KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, Kandil’de yayın yapan Nuçe TV’ye verdiği röportajda çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Silah bırakma ve örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüşü konusunda açıklamalarda bulunan Bayık, demokratik siyaset yürütme hakkının tanınması ve siyasi-hukuki alanda somut adımlar atılması gerektiğini savundu. Sürecin yalnızca silah bırakmaya indirgenemeyeceğini belirten Bayık, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne ilişkin taleplerini de dile getirdi.

“MAZLUM ABDİ DANIŞMANLIK GÖREVİNİ KABUL ETMEMELİYDİ”

Suriye’de gelinen aşamaya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bayık, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Suriye Devlet Başkanı Colani’nin danışmanlığı görevini kabul etmemesi gerektiğini savundu.

Abdi’nin daha önce hiçbir görev kabul etmeyeceğini ve halkının içinde olacağını açıkladığını hatırlatan Bayık, mevcut eleştirilerin yerinde olduğunu belirterek, “Biz de eleştiriyoruz; çünkü kabul etmemesi gerekirdi” dedi.

Öcalan’dan “Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi” tartışmasına yanıt
Öcalan’dan “Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi” tartışmasına yanıt
İçeriği Görüntüle

“ESKİ SİYASETTEN DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK”

Bayık, çözüm süreci kapsamında silahsızlanma ve örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüşüyle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye'ye gitmeyiz. Eğer silah bırakacaksak demokratik siyaset faaliyeti yürütme hakkımızın olması gerekiyor. Aynı zamanda yasaların değiştirilmesi gerekiyor. Türk hukukunda Kürtler yok. Değişiklik yapılmazsa Kürtlerin her türlü baskı altına alınması ve yok edilmeye çalışılması devam edecektir. Türkiye bu zihniyetle devam ederse zarar görecektir. Türkiye devletine güvenimiz yok ve kuşkuyla yaklaşıyoruz. Kayyımlar devam ediyor. Şimdiye kadar siyasi tutuklular serbest bırakılmadı. Aralarında birçok hasta da bulunuyor. Cezaevlerinin boşaltılması gerekiyor. Terör listesinden de şimdiye kadar kimse çıkarılmadı. Eski siyasetten değişen bir şey yok. Bundan kaynaklı kaygılar var. Bu kaygıların ortadan kalkması için somut adımların atılması gerek. Her şeyi silah bırakmaya sıkıştıran bir anlayış var.”

“SURİYE'DE MEVCUT ELEŞTİRİLER YERİNDEDİR”

Bayık, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Suriye Devlet Başkanı Colani’nin danışmanı olmasına ilişkin de konuştu.

Abdi’nin görevi kabul etmemesi gerektiğini savunan Bayık, şu ifadeleri kullandı:

“Mazlum Abdi, hiçbir görev kabul etmeyeceğini ve halkının içinde olacağını söyledi. Bu açıklaması yerindeydi. Ancak son dönemde Şara'nın danışmanı oldu. Eğer Kürtler adına olsaydı, o zaman sorun olmazdı. Mevcut eleştiriler yerindedir. Biz de eleştiriyoruz; çünkü kabul etmemesi gerekirdi. Şara’nın Kürtlere ihtiyacı var. Ancak Kürtler birbirlerine dost olursa dostları olur. Bunun dışında, ‘Bu Kürtlerin dostudur’ diyebileceğimiz bir güç yoktur. Ancak bu, ilişkiler kurmadığımız anlamına gelmez.”

“ŞARTLARIN VE İMKANLARIN SAĞLANMASI GEREKİYOR”

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bayık, yasanın kendi taleplerine uygun olmadığını söyledi.

“Türkiye devleti bu yasayı daha çok kendi çıkarlarına göre çıkardı, bizim taleplerimize göre değil” diyen Bayık, şöyle devam etti:

“Bizim açımızdan önemli olan, Apo'ya bu süreci yürütebilmesi ve başarıya ulaştırabilmesi için şartların ve imkanların sağlanmasıdır. Çıkarılan bu yasada Kürt sorununun çözümünün temelleri bulunmuyor. Önder Apo, Kürt sorununu masa başında çözmek istiyor. Bahçeli bazı açıklamalar yaptı, bu konuya resmiyet kazandırdı. Bu bizim için önemlidir. Eğer Önder Apo'nun önünü açarlarsa ve çalışmasına izin verirlerse, bu süreci başarıya ulaştırabilir.”

“APO’NUN YANINA GİTMEMİZ GEREKİYOR”

Abdullah Öcalan ile görüşmek amacıyla İmralı Adası’na gitmek istediklerini belirten Bayık, siyasi ve hukuki alanda pratik adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Bayık açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Yasa Meclis'e girene kadar bazı çalışmalar yapıldı. Özellikle Apo bu çalışmaları yürüttü. Bunun üzerine yasa çıktı. Konuşmalardan daha çok, siyasi ve hukuki alanda pratik adımların atılması gerekiyor. Bu yeni bir aşama. Bu aşamada hem siyasi hem de hukuki anlamda pratik adımlar atılması gerek. Yasa bu adımı hazırladı. Gazeteciler ve danışmanlar Apo ile görüşmeye gitmeli. Apo Türkiye toplumuna seslenirse oluşan kaygılar ortadan kalkar. Bazı siyasetçilerin ve akademisyenlerin de İmralı'ya gitmesi gerekiyor. Bunların önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi gerekiyor. Kürt ve Türk toplumunda çok fazla kuşku var. Apo'nun hitabı bu kuşkuları ortadan kaldırır. Türkiye'nin yaklaşımı bizde de kuşkular oluşturuyor. KCK'nin de İmralı'yı ziyaret etmesi gerekiyor. Bizim de Apo’nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu doğal bir şey. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez.”