu kişilerin herhangi bir bitkisel ürün kullanmadan önce hekimlerine bilgi vermesi, olası ilaç etkileşimlerinin ve sağlık risklerinin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

FİTOTERAPİDE EN ÖNEMLİ NOKTA: DOĞRU BİLGİ

Bitkisel ürünlerin kullanımında temel sorunun yalnızca “Hangi bitki?” olmadığı, “Neden kullanıyorum, ne kadar kullanacağım, ne kadar süre kullanacağım ve kullandığım ilaçlarla etkileşir mi?” sorularının da yanıtlanması gerektiği vurgulanıyor.

Uzman değerlendirmelerine göre doğadan gelen ürünleri bütünüyle reddetmek yerine doğru bilgi, doğru doz, kaliteli ürün ve kişiye uygun kullanım ilkelerinin birlikte ele alınması gerekiyor.

“Doğal olan zararsızdır” yaklaşımı yerine, bitkisel ürünlerin de vücutta biyolojik etkiler oluşturabileceği ve bu nedenle bilinçli kullanılması gerektiği belirtiliyor.

Kaynak: CNN TÜRK